Metaverse: Rüya ya da Kâbus?

Metaverse: Rüya ya da Kâbus?

Metaverse insan-teknoloji etkileşiminde yeni bir evreyi temsil ediyor. İnsanlar olarak bu yeni dönemin inşasında eski alışkanlıklarımız, tecrübelerimiz ve yeni teknik imkânlarla bol meydan okumalı bir sorumlulukla karşı karşıyayız. Bu yazıda metaverse’ü ve onu hayata taşıyan teknolojiyi daha iyi anlayacak, bu sorumluluğu nasıl üstleneceğinizi gerçekçi bir şekilde değerlendirme fırsatı bulacaksınız.

Son aylarda sıklıkla adını duyduğumuz, her yerde karşımıza çıkan metaverse kavramı ilk olarak 1990’ların başında ortaya çıktı. Neal Stephenson, 1992 yılında yayımladığı bilim kurgu romanı Snow Crash’de metaverse kavramını ilk kez kullanmış ve bu kavramla kurgusal bir dünyayı nitelemişti. Sonrasında filmlerden dizilere ve çizgi romanlara kadar pek çok popüler kültür ortamında boy gösterdi.

1990’larda aşırı abartılı ve spekülatif bir gelecek tasviri olarak görünen tanımlama Mark Zuckerberg’in SXSW’da Facebook, Messenger, Instagram, Whatsapp, Oculus, Workplace, Portal ve Novi ürünlerini Meta altında toplayacağı duyurusundan sonra bugün nispeten daha yakınsadığımız bir gelecek olarak önümüze kondu.

Metaverse sıklıkla avatarlarla sanal gerçeklik ortamları ya da sanal toplantılarla karıştırıldığı için metaverse kavramını doğru bir yakınlıkla tarif etmenin önemli olduğunu düşünüyorum.

Metaverse, oyun, toplantı vb. her türlü etkileşimin de dâhil olduğu her türlü sanal dünyanın ve internet içeriğinin, XR ve blockchain teknolojileri kullanılarak oluşturulmuş, sanal ve gerçek olanın ayrılmaz şekilde birlikte deneyimlenebildiği bir tür yeni internet diyebiliriz.

Metaverse’te sanal ve gerçek dünyalar iç içedir. Kullanıcılar her iki ortamda var olabilir, her iki tarafta da yaptıkları gerçek zamanlı olarak birbirini etkileyebilir.

Tanımı bu kadar kapsamlı yapınca, akla bunun ne kadar mümkün olduğu sorusu geliyor. Gartner’a göre içinde bulunduğumuz 2022-2025 arası “Metaverse’ün Ortaya Çıkışı” adını verdikleri döneme denk geliyor. Metaverse’ün temellerinin atıldığı, web3 uygulamaları temelli pazar ve teknolojilerden ilham alan bu dönem bir emekleme dönemi ve yeni yeni şekilleniyor.

Bu dönemi 2025-2030 arasında gerçekleşmesi beklenen “Gelişmiş Metaverse” dönemi takip ediyor. Gelişmiş Metaverse döneminin en belirleyici özelliği, özellikle 2025-2030 arası birbirinden bağımsız ortaya çıkan platformların daha birleştirici bir yaklaşıma dönmeleri olacak.

2030’dan sonrası ise bugün interneti ne kadar doğal kullanıyorsak, artık hayatımızın bir parçası, her an içinde olduğumuz bir … ise, metaverse de aynı şekilde farklı platformların birlikte çalışabileceği, doğal sürükleyici deneyimler yaşadığımız bir yer olacak.1

Hayal edilen metaverse vizyonu için henüz yolumuz olsa da, bu yolculuk bolca fırsat barındırıyor.  Bazı dijital platformlar kendilerini bugünden metaverse olarak tanımlasa da, gerçekler farklı. Bilgi işleme gücü, artırılmış gerçeklik için donanımlar, yazılım protokolleri, yapay zekâ, bulut ve ağ kurma kapasitesi, gerçek anlamda kapsayıcı ve paylaşımlı bir metaverse’ü desteklemeye henüz hazır değil. Bu fırsatların hayata geçebilmesi için bunu destekleyecek teknolojilerin yeterli olgunluğa erişebilmeleri gerekiyor.2

Metaverse’ü mümkün kılan teknolojiler

Teknolojinin geleceğini zamansal olarak tahmin etmek çok kolay olmamakla birlikte güncel bazı teknoloji trendlerinin gerçekleştiğinde metaverse’ü daha mümkün kılacağını söyleyebiliriz. Burada pek çok teknoloji sayılabilir, ancak kritik olan 3 teknolojiden özellikle bahsetmekte fayda var: 5G, blockchain ve XR.

