Güvenliğiniz Güvenli Ellerde mi?

Dünyamızda yaşanan insan yapımı felaketlerin çoğu teknik arızalardan değil kullanım hatalarından kaynaklanmıştır. Bir nükleer reaktör kazasından araba kazasına kadar ortaya çıkan can kayıpları ve maddi kayıplarda risk analizlerinin başında insan faktörü yer almaktadır. Her gün iş yaşamında karşımıza çıkan kazaları bir tarafa bırakırsak, 1979 yılında A.B.D’de gerçekleşen Three Mile Island nükleer kazası bunlardan sadece bir tanesidir. Kazanın soncunda dünyanın nükleer enerjiye yaklaşımı değiştiği gibi reaktör inşaatları da azalmıştır. Bu kazada sadece eğitim eksikliği değil aynı zamanda işe uygun olmayan kişilerin iş başında bulunması büyük bir rol oynamıştır.

Dünyamızda yaşanan insan yapımı felaketlerin çoğu teknik arızalardan değil kullanım hatalarından kaynaklanmıştır. Bir nükleer reaktör kazasından araba kazasına kadar ortaya çıkan can kayıpları ve maddi kayıplarda risk analizlerinin başında insan faktörü yer almaktadır. Her gün iş yaşamında karşımıza çıkan kazaları bir tarafa bırakırsak, 1979 yılında A.B.D’de gerçekleşen Three Mile Island nükleer kazası bunlardan sadece bir tanesidir. Kazanın soncunda dünyanın nükleer enerjiye yaklaşımı değiştiği gibi reaktör inşaatları da azalmıştır. Bu kazada sadece eğitim eksikliği değil aynı zamanda işe uygun olmayan kişilerin iş başında bulunması büyük bir rol oynamıştır. 

Kaza öncesi bölge halkı için nükleer enerji santralinde çalışmak istenen itibarlı bir iş imkânı idi. Dolayısıyla en parlak lise mezunları burada çalışmak üzere işe başvuruyorlardı. İşe girmenin ardından uzun ve zorlu bir eğitim programına katılarak birçok yeni bilgi öğreniyor ve problem çözme becerilerini geliştiriyorlardı. Ancak çalışmaya başladıktan sonra işin, kendine güvenen, enerjisi yüksek, sorgulayıcı bireyler için, fazlasıyla tekrar içeren ve sıkıcı olduğunu fark ediyorlardı. Bu durumda iş güvenliği eğitimi yetersiz kalıyordu. Kişilik ölçüm araçları, Three Mile Island’da işe alınan ve aslında çok nitelikli olan bu adayların işe uygun olmadıkların ortaya koyup, kazayı önleyebilirdi.

Güvenlik sadece ağır endüstrinin önemsemesi gereken bir konu değildir. Örneğin sağlık sektöründe çalışanların da sadece kullandıkları ekipmanlarla ilgili aldıkları güvenlik eğitiminin ötesinde bir yaklaşım sergilemeleri gerekmektedir. Institute of Medecine’nin yapmış olduğu bir araştırmaya göre her yıl 98000 Amerikalı yaşamını tıbbi hatalar nedeniyle ve 32000 kişiden fazlası sağlık personelinin bakımındayken oluşan 18 farklı tip de kaza sebebiyle hayatını kaybediyor. Bunun sonucunda hastanede kalış süresinde 2,4 milyon gün ve maliyetlerde 9,3 milyar dolar artış olmaktadır.

Kazaların gerçek nedeni

12 Eylül 2008’de Los Angeles’te Metrolink Union Pacific yük trenine çarptı. 25 kişi hayatını kaybetti. Metrolink aleyhine açılan tazminat davalarında kurumun ödemesi gereken tazminat 500 milyon dolara kadar yükseldi.

Sebep, bizim de yollarda sık sık gözlemleyebileceğimiz bir faaliyet; kondüktör SMS yollamakla meşgulmüş.

The Exxon Valdez petrol tankeri, Alaska’nın Prince William Sound’unda 24 Mart 1989 günü çarparak 10,8 milyon galon petrolün dökülmesine sebep oldu. Bu Exxon’a $2,5 milyara mal oldu.

Sebep: Gemi kaptanı yerine yardımcısını bırakmış.

