Tüm çeşitleri ile stres, her ne kadar istenmeyen duyguları beraberinde getirse de aslında insanı tehdit ve zorluklara karşı canlı tutan bir tepkidir. Bu farkındalıkla, içinde bulunduğumuz değişim-dönüşüm sürecinde kurum stratejilerinde güncel ve rekabetçi kalabilmenin anahtarı, insanı güçlendiren “iyi strese” odaklanmak ve onu yönetebilmekten geçiyor. Makale, teknolojiyi bir tehdit değil, verimlilik ve yaratıcılığı destekleyen bir araç hâline getirmenin yollarını ele alıyor.
READ MOREPandemi ve teknolojideki gelişmeler çalışma şekli, çalışma mekânı ve çalışma araçlarını değiştirdi. Bu gelişmeler bir süredir devam eden çalışma süresiyle ilgili araştırmalara hız verdi. Bu konudaki gelişmeleri merak edenler yazıyı okuyabilirler.
READ MORED. Friedman, P. Christensen ve J. DeGroot’un 1998 yılında çok okunan Harvard Business Review makalesini (*) yazdıklarından bu yana neler değişti ? Yazarlarımız, daha o zaman bunun sıfır toplamlı bir oyun olmadığını iddia etmişlerdi. Oysa o tarihlerde kabul gören inanış bu yönde idi: İş hayatınızdan ne kadar özveride bulunursanız, özel hayatınıza o kadar zaman ayırabilirdiniz, ya da tersi…Başka bir değişle, hayırlı bir evlat, iyi bir eş ve örnek bir ebevyen olmak istiyorsanız, kariyerinizi unutmanız gerekiyordu. Ya da iyi bir kariyer yapmak istiyorsanız, bir süre (kabaca 30-35 yıl) aile ve sosyal ilişkilerinizi gözden çıkarmanız… Son dönemde şirket tepe yönetiminlerinden emekli olan olan kuşağın ortak söylemi şu oluyordu : “Emekli oldum, ama çocuklarım büyüdüğü farketmedim.”. Bir sonraki kuşağın kadın ya da erkek yöneticilerinin karşı popüler söylemi zaten epeydir dile getirilir olmuştu. “Çocuk da yaparım, kariyer de…”
READ MORE