Paydaş Yanlısı İnovasyon: Eko-İnovasyon

Paydaş Yanlısı İnovasyon: Eko-İnovasyon

Son 30 yıldır şirketler, bir yandan pazara yeni giren çok sayıda rakip ve sunulan yeni ürünün yarattığı yoğun rekabet, bir yandan da küreselleşmenin getirdiği aynılaşma sorunlarıyla başa çıkmaya ve ayakta kalmaya çalışıyor. Dünyanın her tarafından gelen rekabet baskısını derinden hissettiğimiz bu yeni dönemde, şirketlerin hayatta kalabilmeleri için müşterilerinin gözünde sürekli farklılaşmaları, çarpıcı ve sıradışı olmaları gerekiyor.

İnovasyon ve sürdürülebilirlik

Şirketlerin farklılaşmalarını ve rekabet güçlerini artırarak, karlı ve sürdürülebilir büyümelerini sağlayacak en önemli aracın inovasyon olduğu artık hepimizin kabul ettiği bir gerçek. “Yeni bir fikrin değer yaratan uygulaması” olarak tanımlayabileceğimiz inovasyonu, inovasyon ile farklılaşmayı, geçici bir heves, moda trend ya da ulaşılması gereken bir hedef gibi değil, hiç bitmeyecek bir yolculuk olarak benimseyen ve kurum kültürü haline getirebilen şirketler, elde ettikleri rekabet avantajı ile hızla büyüdüler, hissedarları için değer yaratarak beklentileri karşıladılar.

Ancak inovasyonun, teknolojik gelişmelerin ve son dönemde yaşadığımız dijital devrimin de katkısıyla elde edilen başarılara rağmen benimsediğimiz ekonomik kalkınma modelinin derinden kusurlu olduğunu görüyoruz. Zira bugün artık dünyamız sadece yoğun rekabet sorunu ile değil, aynı zamanda iklim değişikliği, doğanın harabiyeti, kaynak kıtlığı ve büyüyen sosyal eşitsizlikler gibi önemli ve acil, küresel sorunlarla da karşı karşıya. İçinde bulunduğumuz bu durum sadece gezegenimiz ve insanlık için değil, aynı zamanda iş dünyası için de bir tehdit oluşturuyor.

Sürdürülebilirliğin her geçen gün daha da önem kazandığı günümüzde, hissedarların yanında müşterileri, tedarikçileri, çalışanları ve toplumu kapsayan paydaşlarının da beklentileri doğrultusunda şirketlerin sağlıklı ve sürdürülebilir ekonomik büyüme stratejilerini belirlerken, sosyal ve çevresel sürdürülebilirliği de planlarına dâhil etmeleri gerekiyor. Bu doğrultuda artık inovasyonun yanında, sürdürülebilirliğin de kurumsal stratejiye ve kurum kültürüne entegre edilmesi ve hatta ayrılmaz bir parçası olması büyük önem taşıyor.

Paydaşların beklentileri, şirketlerin artık sadece inovasyon yoluyla farklılaşarak rekabet avantajı elde etmeleri değil, bunu yaparken aynı zamanda sürdürülebilirlik stratejileri ile pozitif çevresel ve toplumsal fayda sağlamaları yönünde. Bu nedenle şirketler değer zincirindeki ortaklarıyla işbirliği içinde, ürettikleri ürün ya da hizmetler için yaşam döngüsü düşüncesine dayalı olarak, ham maddeden atığa; tüm iş operasyonları boyunca sürdürülebilirliği odağına alan inovasyon stratejileri, yeni tanımı ile eko-inovasyon stratejileri geliştirmeli ve uygulamalılar.

Eko-inovasyon

Sürdürülebilirliği odağına alan bu yeni inovasyon yaklaşımı ile paylaşım ekonomisi, döngüsel ekonomi, yeşil ekonomi ve mavi ekonomi gibi pek çok yeni ve sürdürülebilir ekonomik modelin ve bu ekonomik modellerle birlikte pek çok yeni iş modeli ve yeni iş fırsatının da geldiğini görüyoruz.

Eko-inovasyon, sunduğu yeni fırsatlar ve mevcut pazarlarda sağladığı rekabet avantajının yanında, sürdürülebilirliği önceliklendirerek şirketlere kaynak kullanımında ve operasyonlarında verimlilik kazandırır, maliyetleri aşağı çekerek karlılığı artırır. Sürdürülebilirlik konusunda tüm paydaşlarda artan farkındalığın yarattığı beklentileri karşılayarak kurumsal itibarlarını artıran şirketler, aynı zamanda çalışanlarını, tüketicilerini, müşterilerini ve yatırımcılarını cezbeder ve ellerinde tutarlar.

Mikro ölçekte şirketlere önemli faydalar sağlayan eko-inovasyon makro ölçekte küresel fırsatlar da sunuyor. Örneğin, iş ve finans dünyasının önde gelen isimlerinin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarını, işçi örgütlerini ve uluslararası organizasyonları bir araya getiren İş ve Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonu’nun hazırladığı “Better Business, Better World” (Daha İyi İş, Daha İyi Bir Dünya)1 adlı raporda, sürdürülebilir iş modelleri ile 2030 yılına kadar 380 milyon istihdam ve 12 trilyon ABD doları değerinde ekonomik fırsat yaratılabileceği belirtiliyor.

Değerli işbirlikleri sonucunda yayınlanan bir diğer rapor “Breaking the Plastic Wave” (Plastik Dalgayı Kırmak)2, ABD’li sivil toplum kuruluşu The Pew Charitable Trusts, çevre dostu çözümler geliştiren girişimleri destekleyen SYSTEMIQ, Oxford ve Leed Üniversiteleri ile Ellen MacArthur Vakfı gibi kuruluşların destekleri ile hazırlanıyor. Rapordaki plastik ve plastik kullanımının azaltımına yönelik döngüsel ekonomi temelli inovatif çözümleri içeren alternatif senaryoda, olağan senaryoya göre 2040 yılına kadar 1 milyon ek istihdam ve 1,3 trilyon ABD doları maliyet avantajı yaratılabileceği vurgulanıyor.

Sonuç

Tüketicilere ve hissedarlara değer yaratmayı amaçlayan inovasyon yaklaşımından tüm paydaşlar için değer yaratmaya odaklı eko-inovasyon yaklaşımına geçmek isteyen şirketler için en kapsamlı yol gösterici rehber 2015 yılında Birleşmiş Milletler tarafından uygulamaya konan Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları.3 17 ana amaç ve 169 hedefi bünyesinde toplayan rehber şirketlerin stratejilerine ve kurum kültürüne entegre edilerek, eko-inovasyon günlük iş yapış şekli haline getirildiğinde, söz konusu amaçları yakalamak mümkün olacak. Küresel ölçekte bu amaçlara ulaşıldığında ise sosyal olarak daha adil ve daha eşitlikçi, ekonomik olarak daha kapsayıcı ve müreffeh ve çevre açısından daha güvenli, sürdürülebilir bir dünya yaratılabilecek.

Sonuç olarak, eko-inovasyon sayesinde hem daha iyi bir iş dünyası hem de daha iyi bir dünya yaratmak mümkün!

Kaynakça:

  1. Better Busıness, Better World [İnternet]. Uygun erişim:  https://sustainabledevelopment.un.org/index.php?page=view&type=400&nr=2399&menu=1515
  2. Breaking the Plastic Wave [İnternet]. Uygun erişim:  https://plastics.ellenmacarthurfoundation.org/breaking-the-plastic-wave-perspective
  3. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları [İnternet]. Uygun erişim:  https://www.tr.undp.org/content/turkey/tr/home/sustainable-development-goals.html

Diğer Makaleler

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Son Makaleler

En Çok Yorumlanan

Öne Çıkan Videolar

Kariyer Yolculuğu ve Mükemmel iş

Prof. Dr. Zuhal Baltaş, Serdar Akdoğar, insanın sunduğu "BAŞKA GÜNDEM" programında  kariyer çıkmazını ve Mükemmel iş var mı sorularına yanıt veriyor.

Prof. Dr. Acar Baltaş “Okullar yüz yüze eğitime hazır mı?” konusu üzerine görüşlerini aktardı

Prof. Dr. Acar Baltaş Habertürk'te Muharrem Sarıkaya’nın sunduğu Gündem programına konuk oldu. Yurtlarda aşı zorunlu olmalı mı? Aşı olan ve olmayan öğrenci aynı odada mı kalacak? Okullar yüz yüze eğitime hazır mı? Habertürk Gündem'de Psikolog Prof. Dr. Acar Baltaş: "Çare toplu ve hızlı hareket etmek. Kurumlara güven oldukça krizler kolay aşılır" diyor ve tüm sorulara

Öne Çıkan Kitaplar

Anket: Kendinizi Deneyin