Metaverse’te İş Fırsatları ve Etik Zorluklar*

Metaverse’te İş Fırsatları ve Etik Zorluklar*

Bu yazıda Matthew Ball’un metaverse tanımını temel alıyoruz. Metaverse, etkin bir şekilde sınırsız sayıda kullanıcı tarafından eşzamanlı ve sürekli deneyimlenebilen, gerçek zamanlı olarak oluşturulmuş üç boyutlu sanal dünyaların büyük ölçüde ölçeklendirilmiş ve birlikte çalışabilir ağıdır. Eski video oyunları ve metaverse arasındaki önemli bir fark, sanal deneyimi son derece gerçekçi kılan kulaklıklar, gözlükler ve eldivenler gibi sensörler tarafından yönetilen üç boyutlu ortamdır. Açıkçası, metaverse sosyoteknik bir sistemdir.

Mark Zuckerberg geçtiğimiz günlerde metaverse’ün oldukça kapsamlı bir versiyonunun 2020’lerin sonlarında faaliyete geçebileceğini öne sürdü. Bu, bireylerin, işletmelerin ve kuruluşların çeşitli şekillerde ve önemli ölçüde etkileneceği anlamına gelmektedir. Tablo 1, metaverse’ün oyuncuları için fırsatları ve zorlukları özetlemektedir.

Tablo 1. Metaverse’ün Fırsatları ve Zorlukları

Uzaktan çalışma

2019’un sonundan bu yana teknik ve sosyal açılardan uzaktan çalışmanın ve işbirliğinin  nasıl geliştiğini düşünürsek, kat edilen ilerleme etkileyicidir. Örneğin, artık bir adayın iş görüşmesinde 2-3 gün uzaktan çalışmayı müzakere etmesi doğal karşılanmaktadır. Bununla birlikte COVID-19 salgını, sosyalleşme ve işbirliği eksikliğine ilişkin endişeleri artırmış ve yenilikçiliği potansiyel olarak cezalandırmıştır. Ancak son çalışmalar VR araçlarının kullanımının uzaktan çalışanların üretkenliğinin düşme riskinin üstesinden gelebileceğini göstermektedir. Yine de şirketlerin gözetimi artırma olasılığı bir dezavantaj teşkil etmektedir. Bu, çalışanların duygu durumundan günlük yaşantılarına ne kadar dikkat ettiklerine kadar, neredeyse her şey hakkında biyometrik veri toplayarak gerçekleşebilir. Uzaktan çalışmanın giyilebilir cihazların kullanılması anlamına geleceğini de göz önünde bulundurmamız gerekir.

Dijital izler

Geçtiğimiz on yılda, dijital iz kavramına aşina olduk. Dolayısıyla çevrimiçi gerçekleştirdiğimiz çoğu eylemin kalıcı olduğu gerçeğiyle tanıştık. Bununla birlikte metaverse,  oyunun kurallarını en az iki nedenden dolayı değiştirebilir. İlk olarak, VR/AR, 3D deneyimleri, kaydedilmeleri ve gelecekte kullanıma sunulmaları için inanılmaz derecede büyük depolama alanları gerektirir. 280 karakterlik bir tweet ile 25 saniyelik bir sesli video arasındaki boyut farkını göz önüne alın, tweet’i yüksek sesle ve net bir şekilde okumak için gereken süreyi düşünün. İkincisi ve daha da önemlisi, metaverse tedarikçilerinin kullanıcı veri depolarını sürdürme konusunda anlaşmaya varma olasılıkları görece düşüktür. Bu sadece verilerin güvenirliği ile mümkün olabilir. Ayrıca, çoğu gizlilik düzenlemesi, kullanıcı veri ticaretini yasaklamaktadır. 

Metaverse’ü hayata geçiren ve kullanan işletmeler

İşletmeler metaverse tedarikçileri ve sanal dünyadan fayda sağlayabilen diğer tüm kurumlar olmak üzere ikiye ayrılır. Önde gelen Çinli arama motoru tedarikçisi Baidu9, XiRang adındaki kendi metaverse’ünü geliştirse bile, kapsamlı platformları işlemek için gerekli bilgi ve altyapıya sahip Silikon Vadisi oyuncuları asıl metaverse tedarikçileri olacaktır. Metaverse’ün “küresel” olup olmayacağı hala netlik kazanmasa da, en azından ülke ve bölge düzeylerinde tedarikçiler, kullanıcıların platformlar arasında özgürce hareket etmelerine izin vermek için birbirleriyle uzlaşmak durumunda kalacaktır. Birlikte çalışabilme, metaverse’ün önemli bir özelliği olmaya devam etmekte, platform sahipleri arasında sağlam anlaşmalar yapılmadan kalıcı bir sanal deneyim gerçekleşme olasılığı bulunmamaktadır. 

