Ekip Çalışmasının Büyüleyici Hikayesi

Ekip Çalışmasının Büyüleyici Hikayesi

“Atta”lar ya da diğer adıyla “yaprak kesici karıncalar”ı, sayfalarımıza taşıyan ilginçlik, Amazon ormanlarında yürüttükleri olağanüstü “ekip çalışması”dır.

Yaprak kesiciler, koparttıkları yaprak parçalarını yuvalarına götürüyor ve orada oluşturdukları “yeraltı bahçelerinde”, yiyebildikleri tek besin olan bir “mantar türü”nü yetiştirerek varlıklarını sürdürüyorlar.

Ekipler hayatlarını devam ettirmek için son derece uyumlu bir işbirliği içinde farklı görevler üstlenirler.

Yaprak kesme işlemini yapan ekip, yaprakları kuvvetli çeneleriyle keserek başlarının üstünde yuvaya taşır. Hem de ne taşıma! Adeta orman zemini, canlanarak yürüyüşe geçmiştir.

Tahmin edilen o ki: Yaprak kesici karıncalar, Amazon’da yere düşen tüm yaprakların %15’ini taşıyacak kadar muazzam bir işbirliği ve çalışma becerisine sahip.

Kesici ekipler, yaprakları kesip yuvaya ulaştırırken… Bir başka ekip, salgıladığı “antibiyotikli sıvı” ile yeraltı bahçelerini temizler, “dezenfekte” eder… Böylece, “ekim” için kullanılacak mantar bahçesini bozacak herhangi bir ürünün yetişmesi önlenir.

Bitmedi. O arada “bir diğer ekip”, yuvaya ulaştırılan büyük yaprakları, küçük parçalara ayırarak hazırlamaktadır. Kimin için, ne için? Arkadan gelen ekip, bu küçük yaprak parçalarını ağzında çiğneyip “lapa” haline dönüştürebilsin ve ekim işlemine uygun duruma getirsin diye…

Yine bitmedi. Bir başka ekip, devreye girerek, hazırlanmış yaprak lapasını mantar ekimi için uygun olan yerlere serer. O sırada, bir başka ekip de yuva içindeki eski bahçeciklerden mantar parçalarını sürükleyerek bu yaprak lapalarının içine ekmektedir.

Evet. Nihayet, karıncaları besleyecek mantarın yetişmesi için tüm hazırlıklar tamamlanmıştır.

Bitti mi? Hayır. Bu olağanüstü organizasyon sürerken, geri kalan ekipler de başka görevleri yerine getirir. Örneğin, “koloninin korunması” gibi: Yuva içinde bir ekip, “kraliçe ile larvaları” korumaktan sorumludur. Orta boylu işçi karıncalar, hemen tüm günlerini yaprak taşıyarak geçirdikleri için kendilerini korumakta zorlanır. Bu noktada, bir başka “koruyucu ekip” devreye girer ve yaprakları taşıyan işçi karıncaların yanında bulunarak onları korur. Daha küçük boyda olan bu koruyucu karıncalar, taşınan yaprağın üzerine oturarak çeşitli savunma taktikleri geliştirirler.

Belki tek tek ele alındığında sıradan gibi gözüken bütün bu işler, ortak bir amaç için çalışan ekip üyeleri sayesinde hiç de sıradan olmayan sonuçlar elde edilmesini sağlar.

Yaprak kesici karıncaların dünyası, iş yaşamında ekip çalışmasının temelini oluşturan bazı kavramları ve o kavramların işlerlik kazanmasıyla ortaya çıkan mükemmelliği de farklı bir açıdan sergilemektedir:

• Karıncaların hayatını devam ettirebilmesi” gibi ortak bir amacın varlığı,

• “Yaprak taşıyan savunmasız üyelere “korumalık yapmak” gibi ekip üyeleri arasında karşılıklı bağımlılık,

• “Antibiyotikli sıvı ile ortamın temizlenmesi” gibi ekip üyelerinin “uzmanlığına” duyulan karşılıklı ihtiyaç,

• “Bir ekip yaprakları keserken, diğerinin ekim yerini hazırlaması” gibi birbirine bağlı işlevlerin tam biruyum içinde gerçekleşmesiyle yaratılan sinerji.

Amazon’da yaşayan “atta karıncaları” bize, bireysel güçler, bireysel yetenekler, bireysel çabalar; bir “amaç doğrultusunda” uyum içinde “birleştirildiğinde” başarı için tükenmez bir güç elde edilebileceğini kanıtlamaktadır.

Kaynaklar: 

  1. National Geographic, Temmuz 1995, s. 100, 104.
  2. Hölldobler, B. veO. Wilson (1990), The Ants, Harvard University Press,s. 597-598.
  3. Farb, Peter ve Time-Life Kitapları editörleri, The Insects, s. 164.

Diğer Makaleler

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir