İş yerinde geri bildirim potansiyelimizi performansa çevirebilmemiz için izlenmesi gereken bir adım. Bu makalede insanları geliştirecek şekilde etkili geri bildirim vermenin önkoşulları anlatılıyor.
Günlük hayatımızda, farkında olalım veya olmayalım, sürekli geri bildirim alıyoruz ve veriyoruz. Çocuğumuzun hareketini tasvip etmediğimizde kaşımızı kaldırmamız da aslında bir geri bildirim, arkadaşımızın hoşumuza giden bir hareketine gülümsememiz de… İş yerinde ise bu ayrı bir önem taşıyor. Çalışma arkadaşlarımızın performanslarındaki artış büyük ölçüde gelişimlerini destekleyecek geri bildirimlere bağlı. Peki, ister iş yerinde, ister özel hayatta değer verdiğimiz insanları geliştirecek geri bildirimleri ustalıkla nasıl verebiliriz?
Güvenli alan ihtiyacı
Burada kilit kelime belki de değer verdiğimiz insanlar. Bizi büyüten geri bildirimleri bizleri tanıyan, gerçekten önemseyen insanlardan alıyoruz. Bizi yeterince tanıdığına inanmadığımız insanların bizim hakkımızda yaptıkları eleştirilere ise şüpheyle yaklaşıyor, onlara darılıyor, söylediklerine üzülüyoruz. Bunun sebebi aramızdaki ilişkide güvenli, sıcak bir alanın daha yaratılmamış olması.
Herkesin kendini rahat hissettiği, kendisi olabildiği, davranışlarının nasıl algılanacağına dair kaygısının olmadığı, açık bir alandan bahsediyorum. Bu alanın yaratılmasında her iki tarafın da eşit derecede sorumluluğu var. Biz kendi üstümüze düşen kısmı yerine getirip ilişkiyi anlayış ve sevgiyle dürüstçe beslemeliyiz. Aklımızda tutmamız gereken ise her şeyin elimizde olmadığı. Elimizden gelenin en iyisini yapsak dahi, karşı taraf buna aynı içtenlikle karşılık vermiyorsa ilişki gelişemiyor. Bazen samimi çabalarımızın istenmeyen sonucu hayal kırıklıkları da olsa, karşılıklı güvene dayalı ilişkiler yalnızca samimi çabayla kurulabilir. Hayatta neyi beslerseniz onu büyütürsünüz.
Geri bildirimin niyeti
Geri bildirim sırasındaki niyetimiz her şeyden daha önemli. Neden geri bildirim veriyoruz? Kendimizi iyi hissetmek, karşı taraftan daha iyi bildiğimizi göstermek için mi; yoksa gerçekten o insanı kalben düşündüğümüz ve gelişmesini istediğimiz için mi? En değerli ve işe yarayan geri bildirim anında verilen övgüdür. Eleştiri ise, her ne kadar arkadaki niyet pozitif de olsa, içimizde bir şeyleri sıkar, daraltır. Kırılırız ve geri bildirimi hayata geçirmemiz zorlaşır. Onun için değer verdiğimiz insanların, doğru yaptıkları şeyleri yakalayacak kadar dikkatli olup översek o davranışların çoğaldığını görürüz. Övgüyü topluluk içinde verirken, yergiyi bire bir vermemiz daha uygun olacaktır. Geri bildirim verdiğimiz sırada sık sık şöyle tepkilerle karşılaşabiliriz: ‘’Yok öyle değil, ben o şekilde yapmam, kabul etmiyorum, yanlış düşünüyorsun, aslında ben öyle değilim, sadece bu olayda o şekilde davrandım.’’ Bu tepkiler size ne söylüyor? Birincisi, ilişkide o sıcaklığı, güveni yakalayamamışız, ikincisi karşı taraf söylediklerimizi duymaya, yüzleşmeye hazır değil. Ya da o davranışı ortaya çıkaran koşulları bizden çok daha farklı yorumluyor.
Geri bildirim sırasında şunu aklımızda tutmamızda fayda var. Herkes istediği şekilde yaşamakta ve davranmakta özgür. Biz kendi tecrübelerimizden yola çıkarak her zaman ve her koşulda doğru olacak tavsiyeleri istesek de veremeyiz. Kendi doğrularımız, öğrendiklerimiz evrensel doğrular olmayabilir. Karşı tarafın kendisi için en doğrusunu düşünüp bulması için alan açmalıyız. Eğer kişi bizden yardım istemiyorsa ona saygı duymalıyız. Zaten isteseniz de yardım istemeyen bir insana hazır olana dek yardım edemezsiniz. Enerjinizi size ihtiyaç duyan insanlara saklayın.
Sonuç
Geri bildirimden bahsederken çoğunlukla astlarımıza verdiğimiz geri bildirimler aklımıza gelir. Aslında üstlerimizin de bizden geri bildirim almaya bir o kadar ihtiyaçları var. Doğru yaptıklarına inandığımız konularda onları övmekten utanmayalım. Yanlış yaptıklarına inanıyorsak da açık sözlülükle ama uygun dille ve ustalıkla bunu ifade etmeyi öğrenmeliyiz. Eleştirdiğiniz, amirinizin kimliği olmamalı, entelektüel anlamdaki kararı ya da davranışı olmalı. İkisi arasında büyük fark var. Birincisi kişiliğe yönelirken hakaret olarak algılanabilir, öbürü ise sadece davranışa, karara yönelik olduğu için kabul edilmesi kolaylaşır.
Hatırlayalım, her iyi liderin kararlarını sorgulayabilecek kadar cesur ve donanımlı astlara ihtiyacı vardır. Bizler de amirlerimizden geri bildirim alırken dinlemeye ve değerlendirmeye açık olursak, öğrenmek ve gelişmek için fırsat yakalamış oluruz.

Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *