Yeni Zamanların Parlayan Yıldızı: “Koçluk”

Onlar yapıyorsa, bir bildikleri var. Onlar başarının mihenk taşı. Evet, Fortune dergisinin geleneksel listesinde yer alan gözde şirketlerden söz ediyoruz. Şimdi de yönetici koçluğu furyasının başını çekiyorlar. IBM’den Dow Chemicals’a, Marriott International’dan GlaxoSmithKline’a kadar tüm büyük şirketler yöneticilerini yönlendirecek ustaları arıyorlar. 

Vive dergisinin 2000 yaz sayısı yönlendirmenin parlayan yıldızını şöyle tanıtıyordu: “100 milyon dolarlık iş hacmiyle, yönlendirme Amerika’da IT sektöründen sonra en hızla büyüyen iş alanı.” IBM’in Küresel Yönetici ve Kurum Geliştirmeden sorumlu Başkan Yardımcısının sözleri ise, bu gelişmenin nedenini açıklıyor: “Son üç yıldır yaptığımız araştırmalar, yönlendirme almış liderlerin daha iyi iş sonuçları elde ettiklerini gösterdi.”

Bir koç tarafından izlenmezse, eğitim programlarıyla kazandırılan becerilerin yüzde 87’si kaybediliyor.

Xerox’un yaptırdığı bir araştırma ise gerçekten dikkat çekici: Çeşitli eğitim programlarıyla kazandırılan yeni beceriler, bir yönlendirici tarafından izlenmediği takdirde, yüzde 87 oranında kayboluyor. Yani, çalışan performansını geliştirmek amacıyla harcanan kaynakların yüzde 87’si heba oluyor. Örneğin, satış temsilcilerinin çoğu, satış görüşmesinde nasıl davranacakları konusunda sınıf içi eğitimlerden geçiyor; ama alana çıkıp öğrendiklerini uygulamaya başladıklarında, ilk denemelerde yaşadıkları rahatsızlık, yeni öğrendikleri yöntemden vazgeçmelerine ve eski bildiklerine geri dönmelerine sebep oluyor. Sınıf içi eğitimler ne kadar nitelikli olursa olsun, kazandırılan beceriler iş başında izlenmedikçe, yani yönlendirme uygulanmadıkça etkinliğini yitiriyor.

Eğitim alanının en saygın yayın organı, Training and Development Journal, yönlendirmenin önemini çarpıcı bir biçimde özetliyor: “Yeni davranış ve becerileri pekiştirme evresinde, kişiler tehlikeli sulardan geçerler. Bu evrede yönlendirme en etkili ve en düşük maliyetli yöntemdir. Yönlendirmenin yüreklendirilmesiyle, ilk dalış yapılıp yeni beceriler bir kez sonuç vermeye başlayınca, beceriler zaten kendi kendine güçlenmeye başlar.” 

Harvard İşletme Okulu profesörlerinden David A. Thomas ise, The Business Journal‘da şu yorumu yapıyor: “Yönlendirme, bugün Amerikan şirketler dünyasının en çok peşinde koştuğu gözde bir hizmet. Çalışanın işine bağlılığını belirleyen en önemli etkenin, yöneticiyle arasındaki ilişkinin niteliği olduğunu artık biliyoruz. Yönlendirme, yöneticiye, astlarını nasıl geliştireceğini ve onlara nasıl davranacağını öğreterek ilişkiyi olumlu yönde etkiliyor. Olağanüstü geri dönüşü göz ardı edilemez.”

Yönlendirmeyi böylesine önemli kılan koşulları ise, Harvard İşletme Okulunun ünlü hocalarından John Kotter’dan dinleyelim : “Saatte 55 km. hızla düz bir yolda gidiyorduk ki, birden hızımızı saatte 120’ye, 220’ye, 320’ye çıkardık; sağa sola sapmaya, hatta otomobili bırakıp motosiklete binmeye başladık. İşte yönlendirmeyi asıl patlatan bu. Oyunun tüm kuralları değişti ve çoğu insan bu duruma ayak uydurmaya, tökezleyip düşmemeye çalışıyor.”

Kaynak:

  1. http://www.coaches-learning-center.com/Articles.html

Diğer Makaleler

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Son Makaleler

En Çok Yorumlanan

Öne Çıkan Videolar

Hayatın Hakkını Vermek

Hayatın Hakkını Vermek | Prof. Dr. Acar Baltaş | TEDxIzmir

Mesleğimi nasıl seçmeliyim?

Kurumların yönetim felsefesini hayata taşıyan insan ve değişim projeleri üzerine çalışan Prof. Dr. Zuhal Baltaş, mesleğinizi nasıl seçmelisiniz konusu üzerine bilgi veriyor.

Hayalini Yorganına Göre Uzat

Prof. Dr. Acar Baltaş, TEDxAnkara'da yaptığı konuşmada istek ve başarı arasındaki ilişki ile "yatkın olduğumuz şeyleri hayal etmenin" önemini anlatıyor.

Öne Çıkan Kitaplar