Metaverse’ün Hayatımıza Getirecekleri – IV

Metaverse’ün Hayatımıza Getirecekleri – IV

Öte Evrende Var Olmanın Muhtemel Sonuçları

Bu âlemde gezmek ve para harcamak dünyaya bıraktığımız atıkları azaltabilir. Eğitim alanındaki uygulamalar büyük bir atılım yaratabilir. Can sıkıntısını ortadan kaldırabilir. Bunun iyi bir şey olup olmadığı temel bir tartışma konusudur. İnsanın sürekli bir şeyle meşgul olması hem yaratıcılığı öldürür, hem kişisel farkındalığı azaltır hem de gerçek sorunlardan uzaklaştırır.

Diğer taraftan problemli internet kullanımı konusunda yapılan araştırmalardan yola çıkarak insan psikolojisi üzerinde doğuracağı sonuçlar konusunda fikir sahibi olmak mümkün.

Aleksitimi, Oyun Transferi Fenomeni (OTF) ve kullanıcı avatar etkileşimi

Aleksitimi uzun süre duyguların bastırılması sonucunda ortaya çıkan, kişinin kendi duygusal dünyasını tanıyamaması, duygularına yabancılaşma durumudur. Oyun bağımlıları video oyunları sırasında duygularını bastırdıkları için gerçek hayatta da aleksitimik özellikler gösterir ve dış dünyaya karşı künt (duyarsız) bir duruş sergiler. 

Oyun transferi fenomeni “OTF” (game transfer phenomena GTP), bir video oyun ortamındaki etkileşimin dijital simülasyonunu, gerçek hayatta hayali olarak deneyimlemektir. Bu fenomen yoğun olarak WoW (World of Warcraft) oynayan bir oyuncunun, gerçek hayatta insanların başları üzerinde “health bar”larını (zedelenebilirlik düzeyi) gördüğünü söylemesi üzerine araştırma konusu olmuş. Araştırıldığında oyuncuların çoğunun bu durumu belirli ölçüde yaşadıkları anlaşılmış. Oyunda çok uzun saatler geçirmek, duyusal yük, yoğun odaklanma, trans durumu ve duygusal bütünleşme/bağlanmanın OTF’ye yol açtığı görülmüş. Oyun bağımlılarının OTF’yi olumsuz değil olumlu bir durum olarak değerlendirmeleri, konuyu akıl sağlığı açısından daha önemli konuma getiriyor. Bu fenomenle daha sık karşılaşan 15-22 yaş arasındaki oyun bağımlılarının aynı zamanda zihin bulanıklığı ve yetersiz uyku yaşadıklarını da eklemek gerek.

Avatar kullanımı da çok yeni bir şey değil. Daha önce de internette kullanıcıların çoğu gerçek kimlikleri yerine “nick”leri ile temsil edilmeyi tercih ediliyordu. Ancak öte evrende avatarlar sadece soyut sıfatlar değil, üçüncü boyutun eklenmesiyle kişinin ideal egosunun temsili oldu. Avatar kullanımı konusunda yapılan araştırmalar, öte dünyanın insan hayatına getireceği muhtemel sonuçları göstermesi açısından ilginçtir. İnsanlar, çevrim içi ortamda kendilik algılarını yönetmek için seçtikleri avatarlar yargılanmadığı için, kişilerin kendilerini koruma altında hissetmelerine ve gerçek kimliklerini daha fazla saklamalarına imkân veriyor. Kendini saklama eğiliminin kadınlarda daha yüksek olduğu görülüyor.

Kendi kimliklerine yakın avatar seçenler gerçek dünya ile yarattıkları dünyayı farklı görmüyor. Buna karşılık kendilerinden uzak (çok farklı) bir avatar seçenler gerçek dünyadan uzaklaşıyor. Çünkü bu durum gerçek dünyanın imkanlarının ötesine geçmenin mümkün olabileceği algısını yaratıyor. Pringle’a göre avatar ile kişinin fizik benzerliği, özsaygıyı artırıyor, Hou’ya göre de avatarla tutum ve inançların benzerliği aynı sonucu doğuruyor.

Buna karşılık Ducheneaut’un bildirdiğine göre, avatar yüksek bir ideal ben”e dönüştükçe özsaygı azalıyor, depresyonun derinliği artıyor ve Courtois ve ark. çalışmasına göre de patolojik kumar eğilimi artıyor. You ve ark. avatar özdeşleşmesinin sosyal becerilerde düşüklüğe neden olurken, depresyon ve kumar bağımlılığı ihtimalini artırdığını bildiriyor.

Şizofreni benzeri semptomları olanlar için metaverse’ün sunduğu öte evren, gerçek hayattan kaçmak isteyenler için bir güvenli cennet (safe haven) olacak. Öte evrenin, bugün “normal” kabul edilen insanların hayatlarını nasıl etkileyeceği ise yaşanarak görülecektir. Muhtemel sonuç, sanal dünyanın insanları çeşitli ölçülerde gerçeklerden kopartacağı, sorumluluklarından uzaklaştıracağı ve genel popülasyonda hezeyan ve psikotik semptomların daha sık görülmesidir.

Metaverse deneyimi yaşayanların izlenimleri

Wall Street Journal muhabiri Joanna Stern yanına aldığı iki adet Quest VR gözlükle bir otel odasında 24 saat geçirdi ve bu dünyanın mevcut uygulamalarından bazılarını deneyimledi. Stern, Horizon Workroom üzerinden, Spatial uygulamasını kullanarak avatarıyla Zoom benzeri toplantılara katılmış. Daha sonra Microsoft’un Altspace VR’ı ile komedi gösterisi, konser ve sohbet odaları gibi herkese açık gruplarda gezinmiş. Bu evrende en sevdiği uygulama olarak Supernatural’a bağlanmış, Galapagos’ta fiziki aktiveteler içinde yer almış ve en son olarak Guided Meditation ile British Columbia’da Azur Çölü’nde meditasyon yapmış. Bütün bunların sonunda vardığı sonuç şu: “Bir gün yaşadığım sanal gerçeklik, gerçek dünyadan kaçış.”

