İstediğimiz tutumumuzu değiştirip, istediğimiz davranış şeklini geliştirebilsek. İş hayatında herhangi bir yetkinliğimizi geliştirmek istediğimizde insan kaynaklarından uygun hapı alıp, ertesi gün işe geldiğimizde o yetkinliğimiz gelişmiş olsa ne kadar kolay olurdu. Burada ilginç olan aslında bu düşüncenin bile tutum değişikliğinin basamaklarından ilk ikisini içermesidir. Thomas Gordon ve Noel Burch tutum değişikliği sürecini dört basamakta ele almıştır. Bunlar sırasıyla bilinçsiz-yöntemsiz, bilinçli-yöntemsiz, bilinçli-yöntemli ve kendiliğinden (bilinçsiz) yöntemlidir. Bu süreçte duyguyu yönetmek ve alışkanlığa döndürdüğümüz süreci tekrar değerlendirebilmek önemlidir.
Bir sihirli hap olsa, alsak ve istediğimiz tutumumuzu değiştirip, istediğimiz davranış şeklini geliştirebilsek. İş hayatında herhangi bir yetkinliğimizi geliştirmek istediğimizde insan kaynaklarından uygun hapı alıp, ertesi gün işe geldiğimizde o yetkinliğimiz gelişmiş olsa ne kadar kolay olurdu. Burada ilginç olan aslında bu düşüncenin bile tutum değişikliğinin basamaklarından ilk ikisini içermesidir. Thomas Gordon ve Noel Burch tutum değişikliği sürecini dört basamakta ele almıştır. Bunlar sırasıyla bilinçsiz-yöntemsiz, bilinçli-yöntemsiz, bilinçli-yöntemli ve kendiliğinden (bilinçsiz) yöntemlidir.
Öğrenme Basamakları
Hayatta öğrendiğimiz her şeyi aynı biçimde öğreniyoruz. Örneğin, araba kullanmak ya da iletişim teknikleri gibi… Araba örneğinden gidersek arabayı ilk gördüğünüzde insanların içine oturduğu, dört tekerlek üzerinde duran, kullanan kişinin önünde simit şeklinde bir aparatı bulunan, bir çubuğu oynatarak hareket ettirilen, ayak basılan alanları olan, çalıştığında gürültü yapan bir araç olarak algılıyoruz. Ne o simidin, çubuğun ne olduğunu biliyoruz ne de nasıl kullanılacağını. İşte o anda hem bilinçsiziz hem de yöntemsiz. Zamanla simidin direksiyon, çubuğun vites, ayak basılanın pedal, ses çıkartanın motor olduğunu öğreniyoruz. Hala nasıl kullanacağımızı bilmediğimiz için bilinçli-yöntemsiz basamağına ulaşıyoruz.
Araba kullanmaya başladığımızda yavaş yavaş vites değiştirirken debriyaja basmayı, geri geri giderken direksiyonu nasıl çevireceğimizi öğreniyoruz. Eğer arabayı ilk kullandığınız zamanları hatırlıyorsanız sürekli ne yaptığınızı düşündüğünüzü de hatırlarsınız. Vites değiştireceğiniz zaman vitesin kaçta olduğunu kontrol edip, debriyaja basmanız gerektiğini bilerek ve düşünerek değiştirirsiniz. Bilinçli-yöntemli basamağında her hareketimizi düşünerek gerçekleştiririz.
Daha sonra zaman içerisinde bunları düşünmeden yaptığınızı fark edersiniz. Artık alışkanlık haline gelen bu hareketler kendiliğinden oluverir. Siz araba kullanırken ne kaçıncı viteste olduğunuzu bilirsiniz ne de değiştirdiğinizi fark edersiniz. Tam da bu noktada kendiliğinden (bilinçsiz) yöntemli basamağında bulunursunuz.
Son yıllarda bu basamaktan sonra beşinci bir basamak olduğu yönünde tartışmalar bulunuyor. Eğer bu ilk dört basamakta kalsak yeni alışkanlığımızın ne zaman yetersiz olduğunun ve ne zaman yeni bir beceri/yetkinlik kazanmak gerektiğinin farkında olamayız. Araba kullanma örneğinden yola çıkarsak ileri sürüş eğitiminde koşullar değiştiğinde bireyin kendisini geliştirme ve bilinçli olarak bu alanda çalışma gerekliliği öne çıkar.
Duyguları Yönetmek ve Tekrar
Herhangi bir yetkinlikle ilgili bir beceri geliştirmemiz gerektiğinde öğrenme yöntemimiz araba kullanmayı öğrenme şeklimizle aynıdır. İletişim becerisini de liderlik yetkinliğini de aynı şekilde öğreniyoruz. Her basamakta farklı duygularla başaçıkmamız gerekiyor. Bilinçsiz-yöntemsiz basamağında aslında kişiler kendilerini yeterli, mutlu hisseder. Bilinçli–yöntemsiz basamağında farkındalığın oluşmasıyla kaygılı, endişeli, gergin hatta korkmuş hissedebilirler. Bilinçli-yöntemli basamağında kimi zaman denemenin ve başarısızlığın getirdiği hayal kırıklığı ve kızgınlık kimi zaman başarının getirdiği tatmin, keyif ve güven duyguları hakim olur.
