Bu makalede Leyla Kolukısa tarafından değerli KAYNAK okurları için Şişecam’ın eğitime yaklaşımı ve gerçekleştirilen projeyle ilgili Tanju Kişmir’in soruları cevaplanmıştır.
Baltaş Grubu olarak, proje mantığı içerisinde toplam 80 Şişecam yöneticisiyle 2010-2014 yılları arasında 5 grup olmak üzere “Liderlik Akademisi Projesi”ni yürüttük. Şişecam Eğitim Yöneticisi Metin Arslan ve proje danışmanımız Leyla Kolukısa, değerli KAYNAK okurları için Şişecam’ın eğitime yaklaşımı ve gerçekleştirilen projeyle ilgili Tanju Kişmir’in sorularını cevapladı.
Son yıllarda kurumlarda “Liderlik Akademisi” başlığı altında gerçekleştirilen çalışmalar yaygınlaştı. Böyle bir projenin amacı nedir ve etkinliği neye bağlıdır?
L. Kolukısa: Bu çalışmalar, yönetici olacak çalışanları yeni görevlerine hazırlamak ve mevcut yöneticilerin görevlerinde üst düzeyde etkin olmalarını sağlamak için liderlik yetkinliklerini güçlendirmek amacıyla yapılmaktadır. İhtiyaçların belirlenmesiyle şekillenen, bu çalışmalarda yer alması öngörülen çalışanlar, “Benim şu konularda gelişmeye ihtiyacım var, şu özelliklerim bu ihtiyacımı karşılamak için gelişim alanımı göstermektedir” yorumunu rahatlıkla yapabilmelidir. Aksi takdirde bu çalışmalar, fakültelerde alınması gereken pedagojik formasyon gibi algılanmaya mahkum olur. Ancak çalışanların bilgiyi bulmasında, kendi gelişim alanlarıyla bağlayarak yorumlamasında ve uygulamasında başarılı olan projeler kurumlarda dönüşümü sağlayacak etkiyi yaratır.
Sayın Arslan, gerçekleşen projeyle bağlantılı olarak, Şişecam’ın eğitimlere yaklaşımını nasıl özetlersiniz?
M. Arslan: Her yıl, önceki yıllardaki gruptan daha yüksek motivasyonla katılımcılar projeye başladılar. Bu artan ilgi, projenin ne kadar sahiplenildiğinin, iş kültürüne ve iş sonuçlarına gerçek anlamda yansıtıldığının en önemli göstergelerinden biridir. Projenin kuruma en önemli kazancı, kurum kültürünü oluşturan Şişecam’ın 2020 vizyonu çerçevesinde belirlenen hedeflere ekiplerinde anlam duygusu yaratan liderlerle ulaşmasını destekleyen bir sürecin yaşanmasıdır.
Tanımaya ve tanımlatmaya dayalı bu tür projelerle ilgili yaygın kanı, katılan yönetici adaylarının bu projelere daha çok ölçme aracı olarak bakıp tedirgin olacakları yönündedir. Halbuki önemli olan onların hayat kaliteleri için olağanüstü bir fırsat ve gelişim aracı olarak bu eğitimlerden faydalanmalarıdır. Günümüzde değişim kaçınılmaz bir olgudur. Bu döngüde tedirginlik ve şüphe duymak yerine, Şişecam çalışanları projeyi sahiplendiler. Ardından da kurumumuz bu projedeki eğitimlerden beslendi. Şişecam daima daha iyisini hedeflediği için, eğitimler bu süreci çok iyi desteklemeliydi.
Şişecam olarak, “Liderlik Akademisi Projesi”nde neleri hedeflediniz?
M. Arslan: Liderlik Akademisi’nin ana hedefini, liderin kurumumuzun stratejisi doğrultusunda kendi potansiyelini performansa dönüştürmesi olarak belirledik. Söz konusu çalışmada öncelik verilen ve görevi etkin kılan başlıca öğe, iş ve ilişki boyutunu dengelemek olarak tanımlandı. Önceliklerimizi ve hedeflerimizi kararlaştırdıktan sonra, belli konular üzerinde fikir ürettik. Teşvik edecek kaynakları bilmenin yönetimi kolaylaştırdığı yönünde fikir birliği sağlandı. Elbette, bu çalışmaları Baltaş Grubu’yla ortak hareket ederek gerçekleştirdik.
Projedeki eğitim seminerleri öncesinde nasıl hazırlıklar yapıldı?
