Yatırım Kararlarında Aklın Rolü

İnsanlara yatırımlarını gerçekleştirirken neye dayanarak seçim yaptıklarını sorduğunuzda rasyonel karar verdiklerini söylerler . Yapılan çalışmalar kişilerin yatırımlarını seçerken, rasyonel davranış sergilemediklerini ve var olan tüm bilgiyi değerlendirmeden karar verdiklerini göstermektedir.

Yatırımcıların, yatırım yapmak konusunda iyi zaman olarak adlandırdıkları zamanlar ile sonuçlar arasındaki ilişkiyi Gallup’un yaptığı bir çalışmayla değerlendirdiğimizde; 2000 yılında yatırımcıların % 78’i yatırım yapmak için iyi bir zaman olduğunu, Mart 2003’te ise % 41’i iyi bir zaman olduğunu belirtmişlerdir. Ancak sonuçlar tam tersini ortaya koymuştur. 2003 yılı yatırım yapmak için daha iyi bir yıl olmuştur.

Acemi ve profesyonel yatırımcıların karar verirken yaptıkları hataların ortak özellikleri vardır. 

Yatırımcı ve aşırı güven

Yatırımcıların sıklıkla düştükleri tehlikelerden biri kendilerine duydukları aşır güven olarak tanımlanıyor. Kişinin kendine güvenmesi olumlu karşılanan ve desteklenen bir özellik, ancak yatırım kararlarını verirken bunun olumsuz sonuçları ile karşılaşılabiliyor. Yapılan araştırmalar kişilerin atletik becerileri, sürüş becerileri, liderlik becerileri, ilişki becerileri gibi alanlarda becerilerini abarttıklarını göstermektedir. Aşırı güven yatırımcıların da becerilerini abartmasına neden olabiliyor. Bunun sonucunda yatırımlarını gerçekleştirirken aşırı risk alabildikleri ve portföylerini çeşitlendirmeden kaçındıkları gözlemlenmiştir. Becerilerine olan güvenleri riskleri dengelemekte kullanılması gereken araçların göz ardı edilmesine neden olabiliyor. 

Bilgi yoğunluğu

Bilginin sürekli değiştiği ve fazla olduğu günümüzde yatırımcılar tüm bilgileri değerlendirmek ve analiz etmek konusunda zorluklar yaşamaktadırlar. Dolayısıyla bilgiyi değerlendirmede kimi kısa yollar devreye girmekte. Yatırımcıların düştükleri tuzaklardan biri de geçmişe dayalı istatistikler, geçmişe dayalı analizler ve derinlemesine incelemelerden çok güncel bilgilere daha fazla önem vermek olarak ortaya çıkıyor. Gazete veya televizyonlarda çıkan haberler, son piyasa işlemleri gibi uzun vadeli olmayan anlık verilere dayalı hareket geliştirebiliyorlar. Psikolojide “baş ve son etkisi” olarak tanımlanan algıda seçicilik yatırımcıları da kıskacına alıyor. Bilgiyi değerlendirmede ilk sahip oldukları bilgi ve son elde ettikleri bilgilerin etkisi altında kalabiliyorlar. Öte yandan psikolojide belirgin farka saplantı olarak tanımlanan seçim hatası burada da ortaya çıkıyor. Yatırımcılar aşırı bilgi yükü içinde karar almaları gereken konu ile ilişkili olmayan ama çarpıcı olan bilgilerin etkisi altında kalabiliyorlar. 

Ön yargıya bağlılık

Karar verme aşamasında kimi önyargıların etkili olduğu görülmektedir. En sık rastlanan önyargılardan biri iyi şirket olarak tanımladıkları şirketlerin iyi getireceğine olan inançtır. Kazandırmış olan şirketlerin kazandırmaya devam edeceğine yönelik bir yaklaşım görülmektedir. De Bondt ve Thaler’in belli bir dönemde en çok kazandıran ve en az kazandıran şirketlerden oluşturdukları portföylerle yaptıkları bir çalışmada 3-5 senelik dönemlere baktıklarında önceki başarının sürekli başarıyı getirmediğini, az kazandıran şirketlerin dönem sonunda çok kazandıran şirketler olduklarını gözlemlemişlerdir. Ayrıca insanların bir karar aldıktan sonra kendi kararlarını destekleyen bilgilere aşırı önem verdikleri ancak desteklemeyen bilgileri dikkate almadıkları görülmektedir.

Karar verme aşamasında insanlar önceki deneyimlerinin etkisi altında kalmaktadırlar. Rasyonel olarak sadece o kararı değerlendirmedikleri için önceki başarılarının yatırımcıları almaları mantıklı olan riskten daha fazla risk almaya yönlendirdiği ve önceki kayıplarının ise tedbirliliğin ve kuşkuculuğun artması sebebiyle riskten kaçmaya yönelttiği görülmektedir. 

Zorlayan pişmanlık

Yatırımcıları etkileyen duygulardan biri olarak pişmanlık öne çıkmaktadır. Kayıp yaşayan yatırımcı kaybını ve verdiği kararın yanlış olduğunu kabullenmekte zorlanıyor ve kaybın geçici olacağına inanmak istiyor. Birçok yatırımcının kaybettiği durumlarda almış olduğu hisse senetlerini elden çıkartmak konusunda yavaş davrandığı ve kaybı kabullenememekten dolayı daha fazla kayıp yaşadığı görülmektedir. Diğer yandan yüksek kazanç sağladıkları hisse senetlerini ise satmakta acele ettikleri görülmektedir.

Karar anı ve diğerleri

Başkalarının kararları yatırımcıların kararları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Eğer başkaları belli bir alana yatırım yapıyorsa o zaman aynı doğrultuda yatırım yapmanın doğru bir karar olduğuna dair inancın yükseldiği ve o yönde kararlar alındığı gözlemlenmiştir.

Ayrıca uzun vadeli getiriler yerine yatımcıların kısa vadeli getirilere odaklanmaları sıkça rastlanan hatalar arasında yer almaktadır. 

Tüm bu etkiler yatırım kararları alırken insanların rasyonel olmasını zorlaştırmaktadır. Ekonomik psikoloji, yatırım kararı alırken çok emin olduğumuz, mantıklı karar verdiğimizi düşündüğümüzde nelerden etkilenebileceğimizi ortaya koyarak bizi kararlarımızı bir daha gözden geçirmeye davet ediyor.

Diğer Makaleler

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Son Makaleler

En Çok Yorumlanan

Öne Çıkan Videolar

Hayatın Hakkını Vermek

Hayatın Hakkını Vermek | Prof. Dr. Acar Baltaş | TEDxIzmir

Mesleğimi nasıl seçmeliyim?

Kurumların yönetim felsefesini hayata taşıyan insan ve değişim projeleri üzerine çalışan Prof. Dr. Zuhal Baltaş, mesleğinizi nasıl seçmelisiniz konusu üzerine bilgi veriyor.

Hayalini Yorganına Göre Uzat

Prof. Dr. Acar Baltaş, TEDxAnkara'da yaptığı konuşmada istek ve başarı arasındaki ilişki ile "yatkın olduğumuz şeyleri hayal etmenin" önemini anlatıyor.

Öne Çıkan Kitaplar