5G: Hızlı, daha hızlı, en hızlı

5G, bildiğimiz 3G, 4G gibi kablosuz telefon teknolojilerinin en yenisi.

Ardışıklıktan, diğerlerine göre daha hızlı ve daha iyi olduğunu tahmin ediyorsunuzdur, peki ne kadar bir hızdan bahsediyoruz?

En basit şekliyle 4G ile 2 saatlik bir videoyu yaklaşık 6-7 dk’da indirebilirken 5G ile böylesi bir verinin indirilmesi yaklaşık 3-4 saniye sürecek.

Peki bu neden önemli?

Metaverse yüksek ve sürükleyici bir deneyim için 3 boyutlu grafikler ve evrenler arasında aynı internette olduğu gibi dolaşım ve deneyim vaat ediyor. Böylesi bir deneyimin gerçekleşmesi için yüksek boyutlu grafiklerin hızlı ve istikrarlı bir şekilde sürekli işlemcilerimize transfer edilmesi gerekecek.

Bugün video izlerken bile karşılaştığımız sorunlar düşünüldüğünde, 5G gibi veri transferi teknolojilerinin metaverse için ne denli önemli olduğunu anlayabiliriz.

Blockchain: Güvenin dijitalleşmesi

Biz insanlar bir ağın parçası olarak yaşamaya ve birlikte organize olarak işbirliği yapmaya, işlerimizi gerçekleştirmeye meyilliyiz. Toplumlar, örgütler, şirketler hep bu gayretin ürünü…

Bugüne kadar bu ağın üyeleri arasında ve ağlar arasındaki ilişkileri belli kişi ya da kurumlar düzenliyordu. Blockchain iletişim teknolojilerinin hayatımızın her yerine dâhil olduğu günümüzde, aracıları ortadan kaldırarak güvenin dijitalleştirilmesi iddiasıyla ortaya çıktı.

Blockchain ve sağladığı güven mimarisiyle, verilerimizi ve varlıklarımızı birilerinin aracılığına gerek duymadan paylaşabilecek, işlemler yapacak, kullanabileceğiz. Bu sayede, bizim fiziksel dünyada kolektif olarak anlam ve değer yüklediğimiz para, elmas, değerli fiziksel varlıklar gibi dijital varlıklar da blockchain’in sağladığı güven mimarisi sayesinde aracılar olmadan korunabilecek, değiştirilebilecek ve kullanılabilecek.

XR: Yeni gerçeklik

Genişletilmiş gerçeklik gerçek ve sanal ortamların birleştirildiği ortamlar için kullanılan artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik ve karma gerçeklik gibi teknolojilerinin hepsini kapsayan bir terim. Gerçekliğimizi değiştiren, büken, artıran, kısaca gerçekliğimizle oynayan her türlü teknolojiyi bu terim altında ifade edebiliriz.

XR teknolojileri sadece akıllı gözlükler aracılığıyla deneyimlenmemekle birlikte, çok büyük oranda akıllı gözlüklerin sağladığı donanımsal ve sensör yetkinlikleriyle bize gerçek anlamıyla bir deneyim sağlıyor.

Hem şekil, hem de yazılım olarak özellikle uzun süreli kullanımlarda insan sağlığını ve konforunu etkileyecek engellerin ortadan kaldırılması şu an akıllı gözlük alanındaki en büyük aşılması gereken bariyerlerden. Diğer yandan, 3B içeriklerin ve sürükleyiciliğinin yaygın kullanılmaya başlanması da yine metaverse’ün deneyim katmanı için önemli bir etken.

Rüya mı kâbus mu?