İş güvenliği eğitimlerinin sonucunda, çalışanların daha güvenli davranışlar sergilediği tartışılmayan bir gerçek. Ancak güvenlik gibi bir konuda tek başına eğitim kısıtlı bir başarıya sahiptir. Yıllar önce AİDS ile ilgili bir röportajda soru yöneltilen kişilerden birinin “Atın ölümü arpadan olsun” dediğini herkes hatırlar. Kişilik özelliklerinin nasıl güvenli olmayan riskli davranışlar doğurabileceğinin kişilik psikologlarının çalışma alanında ele alınan ve enine boyuna araştırılmış bir alandır. Bu konudaki bilgilerden yararlanılması kurum yöneticileri ve İK için çiddi bir önem taşımaktadır. Dolayısıyla güvenlik konusunun birinci derecede öneme sahip olduğu işlerde güvenli bir kurum yaratmanın birinci adımı kişilik özellikleri güvenli çalışmayı destekleyen kişileri işe almak ve eğitmektir. Aynı zamanda yöneticilerin güvenliği tehdit eden kişilik özelliklerini tanıyabilmeleri ve bu kişileri diğerlerinden ayırarak daha fazla odaklanmaları gerekmektedir.

Çalışan adanmışlığı

Güvenlik konusunda önemli olan ikinci öğe çalışan adanmışlığıdır. İşlerine adanmışlığı düşük olan çalışanların iş yeri güvenlik önlem ve yaklaşımlarına da çok bağlılık sergilemedikleri görülmektedir. İşe ayağını sürükleyerek gelen çalışan, kimi zaman kendi hayatını dahi tehlikeye atabilecek boyutlarda bir boş vermişlik içerisinde olabilmektedir. Çalışanların uygulanan düzen ve kuralları sahiplenmesi ve dolayısıyla akla yatkın bulması güvenli iş ortamını yaratmada kritik rol oynar. 

Güvenli bir iş kültürü oluşturmanın üçüncü ve en önemli öğesi liderin yaklaşımıdır. Ancak kurumda yönetim güvenli bir iş ortamı yaratmayı önemsediğinde ve bunu ciddiye aldığında kurum çalışanları da bu yaklaşımı benimserler. Bunun tersi söz konusu olduğunda ne çalışanların kişilik özellikleri ne de eğitim bir fark yaratabilir. Geçtiğimiz günlerde mantolaması yapılan 8 katlı bir binanın önündeydik. Çalışanlar iskelede bir aşağı bir yukarı giderken hiçbir güvenlik önlemi alınmamıştı. Bağlı olmadıkları gibi, başlarını koruyacak herhangi bir başlık veya düştükleri takdirde onları koruyacak herhangi bir ağ sistemi yoktu. Kurum yöneticilerinin risk algısının düşük olması, kurallara uyum sorunu ve kâr amaçlı ekonomik davranışı güvenlik konusunun önünde değerlendirmeleri geri dönüşü olmayan can ve mal kayıplarına sebep olmaktadır.

Hogan kişilik ölçümüne dayalı SafeSystem değerlendirme araçlarından elde edilen “Güvenlik Raporu” kişilerin güvenlik eğilimleri ile ilgili kişilik özelliklerini vermektedir. Söz konusu raporda kişin güvenlik yaklaşımı ve kazaya eğilimli kişilik özellikleri aşağıdaki altı değişkende ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

  • Cüretkâr – Uyumlu: Düşük olduğunda otorite ve şirket kuralları görmezden gelirler. Yüksek olduğunda ise kurallara uymaya istekli olurlar.
  • Telaşlı – Sakin: Düşük olduğunda baskı altında panik ve hata yapmak eğilimindedir. Yüksek olduğunda baskı altında soğukkanlı olurlar.
  • Hassas – Kontrollü: Düşük olduğunda ve öfkelenir ve sonra hata yaparlar. Yüksek olduğunda olumsuz duygularını kontrol eder.
  • Dikkati dağınık – Dikkatli: Düşük olduğunda kolayca dikkatleri dağılır ve bunun sonucunda hata yaparlar. Yüksek olduğunda yaptığı işte odağını kaybetmez.
  • Gözükara – İhtiyatlı: Düşük olduğunda gereksiz risk almak eğilimindedirler. Yüksek olduğunda riskli kararlar vermeden önce seçenekleri değerlendirirler risk içeren davranışlardan kaçınır.
  • Küstah – Söylenenleri Dikkate Alan: Düşük olduğunda kendi yetkinliğini abartırlar, eğitime ve geribildirime kapalıdır.. Haddini bilmez özellikler taşır. Yüksek olduğunda tavsiyeleri dikkate alırlar ve öğrenmeye açıktırlar.

