21. Yüzyıl Öğrenme Uygulamaları: Hayat Simülasyonları

Hayatta ne yapmak istediğimize karar vermenin bir kolay yolu olabilir mi? Hayatın en başında mesela bir eğitim verselerdi, eğitimde bir oyun oynatsalardı ya da bir uygulama yaptırsalardı daha kısa yoldan bu bilince ulaşamaz mıydık? Peki bu uygulamayı iş hayatına da uygulayıp aldığımız hangi karar neticesinde beş yıl sonra şirketini batma noktasına getirdiğini birebir önceden yaşayabilir miyiz?

Derler ki: İnsan yedisinde neyse… Ben de diyorum ki: Onyedisinde ‘O’ dur. Yimiyedisinde biraz ‘O’, biraz ‘Bu’, biraz da ‘Şu’dur. Otuzyedisinde ‘O’ aranmaya başlanır, kırkyediye kadar ‘O’ bulunduysa şükredilir. Elliyedisinde ise ‘O’ ya ne olur henüz deneyimleyemediğim için bulunan ‘O’ ile ne yapılır bilemiyorum.

Seneler su gibi akıp 7’ler birbiri üzerine katlanır, bilim ve teknoloji bu kadar hızla değişirken ruhsal değişimimiz bu hıza ayak uydurabiliyor mu?

1987 Yılıydı on yedi yaşında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin 1. sınıfındaydım. Yedi yaşımdan beri istediğim “Doktor” olma hayalimi gerçekleştirecektim. ‘Ol muştum yani bu dünyadan başka ne isteyebilirdim.

1997 Yılıydı yirmi yedi yaşındaydım mezun olalı dört yıl olmuştu Tıpta Uzmanlık Sınavı’na hangi uzmanlığı sevdiğime karar veremediğim için çok da hevesli değildim. İki yıldır çok severek Tiyatro oyunculuğu eğitimi alıyordum yalnız bu eğitimden sonra ne yapacağımı bilemiyordum. Bu arada 112 Acil Yardım ve Kurtarma Hizmetleri’nde ambulans doktoru olarak çalışıyordum. Yaptığım işte anlam buluyordum. Ailem bir doktor olarak buranın kariyerim için az kalacağını mutlaka uzman olmam gerektiğini savunuyordu. Üstüne üstlük tam da bu sırada çalıştığım kurumda daha yönetimsel bir görev aldım. Komuta merkezinde, danışman hekim olarak çalışıyordum. Yani Cem Yılmaz’ın deyimi ile a little ‘O’ a little ‘Bu’ a little ‘Şu’ ydum. 

2007 Yılıydı otuz yedi yaş yolun yarısı mıydı bilmiyorum. 112 Ambulans Servisi’nde şef olarak nöbet tutuyordum. Türkiye 112 camiası beni ‘Ulu Büyük Şef’ olarak tanıyordu. Ayrıca iki yıldır Baltaş Grubu kültürü ile harmanlanıyor çok keyif aldığım çalışmalarda bulunuyordum. Sosyal beceri eğitimleri vermeye başladıktan bir süre sonra Acar Baltaş şöyle demişti: “Seneler geçince fark edeceksin ki: Katılımcıların değişir mi bilemeyeceksin yalnız en çok sen değişeceksin, tabii olumlu yönde.” Merak içindeydim değişiyor muydum? Yeni ‘Sema’ yani ‘O’ kimdi?

2015 Günümüz kırk yedisine iki yıl var on yedisindeki oldum düşüncem yok, yirmi yedisinde olan birazların hepsi ‘1’ oldu gibi geliyor otuz yedisinde aradığım ‘O’ sanki kalbimde dokunsam dokunacakmışım gibi yalnız dokunamıyorum “ya kaçarsa” diye “aman!” dursun yerinde buna şükür 

Şimdi bir eğitimci ve bir hekim olarak asıl sorum şu: Bir ‘O’ yu bulup şükür edebilmek için bu kadar sene geçirmem gerekir miydi? Bu kadar kararsızlığın verdiği acı, ne istediğini bilememenin verdiği huzursuzluk, kan, gözyaşı, ihtiras…Şunun daha kolay bir yolu yok muydu? Hayatın en başında mesela bir eğitim verselerdi, eğitimde bir oyun oynatsalardı ya da bir uygulama yaptırsalardı daha kısa yoldan bu bilince ulaşamaz mıydım? 

Belki de daha kısa bir yol olurdu.

Yalnız o öğrenme uygulaması öyle bir şey olmalı ki yedi yaşındayken kırkyedi yaşında bulabileceğin teknoloji ve bilimi yansıttığı gibi o yaşın ruhunu da yaşatsın. 

“Nasıl yani?” dediğinizi duyar gibiyim…

Hayat Simülasyonu 

Yaşamın en başından yaşayacağınız hayatı deneyimleseniz gerçek hayatı yaşarken zorluklarla baş etmede zihin haritanız bu kadar direnç gösterir mi?

Henüz Hayat Simülasyonları eğitim sektörüne bomba gibi düşmese de İŞ SÜMÜLASYON‘ları bir iş te olabilecek ruhsal durumları ve başa çıkma yollarını katılımcılarına yaşatıyor. İşte aldığı hangi karar neticesinde beş yıl sonra şirketini batma noktasına getirdiğini birebir önceden yaşayabiliyor. 

Pekiyi bu duyguları deneyimleme niye bu kadar önemli bir konu; anlatılsa, bilgilendirilse olmaz mı? 

Olmaz çünkü: ‘OL’ mak eylemi bizatihi duyguyu yaşamak ile ilgili. Bunca sene edindiğimiz deneyimlerin hepsi zorluklarda yaşadığımız duygularla aldığımız kararlar ve davranışlar sonucunda edindiğimiz bilgilerden oluşuyor. 

İşte 21. yüzyılın değişim hızına yetişebilmek için eğitim sektörü, öğrenme uygulamalarında katılımcısına iş hayatında ve sosyal hayatında yaşayabileceği durumu ve duyguyu ne kadar önceden yaşatabilirse o kadar çok öğretecektir. 

Derler ki: “Deneyim, çok acımasız bir öğretmendir önce sınav yapar sonra ders verir

Ben de diyorum ki: “ Simülasyon insanı çok seven bir öğretmendir. Bu yüzden sınavı siz yaşamadan yapar, sonra ders verir ve sizi gerçek dünyaya sınava gönderir. ”

Diğer Makaleler

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *

Son Makaleler

En Çok Yorumlanan

Öne Çıkan Videolar

Hayatın Hakkını Vermek

Hayatın Hakkını Vermek | Prof. Dr. Acar Baltaş | TEDxIzmir

Mesleğimi nasıl seçmeliyim?

Kurumların yönetim felsefesini hayata taşıyan insan ve değişim projeleri üzerine çalışan Prof. Dr. Zuhal Baltaş, mesleğinizi nasıl seçmelisiniz konusu üzerine bilgi veriyor.

Hayalini Yorganına Göre Uzat

Prof. Dr. Acar Baltaş, TEDxAnkara'da yaptığı konuşmada istek ve başarı arasındaki ilişki ile "yatkın olduğumuz şeyleri hayal etmenin" önemini anlatıyor.

Öne Çıkan Kitaplar

https://bigritefit.com/tr/