İşbirliği konusunda iki senaryo öngörüyoruz. Birincisi, büyük şirketlerin daha küçük şirketleri satın aldığı ve platformlar arasında sinerji oluşturduğu, Facebook ve Instagram örneğinde olduğu gibi geçmiş ve mevcut satın alma eğilimlerinin devam etmesidir. Bu şekilde, metaverse birkaç güçlü şirkete ait olacaktır. ABD FTK (Federal Ticaret Komisyonu) gibi kurumlar büyük birleşmeleri engellemedikçe, en azından metaverse’ün uygulamaya  koyulduğu ilk birkaç yıl içinde gerçekleşmesi kaçınılmaz olan en olası senaryonun bu olduğunu düşünüyoruz.  

İkinci senaryo bir dizi büyük ve küçük metaverse tedarikçisini kapsamakta,  kullanıcıların platformlar arasında özgürce hareket etmelerine izin veren standartlar oluşturulmasına dayanmaktadır. Bu senaryonun gerçekleşmesi, en azından metaverse’ün ilk kullanıma sunulması sırasında daha az olasıdır. Ancak son kullanıcılar için en verimli olanı budur ve büyük oranda merkezileşen kullanıcı verisi depolarının oluşmasını engelleyecektir. Bu senaryodaki merkezi olmayan metaverse altyapısı, kullanıcı verileriyle ilgili olarak büyük ölçüde blok zincir teknolojilerine dayandırılacaktır. Veri kümeleri üzerindeki kontrol önemsiz hale gelecek ve yukarıdan aşağıya veri madenciliğinin önlenmesine imkân verecektir. 

Sonuç

Dünya çapında birçok yüksek teknoloji şirketinin bu teknolojiye akıttığı büyük miktarlarda parayı göz önünde bulundurduğumuzda, metaverse’ün bireyleri, kurumları ve toplumu büyük ölçüde etkileyeceğini söylemek akıllıca olacaktır. Bazıları, metaverse’ün bizi Web 3.0’a taşıyıp taşıyamayacağı veya mevcut VR/AR kapasitesinin sadece seçkin bir uzantısı olup olmayacağı konusunda şüphelidir. Bununla birlikte, bu sosyoteknik sisteme odaklanmak erişilebilirlik ve kapsayıcılık gibi inanılmaz fırsatlar sunma  potansiyeline sahiptir. Genel olarak, tüm teknolojilerin bir aydınlık bir de karanlık tarafı vardır ve karanlık tarafın kapsamı büyük ölçüde onların nasıl tasarlandıklarına, toplum içinde nasıl  bir yayılım gösterdiğine  ve kurumlar tarafından nasıl düzenlendiğine bağlıdır.

* Marabelli ve Newell’in referansı aşağıda paylaşılan çalışmasından Türkçe’ye uyarlanmıştır:

Marabelli M, Newell S. Everything you always wanted to know about the metaverse* (*but were afraid to ask), Academy of Management Annual Meeting 2022, Seattle, WA.

Diğer Makaleler

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Son Makaleler

En Çok Yorumlanan

Öne Çıkan Videolar

Hayatın Hakkını Vermek

Hayatın Hakkını Vermek | Prof. Dr. Acar Baltaş | TEDxIzmir

Mesleğimi nasıl seçmeliyim?

Kurumların yönetim felsefesini hayata taşıyan insan ve değişim projeleri üzerine çalışan Prof. Dr. Zuhal Baltaş, mesleğinizi nasıl seçmelisiniz konusu üzerine bilgi veriyor.

Hayalini Yorganına Göre Uzat

Prof. Dr. Acar Baltaş, TEDxAnkara'da yaptığı konuşmada istek ve başarı arasındaki ilişki ile "yatkın olduğumuz şeyleri hayal etmenin" önemini anlatıyor.

Öne Çıkan Kitaplar