Yapılan araştırmalar ölçüm sonuçları ile günlük yaşam arasında güçlü ilişkilere işaret etmektedir. Araç sürücüleri ile yapılan bir araştırmada yüksek – güvenlik özelliklerine sahip kişilerin, düşük – güvenlik özelliklerine sahip kişilerden %21,8 daha az kaza, %40 daha az kural ihlali , %25,1 daha az tazminat istemi ve % 11,5 daha az müşteri şikâyeti ile karşılaştıkları belirlenmiştir.

2009 senesinde yaşanan iki farklı uçak kazası güvenlik konusunda sorun yaratan yaklaşımları açık bir şekilde ortaya koymaktadır. 13 Şubat 2008 tarihinde Continental Havayollarının 3407 sefer sayılı uçuşunu gerçekleştiren uçağın New York eyaletinin Buffalo şehrine düşmesiyle 49 kişi yaşamını kaybetti. Yapılan inceleme sonucunda pilotun yeterince eğitimli olmadığı, yardımcı pilotun tecrübesiz olduğu, düşük maaş aldığı ve o akşam uçuştan evvel hasta olduğunu söylediği belirlendi. Ayrıca uçakta sorun yaşanmadan az evvel kendi aralarında, federal yasanın 10,000 feet’in (3000 metrenin) altında pilot ekibinin sohbetini yasaklamasına rağmen, meslekleriyle ilgili sohbet ettikleri belirlendi.

15 Ocak 2009 tarihinde ise 1549 sefer sayılı US Airways uçağı New York şehrinde bulunan Hudson nehrine acil iniş gerçekleştirdi Uçaktaki tüm yolcular (155 kişi) motor arızası sebebiyle gerçekleşen bu acil inişten sağ olarak kurtuldu. Eski askeri pilot olan, havayolu güvenlik uzmanı olan 40 yıl deneyimli pilot Chesley “Sully” Sullenberger ile 25 senelik uçuş deneyimi olan yardımcı pilot Jeff Skiles uçağın güvenli iniş yapmasını sağladılar. İki pilotun tecrübe ve bilgilerinin yanı sıra soğukkanlılıkların koruyabilme özellikleri herkesin sağ kurtulmasını sağladı. Kaza anında oluşan stres altında muhakeme yeteneğine sahip olmak ve altında kontrollü kalabilmek öne çıkmaktadır.Bu iki olay bireyler kadar kurumun da güvenlik konusunu sadece kural ve prosedürlerden öte görmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Çalışan adanmışlığını ve her koşulda önce güvenlik anlayışını geliştiremeyen kurumlar acı bedeller ödemektedirler.

Sonuç

İki sene önce bir yönetici “güvenlik önlemlerini aldırmakta zorlanıyoruz, sürekli direnç geliyor ancak birinin başına bir şey gelince bu direnç azalıyor” demişti. Birinin başına bir şey gelmesini bekleyerek güvenliğimizi sağlayamayacağımız kesin. İşimizi ve hatta bazen hayatlarımızı teslim edeceğimiz kişilerin güvenlik konusunda nasıl bir profile sahip olduklarını bilmek ve buna göre seçimlerimizi gerçekleştirmenin insanlara ve kuruma faydası tartışılmazdır

Kaynak:

  1. http://www.hoganassessments.com/safesystem-whitepapers
  2. http://www.hoganassessments.com/sites/default/files/Personality-Model-Safety.pdf

Diğer Makaleler

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *

Son Makaleler

En Çok Yorumlanan

Öne Çıkan Videolar

Hayatın Hakkını Vermek

Hayatın Hakkını Vermek | Prof. Dr. Acar Baltaş | TEDxIzmir

Mesleğimi nasıl seçmeliyim?

Kurumların yönetim felsefesini hayata taşıyan insan ve değişim projeleri üzerine çalışan Prof. Dr. Zuhal Baltaş, mesleğinizi nasıl seçmelisiniz konusu üzerine bilgi veriyor.

Hayalini Yorganına Göre Uzat

Prof. Dr. Acar Baltaş, TEDxAnkara'da yaptığı konuşmada istek ve başarı arasındaki ilişki ile "yatkın olduğumuz şeyleri hayal etmenin" önemini anlatıyor.

Öne Çıkan Kitaplar

https://bigritefit.com/tr/