Kurumsal Güvene ve İşlem Güvenliğine Sistemsel Bir Bakış

Yeni bir veri tabanı niteliğinde olan blok zinciri, dünyada bütünüyle iş yapış biçiminin ve yasal düzenlemelerin değişmesine sebep olmuştur. Geleneksel veri tabanlarına göre daha hızlı, siber ortamda daha güvenli, daha ekonomik ve güvenilirdir. Dijital hak yönetimine sağladığı adalet, mimari yapısı sebebiyle siber saldırılara karşı güçlü duruşu ve gizlilik esasi sebebiyle hükumet kurumlarından şirketlerin insan kaynakları bölümlerine kadar birçok alanda kullanımı artmıştır.

Blockchain kelime dizisi olarak blok zinciri anlamına gelir. Blok zincirini kısaca tanımlarsak; dijital sistemlerde bilgi veya verilerin bloklar halinde zincir halkaları gibi birbirine bağlanmasıve bu blokların onaylandıktan sonra kırılamaz ve değişemez bir zincir oluşturmasıdır. Dijital alanda bir devrim niteliği taşıyan blok zincirini yeni bir “veritabanı” sistemi veya”işlemler logu” olarak tanımlamak mümkündür. Ancak aşağıda anlatılacaklarda da görüleceği gibi, bu teknolojinin hayatımıza getirdiği fark sadece yazılım sistematiğinin ötesinde, dünyada bütünüyle iş yapış biçiminin ve yasal düzenlemelerin değişmesidir.

Blok zinciri, veri tabanı alanında, daha karmaşık, gelişmiş ve verilerin özelleşmesini sağlayan yeni bir teknolojidir. En basit haliyle, blok zinciri teknolojisi bugünün ve geleceğin ihtiyaçlarına cevap verecek incelikte ve ayrıntıda yeni bir veri tabanı mimarisi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Geleneksel veri tabanına kıyasla blok zinciri

Günümüzde, güven duygusu ile faaliyet göstermek için aracı kurumlara bağlıyız. Örneğin, para transferlerinde bankalara veya bir gayrimenkul alım satımında avukatlara işimizi devrederiz. Bu aracı kurumların sağladığı belgeleme, resmi tasdik, alıcının-satıcının kimliğini onaylama, paraları doğru hesaplardan çıkartıp doğru hesaplara iletmek gibi katma değerler faydalı, güvenli ve hızlı işlemlere imkan verir. Ancak yürürlükte olan yapının işleyişinde bazı sorunlar bulunmaktadır. Bu sorunları 4 ana başlık altında toplayabiliriz:

  1. Her şeyin tek merkezde olması: Veri tek bir kurumun bünyesi altında olduğu (ve de çoğu zaman enkripte olmadığı) için, hacklenip, değiştirilmesi veya izinsiz bir şekilde sistemin dışına çıkartılması riskini taşıyor.
  2. Yavaş olması: Örneğin uluslar arası banka para transferlerinin tamamlanması günler sürebiliyor.
  3. Aracı kurumların aldıkları pay: Avukatlık, banka, emlak vb. para transferleri için alınan “işlem masrafları”nın boyutu.
  4. Kişisel verinin birçok kaynakta toplanması: Bireylerin kendileri hakkında toplanan verilerden haberdar olamamaları ve bu verilerin nasıl kullanıldığını kontrol edememeleri.

Buna karşılık olarak, blok zinciri mimarisi kapsamında geliştirilen veri tabanlarının geleneksel bir veri tabanına kıyasla sunduğu yararları şöyle sıralayabiliriz:

  1. Daha hızlı olması
  2. Siber ortamda daha güvenli çalışması
  3. Daha ekonomik olması
  4. Sadece geçerliliği onaylanan verileri barındırması

Güven ve şeffaflık temin eden bu teknolojinin ilk kullanımı bitcoin olarak bilinen dijital kriptik para birimi ile 2008’de ortaya çıkmıştı. Genel olarak bitcoin ve blok zincirikelimelerinin dönüşümlü olarak birbirleri yerine yanlış biçimde kullanıldığını gözlemlemek mümkündür. Esas olarak bitcoin, blok zinciri teknolojisinin sunduğu platformda işleyen bir mekanizmadan ibarettir. Yani esas devrimsel olan, dijital dünyanın bundan 5-10 yıl sonra işleyişini baştan sona değiştirecek olan blok zinciri teknolojisidir.