Hatırlarsınız bundan 15-20 yıl öncesi “internete girer”dik. Bugün artık internete girmiyoruz, tam tersine internet her yanımızda. Metaverse de bu anlamda bir devrimi değil, insanlar olarak göz ardı etmememiz gereken bir evrim sürecini ifade ediyor.3

Metaverse hayali etrafında bugün yapılan çalışmalar, internetin geleceğini yaratıyor. Bu süreçte, işletmeler ve insanlar için yeni iş kollarını, çalışma yollarını ve fırsatları yönlendiriyor. Yeni bir tür dijital dünyayı tanımlama, inşa etme ve doldurma yarışı devam ediyor.

Son 20 yıldır, şirketler pek çok dijital yetenek geliştirdiler. Ancak bunların tümü değer yaratan platformların genellikle ayrı olduğu, birlikte çalışamadığı, verilerin platformlar arası taşınamadığı ve insanların çevrimiçi/çevrimdışı hayatları arasında keskin farklılıklar olduğu bir dünya için hazırlandı.

Metaverse ve getireceği yenilikler, “sanal” dünyanın temel dayanaklarını ve işleyişini dönüştürüyor. İnterneti farklı bir site ve uygulama koleksiyonu olarak görmek yerine, metaverse çabaları, işten sosyal bir platforma geçmenin caddede yürümek kadar basit olduğu, kendi yer duygusuna sahip kalıcı bir 3D ortamı vadediyor.

Metaverse daha birleşik bir deneyim oluşturmaya çalışırken, kaynak, doğruluk ve değer oluşturarak verileri işleme biçimimizi de değiştiriyor. Amaç, insanlara kendi verilerinin kontrolünü vererek, bir çift dijital ayakkabıya “sahip olmalarını” veya kimliklerini güvenli bir şekilde doğrulamalarını sağlayarak web genelinde bir güven katmanı oluşturmak.

Sonuç

Kötümser ya da romantik bir yaklaşım yerine iyimser ve gerçekçi bir yaklaşım daha doğru olacaktır. Metaverse insan evriminde ve teknoloji ile etkileşimimizde yeni bir evre. Bu değişimi kucaklamak ve her yeni inşa aşamasında oluşan fırsatlar gibi, geçmişte yapılan hatalardan ders alarak daha parlak bir gelecek inşasını destekleyecek bir dijital dünya tasarlamak, hem teknoloji üretenler, hem karar vericiler, hem de bu platformların kullanıcıları için en büyük sorumluluk. Bu süreçte insan olarak verilecek kararlar ve atılacak adımlar da, geleceğin rüya ya da kâbus arasındaki konumunu belirleyecek.

Kaynakça:

  • 1. Gartner. Metaverse evolution will be phased; here’s what it means for tech product strategy [İnternet]. Uygun erişim: https://www.gartner.com/en/articles/metaverse-evolution-will-be-phased-here-s-what-it-means-for-tech-product-strategy
  • 2. McKinsey & Company. Marketing in the metaverse: an opportunity for innovation and experimentation [İnternet]. Uygun erişim: https://www.mckinsey.com/business-functions/growth-marketing-and-sales/our-insights/marketing-in-the-metaverse-an-opportunity-for-innovation-and-experimentation
  • 3. PwC. Bulutları dağıtalım: Metaverse gelecek için ne ifade ediyor? [İnternet]. Uygun erişim: https://www.pwc.com.tr/metaverse-gelecek-icin-ne-ifade-ediyor

Diğer Makaleler

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *

Son Makaleler

En Çok Yorumlanan

Öne Çıkan Videolar

Hayatın Hakkını Vermek

Hayatın Hakkını Vermek | Prof. Dr. Acar Baltaş | TEDxIzmir

Mesleğimi nasıl seçmeliyim?

Kurumların yönetim felsefesini hayata taşıyan insan ve değişim projeleri üzerine çalışan Prof. Dr. Zuhal Baltaş, mesleğinizi nasıl seçmelisiniz konusu üzerine bilgi veriyor.

Hayalini Yorganına Göre Uzat

Prof. Dr. Acar Baltaş, TEDxAnkara'da yaptığı konuşmada istek ve başarı arasındaki ilişki ile "yatkın olduğumuz şeyleri hayal etmenin" önemini anlatıyor.

Öne Çıkan Kitaplar

Personova Kişilik Envanteri Testi