Bilinçli-yöntemli basamağındaki en büyük tehlike ilk denemelerde yaşanan başarısızlıklar sonucunda kişilerin denemekten vazgeçmesi ve öğrenme sürecini tamamlayamamasıdır. Eğitimlerden sonra sıklıkla duyduğumuz “ilk bir hafta, on gün değişim yaşanıyor ama sonrasında her şey eski hamam eski tas” cümlesi de bu basamaktan kaynaklanıyor. Kişiler yeni becerilerini denemeye çalıştıklarında doğal olarak başarısızlık yaşayabiliyor. Bu süreçte yöneticilerinin desteğine ve yönlendirmesine ihtiyaç duyuluyor. Ekip arkadaşlarının da bu değişimden duydukları kimi zaman rahatsızlık kimi zaman da kıskançlık sonucunda ortaya koydukları eleştirel veya alaycı tavır kişilerin vazgeçmesine sebep olabiliyor. “Oooo eğitimde öğrendiklerini mi yapmaya çalışıyorsun!”, “Bana eğitimde öğrendiklerinle cevap verme.” gibi cümleler kişilerin çoğu zaman motivasyonunu kaybetmesine sebep olmaktadır. Bu sebeple yöneticinin desteği, yönlendirmesi ve cesaretlendirmesi kritik önem taşımaktadır.
Araştırmalar, bir beceriyi yapmakla yaptığını hayal etmenin beyinde aynı nöral yolu geliştirdiğini göstermektedir. Bu sebeple günlük hayatta yeni becerisini başarıyla uygulayamamış olan kişinin, sonrasında durumu değerlendirmesi ve buna uygun davranışı hayal etmesi bile tekrar olarak algılanmaktadır. Yeni tutum, beceri ve yetkinlik geliştirmek isteyen kişinin bu basamakta, bilinçli ve düzenli olarak kendini değerlendirmesi ve tekrar gerçekleştirmesi gerekir.
Öğrenme Alışkanlık Olduğunda
Yeni beceri/yetkinlik alışkanlık haline geldiğinde kendiliğinden (bilinçsiz)-yöntemlibasamağında başarı duygusuyla beraber aşırı güven yaşanabilir ve bu kişilerin oldukları yerde saymalarına sebep olur. Bu basamakta heyecan ve merak duygusunu beslemek kişinin kendi farkındalığının gelişmesine ve bir sonraki basamağa geçmesine yardımcı olur.
Bebekler dik oturabildiklerinde, emeklemeye geçerler, emeklediklerinde sıralamaya başlarlar, sıraladıklarında yürümeyi denerler. Bu süreç böyle devam eder. İlk adımlarını attıklarında düştükleri zaman yürümeyi öğrenmekten vazgeçmezler. Bizler için de aynı şey geçerlidir. Tutum, beceri, yetkinlik geliştirmek, istek ve uğraş gerektiren, düştüğümüzde üstünde fazla düşünmeden tekrar denememiz gereken, ve sonu olmayan bir döngüdür.
FARKINDA – YÖNTEMLİ
- Kişi alışkanlığını bilinçli bir şekilde değerlendirebilir.
- Yöntemin nelerden oluştuğunun farkındadır ve yöntemi anlatabilir.
- Becerisi/ yetkinliği yeni gelişmelere ayak uydurmadığında bunu fark edebilir.
- Kendisini geliştirmeye odaklanır ve tekrar bilinçli yöntemsiz basamağına döner.
BİLİNÇSİZ – YÖNTEMLİ
- Artık yeni beceri/yetkinlik alışkanlık haline gelmiştir, kişi düşünmeden yapabilir.
- Başka bir şeyle de ilgilenirken o beceri/ yetkinlik artık kişinin bir parçası haline gelmiştir.
- Kişi bunu düşünmeden yaptığı için başkasına öğretmekte zorluk çekebilir, çünkü nasıl yaptığının farkında değildir.
BİLİNÇLİ – YÖNTEMLİ
- Kişiler becerilerini istediklerinde tutarlı olarak gerçekleştirebilme aşamasına gelmiş olur.
- Yeni beceriyi/yetkinliği düşünerek ve beceriye/yetkinliğe yoğunlaşarak uygulayabilir.
- Başkasından destek almadan yeni becerisini/ yetkinliğini kullanabilir.Başkasına yeni becerisini/yetkinliğini gösterebilir ancak öğretemez.
- Bir sonraki basamağa geçmenin tek yolu o beceriyi/ yetkinliği tekrar tekrar kullanmaktır.
BİLİNÇLİ – YÖNTEMSİZ
- Kişi becerinin/yetkinliğin farkına varır.
- Kişi kendisinin bu beceriye/ yetkinliğe sahip olmadığını anlamıştır.
- Kişi bu beceri/ yetkinliği geliştirerek performansını yükseltebileceğinin farkındadır.
- Kişi bir sonraki basamağa geçmek için yeni beceri/yetkinliği geliştirme kararı alır.
BİLİNÇSİZ – YÖNTEMSİZ
- Kişi becerinin/yetkinliğin varlığından veya öneminden haberdar değildir.
- Kişi kendisinin bu beceriye/yetkinliğe sahip olmadığının farkında değildir, kendi yaptıklarının yeterli olduğuna inanır.
- Kişi yeni bir beceri öğrenmesi gerektiğini reddedebilir.
- Kişiler bir sonraki basamağa geçmek için öncelikle farkındalıklarını arttırmalıdır.
- Bu kimi zaman yöneticisinin kazanılacak becerinin, kişiye nasıl yarar sağlayacağını göstermesi ile olur.
Kaynakça:

Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *