İşte Mülakat

İşe alım ve yükseltme yapan herkesin mutlaka yaptığı bir şeydir mülakat. İnsan kaynakları çalışanlarının birbirlerine anlattıkları birçok anıları vardır. “ Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?” sorusuna 45 dakika cevap veren ve bunun on dakikasını doğumuna ayıran adaydan, bir sene içinde müdür olmayı bekleyen yeni mezuna kadar birçok farklı adayla farklı deneyimler yaşanıyor insan kaynakları dünyasında. Mehmet Erkan ve Oğuz Erdoğan kendilerinin ve başkalarının başından geçen mülakat anılarını İşte Mülakat isimli kitaplarında paylaşıyorlar.

İşe alım ve yükseltme yapan herkesin mutlaka yaptığı bir şeydir mülakat. İnsan kaynakları çalışanlarının birbirlerine anlattıkları birçok anıları vardır. “ Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?” sorusuna 45 dakika cevap veren ve bunun on dakikasını doğumuna ayıran adaydan, bir sene içinde müdür olmayı bekleyen yeni mezuna kadar birçok farklı adayla farklı deneyimler yaşanıyor insan kaynakları dünyasında. Mehmet Erkan ve Oğuz Erdoğan kendilerinin ve başkalarının başından geçen mülakat anılarını İşte Mülakat isimli kitaplarında paylaşıyorlar.

Türkiye’de üniversiteye giriş sitemi dolayısıyla birçok kişi okumak istediği bölüme giremiyor. Bu da neden birçok kişinin okuduğu mesleğin dışında bir iş yapmakta olduğunu açıklıyor. İnsanlar kimi zaman da puandan, sistemde bağımsız olarak bir bölüm tercih ediyorlar.

“Ve bir gün başarılı bir mühendis gelip karşımıza oturdu:

Mülakatçı: Neden makine mühendisi oldunuz? Bilinçli bir tercih miydi?

Aday: Üniversite tercih formlarımızı üç arkadaş birlikte, kahvede dolduruyorduk, tanımadığımız bir amaca yanımıza gelerek “makine mühendisliği yazın, geleceği çok parlak” dedi.

Mülakatçı: Eeee… Siz de yazdınız ve kazandınız mı?

Aday: Sadece ben değil diğere iki arkadaşım da makine mühendisi oldu.”

Mülakatı gerçekleştirenin amacı adayı mümkün olduğunca iyi tanımaya çalışmaktır.

“Biz mülakatçılar, karşımızdaki adaylardan yalan söylememelerini, tecrübelerini farklı göstermeye çalışmamalarını, kısaca kendileri olmalarını isteriz. Ama bazen de adayın kendisi yoktur karşınızda:

Mülakatçı: Adınız? 

Aday: Ahmet Y.

Mülakatçı: Formda Mustafa Y. Yazıyor

Aday: Ha, o benim amcaoğlu.

Mülakatçı: Anlayamadım

Aday: Kendisi biraz utangaç da onun yerine görüşmeye ben geldim.”

“Kimi zamanda adaylar tercihlerini yaparken yanlış kaynaklardan beslenirler. Bunun sebebi ise iş için gerekli olan özelliklerin kendilerinde bulunduğunu sanmalarıdır. Bu zanna ise bir yanılgı sayesinde kapılırlar. Günlük hayatta yapılan sıradan bir eylemi iş üstündeki faaliyetle bir tutarlar.

Mülakatçı: Niçin kendinizi kurumsal iletişime uygun görüyorsunuz?

Aday: Çünkü insanlarla konuşmayı kaynaşmayı seviyorum.

* * *

Mülakatçı: Neden İnsan Kaynakları?Aday: Ağzım iyi laf yapar.

* * *

Mülakatçı: Neden İnsan Kaynakları?Aday: Gencim, güzelim

* * *

Mülakatçı: Neden İnsan Kaynakları?Aday: Şirketin vitrinidir ben de o vitrinde iyi dururum.

* * *

Mülakatçı: Daha önce hiç satın alma yaptınız mı?

Aday: Çok

Mülakatçı: Nerelerde

Aday: Mağazalarda, marketlerde… çok da iyi fiyat kırarım, pazarlıksız hiçbir şey almam. Üstüme aldığım kıyafetlerde, etiketin en az dörtte üçü fiyat kırdırırım.”

Adaylar tercihlerini yaparken yanlış kaynaklardan beslenmenin yanında, bir şey bilmeyip bildiğini sanan adaylar vardır. Bu daha çok teknik konularda karşımıza çıkar. Sebepleri ise çok farklıdır.Kimi zaman bu durum adayın işi baştan yanlış öğrenmesinden ve kimi zaman da durumu idare etmeye çalışmasından kaynaklanır.

Mülakatçı: Kuru temizleme nedir? Mesela bir ceket nasıl kuru temizleme yapılır?

Aday: Düğmeler ve astar sökülür: Makinede susuz bir şekilde kuru yıkama yapılır.

Mülakatçı: Düğme ve astarın söküleceğinden emin misiniz?Aday: Kesinlikle. Eğer düğme ve astarı sökmezsek yıkama esnasında erirler.

* * *

Mülakatçı: Mağazamızda polar giyim ürünleri var. Poların hammaddesi nedir?

Aday: (Kendinden gayet emin.) Koyunun yününden de yapılır. Ancak hakikisi süt kuzusu derisindendir.

Ancak bir de kendisi ile hiç alakalı olmayan işlere başvuranlar vardır ki sormayın. Hatta hiç sevmeyecekleri işlere başvuranlar olur. Bir alışveriş merkezinde kitap-kırtasiye bölümünde çalışmak için başvuran adaylarda buna güzel bir örnek teşkil etmekte.

Mülakatçı: Kitap okur musunuz?Aday: Evet bir kere okumuştum.

* * *

Mülakatçı: En son okuduğunuz kitap?

Aday: Kitap okumayı sevmem.

Mülakatçı: Gazete okur musunuz?

Aday: Evet. Sabah gazetesi okurum.

Mülakatçı: Neden Sabah gazetesini tercih ediyorsunuz?

Aday: Altmış kupona çalar saat verdiği için.

Mülakatçı: Türkiye’nin coğrafi bölgelerini sayabilir misiniz?

Aday: Vallahi dersleri pek sevmezdim.

Mülakatçı: Peki, Başbakan’ın adı nedir?

Aday: Bilmiyorum, şey, ben politikayı sevmem

Mülakatçı: Cumhurbaşkanı’nın ismini biliyor musunuz?

Aday: Politikayı sevmem demiştim ya!

Bazen de adaylar öyle değişik işten ayrılma sebepleri söylüyorlar ki hiçbir şey anlamıyorum. İçimden de şöyle düşünmeden edemiyorum: Hep İnsan Kaynakları çalışanları “Süreç devam ediyor.”, “Değerlendirme mekanizmamız şöyle işliyor” gibi yuvarlak cevaplar verecek değiller ya. Biraz da adaylar anlaşılmaz yorumlar yapsınlar.

Mülakatçı: İşten ayrılma sebebiniz neydi?Aday: İşverenin sosyal verimsizliği.

* * *

Mülakatçı: Önceki işinizden ayrılma nedeniniz.

Aday: Sorunluyla anlaşamadık.

Bazıları da yalan söylememek adına saflıkları ile dürüstlüklerinden şüphe ettirirler. O an iki arada bir derede kalırsınız çünkü eylemin kendisi uyanıklığı simgelerken anlatılması saflığın resmidir.

Mülakatçı: İki yıl kasiyerlik yapmışsınız. Kasa açığı verir miydiniz? Ne kadar sıklıkla verirdiniz? Kasa açığı vermek sizce başarıyı nasıl etkiler?Aday: Kasa açığı vermek büyük başarısızlıktır. Ben asla kasa açığı vermiyordum. Açık olunca sakız, şeker gibi ürünlere fiş kesmiyordum ve kasayı mutlaka tutturuyordum.

* * *

Mülakatçı: Sınav sorularımız oldukça kolaydı. Çok düşük not almışsınız neden?

Aday: Dün elektrikler kesikti ondandır

İnsan kaynaklarının sıklıkla karşılaştığı bir diğer gerçek de referanslı adaylardır. Bu adaylarla görüşmek ve değerlendirmek gerekir. Ancak bu her zaman çok kolay değildir. 

Mülakatçı: Mesleğiniz nedir?

Aday: Ziraat mühendisiyim

Mülakatçı: Neden bu mesleği seçtiniz?

Aday: Doğayı seviyorum.

Mülakatçı: Okulu bitirdikten sonra ne iş yaptınız?

Aday: Babamla birlikte hayvancılık yaptık.

Mülakatçı: Yaptığınız iş sizi mutlu ediyor muydu?

Aday: Evet hayvanları severim.

Mülakatçı: Şirketimize önemli yöneticilerimizden birinin referansı ile başvurdunuz. Hangi bölümde çalışmak istiyorsunuz?

Aday: İnsan kaynaklarında çalışmak istiyorum.

Mülakatçı: Neden?Aday: İnsanları severim.

* * *

Mülakatçı: Anladığım kadarıyla hiç çalışmamışsınız ve ne yapacağınıza dair herhangi bir fikriniz yok.

Aday: Evet çalışmadım. Ancak önemli işler yapmak istiyorum.

Mülakatçı: Ne gibi önemli işler?

Aday: Mesela burada kaç kişi çalışıyor?

Mülakatçı: Bu işletmede 550 kişi çalışıyor.

Aday: İşte böyle bir işletmeyi yönetmek istiyorum.

Mülakatçı: Hemen mi?

Aday: Hı hı 

Mülakatçı: Bu işletme size küçük gelir bence sizi holdinge Genel Müdür olarak almalıyız.

Aday: Sevinirim.İşte Mülakat, mülakat yapanların kimi zaman bir gülerek, kimi zaman güleriz ağlanacak halimize diye düşünerek okuduğu bir kitap. Her bir mülakat kendi içinde bir deneyim oluşturur.

Diğer Makaleler

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *

Son Makaleler

En Çok Yorumlanan

Öne Çıkan Videolar

Hayatın Hakkını Vermek

Hayatın Hakkını Vermek | Prof. Dr. Acar Baltaş | TEDxIzmir

Mesleğimi nasıl seçmeliyim?

Kurumların yönetim felsefesini hayata taşıyan insan ve değişim projeleri üzerine çalışan Prof. Dr. Zuhal Baltaş, mesleğinizi nasıl seçmelisiniz konusu üzerine bilgi veriyor.

Hayalini Yorganına Göre Uzat

Prof. Dr. Acar Baltaş, TEDxAnkara'da yaptığı konuşmada istek ve başarı arasındaki ilişki ile "yatkın olduğumuz şeyleri hayal etmenin" önemini anlatıyor.

Öne Çıkan Kitaplar

Personova Kişilik Envanteri Testi