Parmy Olson Bloomberg’de yayımlanan ”Inside the Metaverse” videosunda, bu âlemde kadın olarak bulunmanın hayli garip ve rahatsız edici olduğunu anlatmış. Ortamda çok fazla erkeğin olduğunu, kadınların azınlıkta kaldığını, kendisinin erkekler tarafından izlendiğini ve rahatsız hissettiğini ve bu tür yaklaşımlardan karşıdaki kişiyi sessize alarak (“mute” ederek) kurtulduğunu anlatmış. Sonuç olarak bu evrendeki ilk izlenimin hiç de olumlu olmadığını söylemiş.

Şu aşamada teknoloji şirketlerinin büyük yatırımlar yaptıkları metaverse konusunda ciddi güvenlik sorunları olduğu anlaşılıyor. Sanal gerçeklik dünyasında taciz, saldırı, zorbalık ve özellikle de nefret söylemlerinin yaygın olduğu görülüyor. Örneğin New York Times’dan Frenkel ve Browning’e göre Dijital Nefretle Mücadele Merkezi’ne (DNMM), VRChat’te her yedi dakikada bir ihlal olayı meydana geliyor.  Metaverse’ün yaygınlaşmasıyla, insanların dijital dünyada istenmeyen dokunuşların gerçekmiş gibi algılanmasının yaratacağı rahatsızlığı fazlasıyla artıracaktır.  Facebook’a ait olan Meta’nın baş teknoloji sorumlusu A.Bosworth, bu rahatsızlıkları anlamlı ölçüde denetlenmesinin mümkün olmadığını, bir iç yazışmada açıkça ifade etmiştir.

Yetişkinleri zorlayan bu deneyimlerden daha önemlisi çocukların karşılaşacakları zorluklar olacaktır. Oculus West gözlükleriyle oynanan VRChat oyununda yapılan 11 saatlik kayıt yüzden fazla sorunlu olay kaydedildiğini bildirdi. Bunların bir bölümünün 13 yaşından küçük çocuklarla ilgili olması sorunun önemini artırıyor.

Sonuç

Son dört yazımız öte evren ile ilgiliydi. Bu alana yönelik ilgi nedeniyle konuyla ilgilenenlerin sayısı ve biriken bilgi artıyor. Gelecek yazımız bütün bu gelişmelerin son değerlendirmesi olacak.

3 yorumlar

Diğer Makaleler

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

3 Yorumlar

  • Okan Can
    17 Şubat 2022, 00:41

    "Gerçek dünyadan kaçış"la birlikte "istenmeyen dokunuşlar"ın da teknolojik teşvik ve hevesle artacağını sosyal medyanın popüler asosyallerinin yine ilgi odağı olacağını ve "öteki evren"de "daha kötüsü neler olabilir ki?"nin cevabını yine suskunlukla bolca alacağımıza göre, azıcık umutla V. Bölümü bekleyip bu yaşanılacak olan "gelişmelerin son değerlendirmesi"ni iyi değerlendirmek kaçınılmaz görünüyor sanırım.

    YANITLA
  • Selim
    17 Şubat 2022, 10:50

    Merhaba,
    11. sınıf bir oğlum var. Normal şartlarda ciddi olarak üniversite sınavına çalışmaya başlaması bir tempo oluşturması gerekiyordu. Ama oyun dünyasından onu koparamıyorum ve yaklaşan sınavın ciddiyetini ona anlatamıyorum. 15 gündür 23:59’da modemi kapatarak kısmen çözmeğe çalışıyorum ama bilgisayardan kalksa da telefonda oyundan ayrılamıyor. Gerçek sorumluluklarına dönemiyor. Bir sürü özel ders aldırıyorum hocalar bir ağızdan "çok zeki ama odaklanmıyor" diyorlar. Sanırım bu benim değil, bir çok insanın ortak derdi yardımcı olabilir misiniz?

    YANITLA
  • Tuba Doğru
    7 Mart 2022, 12:10

    Özellikle öte evreni deneyimleyenlerin bu deneyimi "gerçek dünyadan kaçış" olarak adlandırmaları oldukça kaygı verici…Bu teknoloji ile dünyanın bugünden daha güzel bir yer gelmeyeceği aşikar gibi duruyor 🙁

    YANITLA

Son Makaleler

En Çok Yorumlanan

Öne Çıkan Videolar

Kariyer Yolculuğu ve Mükemmel iş

Prof. Dr. Zuhal Baltaş, Serdar Akdoğar, insanın sunduğu "BAŞKA GÜNDEM" programında  kariyer çıkmazını ve Mükemmel iş var mı sorularına yanıt veriyor.

Prof. Dr. Acar Baltaş “Okullar yüz yüze eğitime hazır mı?” konusu üzerine görüşlerini aktardı

Prof. Dr. Acar Baltaş Habertürk'te Muharrem Sarıkaya’nın sunduğu Gündem programına konuk oldu. Yurtlarda aşı zorunlu olmalı mı? Aşı olan ve olmayan öğrenci aynı odada mı kalacak? Okullar yüz yüze eğitime hazır mı? Habertürk Gündem'de Psikolog Prof. Dr. Acar Baltaş: "Çare toplu ve hızlı hareket etmek. Kurumlara güven oldukça krizler kolay aşılır" diyor ve tüm sorulara

Öne Çıkan Kitaplar

Anket: Kendinizi Deneyin