L. Kolukısa: Projenin etkinliği her adımda yeni yol ve yöntemlerle en üst düzeye taşındı. Baltaş danışmanlarımız, projeye başlarken katılımcılara projenin içeriği, yöntemi ve süreci konusundaki adımları tüm ayrıntıları ile aktardı. Katılacak lider adaylarına “Hogan Liderlik Pusulası” testi uygulandı. Onların potansiyel özellikleri, baskı altındaki özellikleri ve değerleri ölçülerek güçlü alanları ve fırsat alanları belirlendi. Bu sayede kişilerin baskı altındaki tutumlarını tanıması ve buna uygun ilerlenmesine olanak sağlandı. Daha sonra Baltaş Grubu’nun “Cevher Değerlendirme Merkezi” çalışmalarıyla, adayların kurum yetkinlikleri konusunda değerlendirilmesi yapıldı. Ardından her bir adayla ayrıntılı görüşmeler gerçekleştirildi. Bütün gelişim çalışması süresinde bu değerlendirmelerden elde edilen sonuçlar katılımcıların önlerinde oldu ve yollarını bulmalarında rehber olarak kullanıldı. Proje danışmanlarımız, her çalışmayı kişilik özellikleriyle bağlayarak, kendilerine verilen geribildirimi katılımcıların daha iyi anlamalarını sağladı.
Ortaya çıkan sonuçlar doğrultusunda, ihtiyaç analizi yapılarak grubumuzun AR-GE’si tarafından “ters yüz öğrenme” yöntemi için malzemeler hazırlandı ve çalışmanın çerçevesi oluşturuldu. Eylem tablolarında seminer konu başlığıyla ilgili üzerinde düşünülmesi ve yanıtının hazırlanması gereken soruları, makaleleri, kitapları ve izlenmesi önerilen filmleri önceden belirledik. Seminerin başında bu hazırlıkları paylaşarak, katılımcıların ana mesajı ve yöntemlerini oluşturmalarını sağladık ve daha sonra bu bireysel keşfin üstüne bilgilendirme sürecini gerçekleştirdik. Yapılan seminerlerde de hedef izleme çalışması, iş simülasyonları ve bireysel koçluk görüşmeleri yürütüldü. Katılımcılar proje boyunca bilgiyi, vakalar ve iş oyunları ile deneyimleme şansı buldular. İzleme çalışmalarında bilginin ne kadar hayata geçtiğini ölçümleme olanağı doğdu. Bireysel görüşmelerle başlangıç noktası ile gelinen yer ve nereye doğru gideceği konusunda yol haritası çıkarıldı.
Yapılan çalışmalar ve eğitimler Şişecam’a neler kattı?
M. Arslan: Projeye katılan Şişecam çalışanları, kurum içinde bu projeye seçilmesinin bir prestij olduğunu düşünerek hareket etti. Ayrıca seçildikleri için çok şanslı olduklarını dile getirip gururlandılar. Bu coşkulu başlangıçlar, grup içinde ortaya çıkan dayanışmayı, birbirinden öğrenme isteğini ve ekip ruhunu pekiştirdi. Ayrıca bizleri geleceğe taşıyacak yönetim kadrosunun verimliliğini arttırdı. Bir yandan da onlara, bir sonraki projede yer alması gereken arkadaşlarının, bu süreçten en üst düzeyde faydalanmalarına nasıl destek verebileceklerini düşündürttü. Anlam duygusunu yaşayan ve yaşatan liderlerimiz olmanın yolunu açtı. Katılımcılara yansıyan bu olumlu geri dönüşler elbette ki aynı şekilde kurumumuza da yansımış oldu.
Bir eğitimci gözüyle, projeyi başarılı yapan unsurlar sizce nelerdir?
L. Kolukısa: Bu çalışmanın başarılı olmasının da rol oynayan faktörlerden biri, grupların projeye merak ve istekle gelmeleridir. Bu süreçte katılımcılar bilgiyi özümseyerek, bunu kendi iş rollerine ve konularına bağladılar. Güçlü ve fırsat alanları arasında bağlantı kurarak kendilerine özel davranış tanımları çerçevesinde ilerlediler. Birbirlerinin kişilik özelliklerini çok net tanımlayabilmeleri ise, işlerinde sağlayacakları avantajın boyutlarını görmelerine imkan verdi. Yeni katılımcılar bir önceki projede yer alan arkadaşlarındaki farklılıkları gözlemlediler ve bu farkı neyin yarattığını merak ettiklerini ifade ettiler. Olumlu duygular, projenin hızla yol alması ve ortaya çıkan sonucun projenin başarılı olmasında kilit unsurlar olduğunu düşünüyorum.
Yepyeni bir yöntemi uygulamaya koyduğumuz bu projeyi farklı kılan özellikler sizce nelerdir?
M. Arslan: Hem katılımcılarımız, hem de Baltaş tarafından değerlendirdiğimde katılımcıya sunulanın bir hizmet değil, katılımcıyla birlikte yaratılan bir süreç olması bizim açımızdan çalışmayı en farklı kılan özelliktir. Öte yandan bu çalışma, öğrenme sorumluluğunun daha çok katılımcıda olduğu, öğrenme zeminini koç eğitmenin hazırladığı, öğrenme kültürü yaratan ve katılımcıya “Hah! İşte bu. İşte buldum.” dedirten bir süreç oldu. Tüm bunlar da, süreç boyunca liderlik alanında projeden alınan verimi en üst noktaya taşıdı.
Söyleşimizin sonunda, Liderlik Akademisi ve sonuçları konusunda neleri vurgulamak istersiniz?
L. Kolukısa: Liderlik Akademisi, lider yetiştirmek ve desteklemek için alınması gereken bir hizmet değil, lider ve lider adaylarının potansiyelini performansa çevirmenin yol ve yönteminin bulunduğu özgün bir keşif yolculuğudur.
Sizlerle katılımcı görüşlerini paylaşırsak, süreç ve sonuçlar konusunda daha net bir görüş kazanılabilir;
“Ekibimi ve özellikle kendimi kişilik olarak doğru değerlendirme fırsatım oldu. Öğrenilenlerin üzerinde düşünmek bile oldukça eğiticiydi. Ekibimle ilgili bu değerlendirme sayesinde, ilişki yönetiminin daha da geliştirilmesi söz konusu oldu. Bu durumun etkileri ise işe olumlu olarak yansıdı. Eğitimde verilen hedeflerle ilgili bence en temel zorluk, eğitim bittikten sonra bir ay boyunca orada görüşülen ve üzerinde durulan konuların unutulması tehdit oluşturuyordu. Ancak eğitimin yararlılığı sayesinde birçok kişi (ikili görüşmelerden öğrendiğim) kendine hatırlatmak için çaba göstermeye başladı. Katılımcılar bir araya geldiği zaman birbirlerine hatırlattı. Bu durum, eğitimin beğenildiğinin ve eğitime sahip çıkıldığının kanıtıydı.”
Hande Sesigür
“Eğitim süreci öncelikle kendimi tanımamı sağladı. Bu sayede ilk olarak kendimi yönetmeyi öğrenmeye başladım. Bazı davranışlarımın nedenlerini anlamlandırdım. Kendimin bile tasvip etmediği bazı davranışlarımı değiştirmenin çok kolay olmadığını, ama istersem yönetebileceğimi gördüm. Ancak işi akışına bırakırsanız ve müdahale etmezseniz her şey eskisi gibi gerçekleşecektir. Hedeflerimi gerçekleştirirken yaşadığım zorlukları, hiç denenmemiş yolları kullanarak veya alışılmışın dışına çıkarak aştım. Çünkü bu yöntemin eğlenceli ve yaratıcı olduğunu düşünmüşümdür. Bunu davranışlarda neden yapmayayım dedim.”
Mahir Küpeli
“Şimdiye kadar katıldığım en iyi eğitim süreydi. Kendimi tanımak ve değerlendirmek adına bir pencere açtığı için anlam duygusu yarattı. Çok zevk aldığım, ayırabildiğim maksimum zamanı ayırabildiğim bir eğitim süreci oldu. Bence kariyer planı lider olarak çizilen herkes bu eğitimi mutlaka almalıdır.”
Halim Kubat
“Aldığım eğitimlerde hedef belirleme aşamasında, testlerde aldığım sonuçlar sonucunda eksik olduğunu düşündüğüm alanlara yönelmeye çalıştım. Hedefleri gerçekleştirme çalışmaları sırasında yapmayı ihmal ettiğim veya zorlandığım noktalarla ilgili farkındalıklar yaşadım. Bu farkındalık ve hedefleri gerçekleştirme sonrasında gördüklerim, eksik yaptığım şeylere daha fazla zaman ve emek harcamak için motive etti. Eğitimlerde aldığımız bilgilerin ve öğrendiğimiz yöntemlerin, iş ve özel hayattaki etkilerini görmek, öğrendiklerimizi bir an önce hayata geçirmek için teşvik etti. En önemli etkilerinden biri farkında olduğumuz veya olmadığımız kişilik özelliklerimizi sık sık sorgular hale geldik. Gerek özel gerekse iş hayatındaki davranışlarımızı değerlendirme fırsatımız oldu. Ayrıca eğitimlerin uzun bir periyoda yayılmış olması, sıkmadan ve katılımcıyı harekete geçirerek yapılması ve sonrasında yapılan izleme çalışmaları eğitimlerden beklentimiz üzerinde yararlanmamızı sağladı. Sahip olduğumuz özellikleri istediğimiz sonuçlar için doğru kullanmamız yönünde tetikleyici bir etki yarattı.”
Adil Koyuncu
“Yaşadığım ve çabaladığım değişim sürecinin dışarıdan hangi şiddette algılandığını tespit etmem zor. Ancak bazı katılımcıların program sonunda gelişim fırsatlarını ne kadar iyi değerlendirdiklerini hayranlıkla izliyor ve kendi adıma cesaretleniyorum.”
Ayhan Aydemir

Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *