Çalışan Deneyimini Yönetmek için Bağ Kurma Modeli Önerisi*

Çalışan Deneyimini Yönetmek için Bağ Kurma Modeli Önerisi*

Çalışan bağlılığını arttırmak üzere tüm dünyada 20 yılı aşkın yürütülen çalışmalar bu konuda hiçbir değişiklik olmadığına işaret etmektedir. İlerleyemediğiniz bir ilişkide takılıp kaldığınızı hayal edin. İşte bu sebeple tutulmayan sözleri yerine getirebilecek en etkili yapı olarak, 2017’den bu yana “çalışan deneyimi” kavramı yükselişe geçti.

Peki, çalışan deneyimi tam olarak nedir? Kısaca, bir çalışanın işvereni ile arasında gerçekleşen ilişki sürecinde, işe alımından, aldığı eğitimlerden, gelişiminden kurumdan ayrılışına kadar yaşadığı tüm deneyimlerin toplamıdır.

Model, sadece çalışan ihtiyacının ölçülmesine değil, geniş ölçekte çevik çözümlerin üretildiği “sürekli yanıt sistemlerinin” oluşturulmasına odaklandığı için, çalışan deneyimi uygulamaları meyvelerini erken vermektedir. Sonuçta, sorunlarınızı yalnızca ölçmek onları ortadan kaldırmaz. Bu durum çalışan bağlılığı modelindeki en büyük sınırlamalardan biridir ve çalışan deneyimine doğru bir değişimin gerekliliğini doğurmuştur.

Duruma bir de şu açıdan bakalım. Örneğin, 16 Mart 2020’de Covid nedeniyle ABD’deki işgücünün ihtiyacı, 13 Mart 2020’de olduğundan çok farklıydı. Çalışan deneyimine odaklanan kurumlar, sadece üç ayda bir bağlılık anketi yapmayı sürdüren kurumlara kıyasla, ortaya çıkan yeni duruma uyum sağlamakta daha başarılı oldular.

Çalışan deneyiminin uygulanma süreci

Kurumunuzun çalışan deneyimini değerlendirirken, hemen ameliyata girişmeyin, önce pratik kazanın. Kurumlar çalışanlarını destekleyecek yeni deneyimleri hayata geçirmek için herhangi bir değerlendirme veya analiz yapmadan önce, bazı temel çalışan deneyimi uygulamalarına odaklanmalıdır.

Aslında çalışanlar son 20 yılı aşkın süredir, sektörden bağımsız olarak, neyi istediklerini ve nelere ihtiyaç duyduklarını bize söylemektedir. Bize düşen sadece onları dinlemek ve bunları karşılamaktır:

  • Sık ve anlamlı takdir
  • Sık geribildirim döngüleri
  • Sağlıklı liderler
  • Özerklik
  • Büyüme ve gelişim için fırsatlar
  • Amaç

Eğer bu maddeleri içine alan deneyimler henüz hayata geçmemiş ise, başlangıç noktanız tam da burasıdır, anket yapmanıza gerek yoktur.

İlk olarak çalışanlarınızın kurumunuzdaki yolculukları boyunca temel çalışan deneyimlerini tutarlı biçimde sağlamalısınız (1. Katman). Daha sonra, insanı merkezine alan tasarım süreçleri ile, dikkatinizi ekiplerinizi, bölümlerinizi (2. Katman) ve kurumunuzdaki bireyleri (3. Katman) destekleyici deneyimler yaşatmaya odaklayabilirsiniz (Şekil 1).

Şekil 1. Deneyim katmanları.

Eğer İK’da görev alıyorsanız, bu durum sizi gerçek anlamda heyecanlandırmalı. Çünkü kurumunuzdaki rolünüzün geleceği hiç şüphesiz bu olacaktır. İnsanı merkezine alan tasarım süreci şunları içerir:

  1. Çalışanlarla empati kurmak (ihtiyaçlarını ve karşılaştıkları engelleri anlamak),
  2. Sorun(lar)ı tanımlamak için harekete geçmek,
  3. En iyi fikir ve çözümleri belirleyip seçmek için beyin fırtınası yapmak,
  4. Neyin işe yarayıp yaramadığını test etmek için örnek uygulamalar geliştirmek.

Şanslısınız; çünkü bu süreç düşündüğünüzden daha kolay ve onu hâlihazırda farklı bir hedef kitle, yani müşterileriniz için kullanıyorsunuz.

Müşterilerinizin yolculuğunu anlamak için satış ve pazarlama ekiplerinizin tüm yaptıkları tersine çevrilebilir ve çalışanlara uygulanabilir. Sonuçta, çalışanlar kurumun iç müşterileridir.

Bir önerimiz de; pazarlama ekibinizin bazı üyelerini İK ile birlikte çalışmaya teşvik etmektir. Bir başka öneri ise farklı çalışanlardan oluşan çevik bir ekip oluşturmaktır. Böylece, çalışan verilerini düzenli inceleyip tasarım odaklı düşünce süreci ile çalışan yaşam döngüsünü destekleyici çalışan deneyimlerinin oluşmasına olanak sağlanabilir.

Deneyimleri tam da ihtiyaç duyulan zamanda önermek için, yapay zekâ çok da uzak olmayan bir gelecekte, insan verilerini incelemek konusundaki ağır işlerin birçoğunu üstlenecek. Böylelikle tasarım odaklı düşünen ekipler, operasyonel işlere daha az, stratejiye daha fazla odaklanabilecek.

Dikkate almamız gereken son ve tartışmasız en önemli husus, çalışanlarınızın en çok ihtiyaç duyduğu deneyim türlerine en iyi şekilde cevap verebilen ve hepsinden önemlisi de neden çalıştıklarına odaklanan modeldir. Buna “Bağ Kurmanın 4 İlkesi” (4 Principles of Connection) diyoruz.

Yalın yaklaşım

Geçen hafta kahvaltıda ne yediğimi hatırlayamıyorsam, 20’den fazla bağlılık faktörünü ya da insanlar ve kurumlar arasındaki ikili ilişkiyi tanımlayan çalışan deneyimi özelliklerini nasıl hatırlayacağım? İşte bu nedenle, daha büyük etki yaratmak için, daha basit düşünmeliyiz. Ne de olsa, hayattaki karmaşık ilişkiler nadiren iyi sonuçlanır ve bu durum kesinlikle iş ve çalışan arasındaki ilişki için de geçerlidir.

Bağ Kurmanın 4 İlkesi, çalışanlarınızın yıllardır süregelen ihtiyaçlarını karşılamak için 4 özel bağ kurma biçimi sunar (Şekil 2).

Şekil 2. Bağ kurmanın 4 ilkesi.

Ne yazık ki anket ve değerlendirme verileri, yapılması gereken günlük eylemlerin yerine getirilmesine olanak sağlamaz ise işe yaramazlar.

İşte modele üst düzey bir bakış:

Benlikle bağ kurma: İnsanlar, yalnızca işlerindeki alışılmış becerilerde değil, bir bütün olarak gelişmelerine yardımcı olan kurumlarda çalışmak isterler. Kurumdakilerle bağ kurma: İnsanlar, onları oldukları gibi kabul eden, ayrıca kurum liderleri ve ekipleriyle güçlü bağlar deneyimledikleri kurumlarda çalışmak isterler.

Rolle bağ kurma: İnsanlar rollerinin net olduğu, ekosistemde önemi fark edilen ve sağladıkları katkının fark yarattığı kurumlarda çalışmak isterler.

Kurumla bağ kurma: İnsanlar parçası oldukları daha büyük bütünün dünyada, özellikle de kendi topluluklarında önemli işler yaptığından emin oldukları kurumlarda çalışmak isterler.

Sonuç

Ekiplerinizin ihtiyacı olan deneyimlerin neler olduğunu anladıktan sonra atılacak en önemli adım, bu deneyimleri tutarlı bir şekilde ve ölçeklendirerek nasıl uygulayacağınızdır. Kurumların çalışanlarını desteklemek adına, onlarla daha derin, daha tatmin edici bir düzeyde bağ kurmayı hedefleyen dönüştürücü bu adımı atmaları gerçekten heyecan vericidir.

*Cochran’ın “The Only Employee Experience (EX) Model You Need” çalışmasından derlenmiştir. Özgün metne https://www.linkedin.com/pulse/ only-employee-experience-ex-odelyou-need-part-2-jason-cochran bağlantı adresinden erişebilirsiniz.

Diğer Makaleler

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Son Makaleler

En Çok Yorumlanan

Öne Çıkan Videolar

Kariyer Yolculuğu ve Mükemmel iş

Prof. Dr. Zuhal Baltaş, Serdar Akdoğar, insanın sunduğu "BAŞKA GÜNDEM" programında  kariyer çıkmazını ve Mükemmel iş var mı sorularına yanıt veriyor.

Prof. Dr. Acar Baltaş “Okullar yüz yüze eğitime hazır mı?” konusu üzerine görüşlerini aktardı

Prof. Dr. Acar Baltaş Habertürk'te Muharrem Sarıkaya’nın sunduğu Gündem programına konuk oldu. Yurtlarda aşı zorunlu olmalı mı? Aşı olan ve olmayan öğrenci aynı odada mı kalacak? Okullar yüz yüze eğitime hazır mı? Habertürk Gündem'de Psikolog Prof. Dr. Acar Baltaş: "Çare toplu ve hızlı hareket etmek. Kurumlara güven oldukça krizler kolay aşılır" diyor ve tüm sorulara

Öne Çıkan Kitaplar

Anket: Kendinizi Deneyin