Mutluluğun Arkadaşlıkla Bağlantısı

Yapılan araştırmalara göre özellikle ergenlikte mutluluğun bireyin sosyal hayatıyla doğru orantılı olduğu ortaya çıkmıştır. Arkadaş çevresi geniş olan, birkaç yakın arkadaşı olan gençlerin diğerine oranla özgüvenleri yüksek, özsaygılı, iyimser ve mutlu olarak nitelendirildikleri bilinmektedir. Bu sebeple ailelerin gelişim çağındaki çocukların sosyal hayatına önem vermeleri gerekir.

Mutluluk, zihinsel ve duygusal değerlendirmelerin bir bileşkesi olarak kavramsallaştırılmaktadır. Günümüzde bu kavrama yüklenen anlamların üç bileşenden oluştuğu görülmektedir. Mia ve arkadaşları bu bileşenleri; yaşam memnuniyeti, olumlu duyguların varlığı ve olumsuz duyguların yokluğu olarak kodlarlar.1 Bu yazıda ergen mutluluğunu arkadaşlık ilişkisi içinde ele alırken konuyu gelişim psikolojisi alanında yapılan çalışmaları temel alarak yorumlayacağım.

Ergenlikte arkadaşlığın önemi

Ergenlerin mutluluğunu sağlayan en önemli etken kurdukları arkadaşlıklardır. Pek çok ergenin en az bir veya iki tane dostu ve birkaç tane de yakın arkadaşı olur.2 Tüm anne ve babaların yakinen gözlemlediği gibi, ergenler zamanlarının büyük kısmını arkadaşları ile geçirirler. Johnson ve Larson bu görüşmeleri yüz yüze, telefon, SMS olarak sınıflamıştı.3,4 Ancak günümüzde sosyal medya daha farklı olanaklar sunarak yeni alanlar açmaktadır.

Ergenler, her koşulda bir fırsat yaratarak yüz yüze görüşmek için çaba harcarlar, telefonla umulmadık saatlerde ve sürelerde konuşurlar, SMS’ler, Whatsapp grupları, sosyal medya paylaşımları günlerinin en can alıcı faaliyetleridir. Arkadaşlarıyla sevinip onlarla üzülürler. Duygu dünyaları arkadaşlarıyla olan bu etkileşimlerle beslenir.

Arkadaşlık ve mutluluk ilişkisi

Ergenlerin arkadaşları ile birlikte vakit geçirmesi olumlu etkiler doğurur. Hatta ergenlere ve çocuklara mutluluklarının sebebi sorulduğunda en yaygın duyulan cevap arkadaşları ile beraber geçirdikleri zamandır.5 Mesela 9 ile 10 yaş arasındaki çocukların anne ve babalarıyla veya kendi başlarına zaman geçirmektense, arkadaşları ile beraber geçirdikleri zamandan daha olumlu etkilendikleri ve yaşla beraber olumlu duyguların arttığı gözlemlenmiştir. Larson ve Richardson’un yürüttüğü çalışmada, bu yaş aralığındaki çocuklarla, 14-15 yaş arasındaki ergenler kıyaslanmıştır. 14-15 yaş grubunda iletişimin ortaya çıkardığı olumlu duyguların daha da artığı gözlemlenmektedir.Yaş ilerledikçe aile dışı iletişim kurma olanağı ve ihtiyacı artar.

2000’li yılların başında Csikszentmihalyi tarafından yapılan araştırmalarda, ergenlerin en sık gerçekleştirdikleri on etkinlik içerisinde arkadaşları ile konuşmanın en büyük mutluluk kaynağı olduğu ortaya çıkmıştır.7

Kutu 

Ergenlerin mutluluk sıralamasında bir numarada yer alan etkinlik arkadaşları ile sohbet ederek geçirdikleri zamandır.

Arkadaşlığın teknoloji boyutu

Teknolojinin özellikle ergenlerin hayatlarının içinde giderek daha çok yer alması arkadaşlık ilişkilerini farklı boyutlara taşıdı. Önceki bölümde paylaştığım, ergenlerin en sık gerçekleştirdikleri on etkinlik içerisinde arkadaşları ile görüşmeyi en üstte konumlandırdıkları bulgusu, aileler için yol gösterici olmalıdır. Zira bu tercih ebeveyn için önemli olan pek çok konudan, ergenlerin ne kadar kolay vazgeçebileceklerinin bir göstergesidir.

Günümüzde sosyal medya kanalları kıyaslanmayacak kadar arttı. O mecralarda “beğeni” almak “fan” bulmak pek çok ergen hayatının merkezinde yer almaya başladı. Belki de günümüzde Csikszentmihalyi’nin araştırması tekrarlansa, sosyal medyadaki popülerlik, ergenleri en mutlu eden on etkinlik içinde en üst mecraya oturabilir.

Arkadaşlığı besleyen bireysel özellikler

Birçok korelasyon analizi ve kesitsel çalışma arkadaşlığın mutluluk üzerindeki yadsınamaz etkisini en ayrıntılı biçimde ortaya çıkartmıştır. Ancak konuya, iletişim boyutu yerine bireysel boyuttan bakılırsa, belki de arkadaşlık ilişkilerinde daha başarılı olan ergenlerin daha mutlu bireyler oldukları düşünülebilir.

Araştırmalar mutlu bireylerin, özsaygılarının ve iyimserliklerinin yüksek, önyargılarının ise daha düşük olduklarını göstermektedir. Mutlu kişiler kendilerinin daha sağlıklı, daha akıllı olduklarına ve çevrelerindeki diğer kişilere kıyasla daha olumlu ve iyi ilişkiler kurduklarına inanırlar.8 Tanımlanan bu özelliklerin, ergenlerin sağlam arkadaşlıklar kurma beceri ve yetkinliklerini arttırdığı söylenebilir.

Sonuç

Ergenlikte aile dışında, arkadaşlarla paylaşılan anların mutluluğu belirlediği görülmektedir. Dijital teknolojilerin içine doğmak, arkadaşlık ilişkilerini her an, her yerde sürdürebilmenin yolunu açmıştır. Mutlu bireylerin sosyal ilişkilerini yönetmekte başarılı bireyler oldukları düşünüldüğünde, ebeveynlerin ergenlik dönemindeki çocuklarını sosyal açıdan desteklemeye önem vermeleri gerekir.

Kaynakça:

  1. Miao FF, Koo M, Oishi S. Subjective well-being. Kitap bölümü: S. A. David, I. Boniwell, & A. C. Ayers (Eds.), The Oxford handbook of happiness (ss. 174–184). Oxford: Oxford University Press; 2013.
  2. Hartup WW. Adolescents and their friends. Kitap bölümü: B. Laursen (Ed.), Close friendships in adolescence (ss. 3–22). San Francisco: Jossey-Bass; 1993.Hartup WW. Adolescents and their friends. Kitap bölümü: B. Laursen (Ed.), Close friendships in adolescence (ss. 3–22). San Francisco: Jossey-Bass; 1993.
  3. Johnson HD. Gender, grade, and relationship differences in emotional closeness within adolescent friendships. Adolescence 2004; 39: 243–255.
  4. Larson RW. How U.S. children and adolescents spent time: what it does (and doesn’t) tell us about their development. Current Directions in Psychological Science 2001; 10: 160–164.
  5. Chaplin LN. Please may I have a bike? Better yet, may I have a hug? An examination of children’s and adolescents’ happiness. Journal of Happiness Studies 2009; 10: 541–562.
  6. Larson R, Richards MH. Daily companionship in late childhood and early adolescence: changing developmental contexts. Child Development 1991; 62: 284–300.
  7. Csikszentmihalyi M, Hunter J. Happiness in everyday life: the uses of experience sampling. Journal of Happiness Studies 2003; 4: 185–199.
  8. Myers DG, Diener E. The pursuit of happiness. Scientific American 1996; 274: 70-72.

Diğer Makaleler

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *

Son Makaleler

En Çok Yorumlanan

Öne Çıkan Videolar

Hayatın Hakkını Vermek

Hayatın Hakkını Vermek | Prof. Dr. Acar Baltaş | TEDxIzmir

Mesleğimi nasıl seçmeliyim?

Kurumların yönetim felsefesini hayata taşıyan insan ve değişim projeleri üzerine çalışan Prof. Dr. Zuhal Baltaş, mesleğinizi nasıl seçmelisiniz konusu üzerine bilgi veriyor.

Hayalini Yorganına Göre Uzat

Prof. Dr. Acar Baltaş, TEDxAnkara'da yaptığı konuşmada istek ve başarı arasındaki ilişki ile "yatkın olduğumuz şeyleri hayal etmenin" önemini anlatıyor.

Öne Çıkan Kitaplar

https://bigritefit.com/tr/