Burası İşyeri! Ya Şefkat, Olmalı Mı?

Burası İşyeri! Ya Şefkat, Olmalı Mı?

Kurum kültürünü inşa etmek elbette kolay değil, şekillendirmek ise uzun yıllar gerektiren bir süre. Bu makalede şefkat değerinin kurum kültürüne, çalışana, verimliliğe, performans ve bağlılığa etkisine değiniliyor.

Baskıcı bir çalışma kültürünün kısa zamanda performans sonuçlarında pozitif etki yarattığı görülse bile, uzun vadede ciddi kayıplara, özellikle yetenek kayıplarına yol açacaktır. 

Çalışma kültürü içerisinde “şefkat” yer alan şirketlerde; durum ve olaylar karşısında şefkatli davranıldığında ise aidiyet, bağlanma gibi olumlu duyguların gelişeceğini söylemek çok zor değildir. 

Peki nedir bu şefkat?  

Arapça kökenli bir sözcük olan şefkat, ”şefekat” kelimesinden türetilmiştir. Şefekat kelimesi korumak, gözetmek, sahip çıkmak ve yanına almak anlamına gelir. Dilimize 17. yüzyılda geçmiş olan şefkat; esirgeme, sevecenlik, merhamet kelimeleri ile eş anlamda kullanılmaktadır. 

Özellikle korumak, gözetmek, sahip çıkmak, yanına almak tanımlarına bakarsak oryantasyondan başlayarak insan kaynakları departmanında yapmaya çalıştığımız şeyleri betimliyor sanki. 

Bununla birlikte, şirketler çıkış nedenlerinin başında gelen tükenmişlikle nasıl başa çıkacaklarını çözmek için aksiyonlar alıyorlar. Tükenmişliğin anlaşılamama ve giderek içine kapanmakla olan bağlantısına baktığımızda, işyerinde şefkat kültürü ile birlikte daha kuvvetli bağlar kurularak tükenmişliği çözmede etkili olabileceğini de unutmamalıyız. 

University of Michigan’dan, Positive Leadership kitabının da yazarı olan Kim Cameron tarafından yapılan bir araştırma; ilgili, destekleyici, saygılı, dürüst ve bağışlayıcı ilişkiler ile nitelenen işyerlerinin organizasyonel performansı artırdığını gösteriyor. Topluluk olma bilincini destekliyor ve insanlar arasında samimi, dost canlısı ve anlayışlı bir ilişki kurulmasına olanak tanıyor. University of Michigan’da profesör olan ve Awakening Compassion at Work kitabının yazarlarından Jane Dutton şefkatli olmanın genel olarak işyerinde çok daha dayanıklı olmayı sağlayabildiğini ileri sürüyor. 

Ayrıca İngiltere’de yapılan bir çalışmanın gösterdiğine göre, işyeri mutluluğunda en önemli faktör, iş arkadaşlarıyla olan pozitif sosyal ilişkiler. İşyeri bağlılığında; değerli, desteklendiğini, saygıdeğer ve güvende hissettiren bu pozitif sosyal ilişkiler rol oynuyor.  

Tüm bu araştırmalar gösteriyor ki; şefkat barındıran kurum kültürü olan işyerlerinde daha yüksek verimlilik, performans ve bağlılık kaçınılmaz. 

Söylemesi kolay, uygulaması öyle kolay mı?  

Kurum kültürünü oluşturmak ve inşa etmek elbette öyle kolay değil, şekillendirmek ise uzun yıllar gerektiren bir süreç. Kurum kültürü varoluşundan bugüne kadar kurum içerisinde yer almış kişilerin özelliklerinden zaman içerisinde gelişir, şekillenir ve değişir.  

Şefkat; kurum kültürümüzde olan önemli değerlerden biri ama yönetilmesi de en zor olan. Çünkü fazlası da, azı da zarar. Öyle kararında olmalı ki ne kimsenin abisi, ablası olmalıyız, ne de gestapo… 

İlk geldiğim dönemde ibre abi, abla olmaya doğru kayıyordu. Bunu fark etmemi sağlayan yaptığımız iç müşteri memnuniyeti anketi oldu. Sonuçlarında aşırı hoşgörülüğe gittiğimizi gösteren birkaç madde öne çıktı. Bu maddeleri yönetim ekibi ile paylaştığımda herkeste ciddi bir farkındalık oluştu. Ancak asıl zor olan bunu yönetmek ve şekillendirmekti. Çünkü aslında olması gereken önemli değerlerden biri olan şefkat zaten şirketin kültüründe vardı, ama yönetilemez hale geliyordu.  

Baltaş ekibi sevgili Sibel Hocamızla çıktığımız Liderlik Yolculuğunda anladık ki, yönetme işi tam bir ustalık işi. Sabırlı, planlı ve samimi bir yol izlemek, akılcı ve bilge olmak olmazsa olmazlarındandı. Ama yeterli değildi, bir liderde belki de en olması gereken özelliklerden biri “şefkat” idi ama bunu öyle kararında kullanmak gerekiyordu ki, işin ustalığı da tam burada başlıyordu. Ödüllü bir aşçı gibi; riskli bir ürünle yaptığınız yemeğe imzanızı atacak bir son dokunuş gibi. 

Sonuç 

Şefkat kurumların kültüründe az ya da çok mutlaka var olan bir değer. Bizlere düşen bunu görmek, farkında olup bu zor malzemeyi ustalıkla kullanarak bu harika yemeğe eşsiz lezzetini verecek son dokunuşu yapmak.  

Diğer Makaleler

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *

Son Makaleler

En Çok Yorumlanan

Öne Çıkan Videolar

Hayatın Hakkını Vermek

Hayatın Hakkını Vermek | Prof. Dr. Acar Baltaş | TEDxIzmir

Mesleğimi nasıl seçmeliyim?

Kurumların yönetim felsefesini hayata taşıyan insan ve değişim projeleri üzerine çalışan Prof. Dr. Zuhal Baltaş, mesleğinizi nasıl seçmelisiniz konusu üzerine bilgi veriyor.

Hayalini Yorganına Göre Uzat

Prof. Dr. Acar Baltaş, TEDxAnkara'da yaptığı konuşmada istek ve başarı arasındaki ilişki ile "yatkın olduğumuz şeyleri hayal etmenin" önemini anlatıyor.

Öne Çıkan Kitaplar

Personova Kişilik Envanteri Testi