Teknik detaylara girmeden, özetle blok zincirin günümüz iş hayatına sağlayacağı şu avantajlar söz konusudur.:- Dağınık ağ üzerinde katılımı olan birçok bilgisayarda kriptik şekilde güvenle bilgilerin sadece ‘orijinallerinin’ kayıtta tutulması ve bu bilgilere yapılan her işlemin kaydedilmesi.- Kayıt edilen bilgilerin, birbirlerini “tanımayan” bilgisayarlar tarafından tutulması ve gerekirse hepsi tarafından onaylandıktan sonra değişikliklerin kayda geçmesi ile, üçüncü bir kurumun güvence/teminat vs. gibi herhangi bir katkısı veya konuya dahil olma gereksinimi kalmaması.- Kriptonik alt yapısından ötürü, gerekirse tamamen gizliliğe imkan sunuması.- Fikri hakların ve telif haklarının korunması; bir dosyanın / verinin ‘kopya’sının değil sadece ‘orijinal’inin işlem görüp kayıtta olması.

Blok zincirinin kullanım alanları

Artık birçok alanda bu teknolojinin nasıl kullanılabileceği araştırılmaktadır. İlk etapta bu teknolojiden nasıl faydalanılacağını araştırıp geliştirmek için finans sektörünün harekete geçtiğini görüyoruz. Finansın büyük oyuncuları son 3 yıl içerisinde giderek artan miktarlarda bu teknolojiye yatırım yaptılar.

Yukarıda sıralanan özelliklerden sonuncusu, fikri mülkiyet (intellectual property) konusunda ciddi bir adalet imkanı sunuyor. Dijital haklar yönetimi (digital rights management) başlığı altında ele alınan hükümler eser sahiplerinin haklarını korumayı öncelikli hale getiriyor. Kitap, müzik, film veya görsel sanatların dijital ortamda telifsiz yayılımını engeller nitelikte. Dijital olarak kopyalanan (indiriler) bir eserin tek bir sahibinin olmasını temin ediyor. 2015 yılında, İngiliz şarkıcı Imogen Heap, korsan endüstrisine ve müziğin devleri iTunes, Spotify vb’lerinin kendilerine aldığı cömert paylara karşı bir alternatif olarak şarkılarını blok zinciri platformu üzerinden satışa sunmaya başladı. 

Mimari yapısı sebebiyle hem siber saldırılara karşı son derece güvenli oluşu, hem de sadece geçerliliği onaylanan verileri barındırdığı için yönetimi daha kolay ve güvenli olan blok zinciri platformlarının sunduğu bir başka avantaj da hassas ve gizli bilgilerin saklanmasıdır. Buna örnek olarak, Estonya hükûmetinin 2016’nın başında 1 milyon kişinin sağlık dosyalarını blok zinciri platformu üzerine kaydedip güvence altına alması gösterilebilir. Kişilere ait verilerin güvenle muhafaza edilmesi konusunda şu ana kadar bu bağlamda atılmış en büyük adımdır. 

Yakın gelecekte blok zincirini şirketler kendi içlerindeki kritik ve gizli kalması gereken hassas veriler için kullanacaktır. Örneğin, çalışanların şirket için oluşturdukları dokümanları (sunum dosyası veya pazar değeri olan herhangi başka bir doküman) sistem dışına taşımasına izin vermeyen ve kurumdan ayrılması durumunda, bu ve benzeri “değerli” dokümanları kullanmasını önleyen bir altyapı imkanı sunmaktadır. Global şirketlerde İK bölümlerinin, çalışanlarının psikometrik ölçümlerini, 360 veya benzeri değerlendirmelerini, performans değerlendirmelerini ve benzeri özel bilgilerini topladıkları dosyaları enkripte bir koruma ile saklamaları ve kendi bünyeleri altındaki diğer şirketler ile de bunu güvenli bir şekilde paylaşmaları mümkün olacaktır.

Sonuç 

Bu teknoloji şeffaf (herkes tarafından anında izlenebilir veya geriye dönük olarak yapılan işlemler sorgulanabilir), dağıtık (uygulamayı kullanan ve protokola dahil edilmiş her işlemci tarafından anlık izlenebilir) ve veri bütünlüğünü korunan (ağdaki kişiler tarafından oybirliği ile onaylanan verilerbloklar halinde korunur ve geriye dönük değişiklik mümkün değildir) bir sistem olduğu için kurum ve birey verilerinin üçüncü şahıslara ulaşması, onlar tarafından kullanılması veya değiştirilmesine imkan vermez. Blok zincirinin getirdiği bu zihniyet değişikliği bizi, bireysel bilgi illüzyonundan kurtarmakta, kolektif zihniyeti yansıtmaya imkan sağlamakta, kaynağı izlenebilir verinin gelişimini ve değişimini somutlaştırmakta, sistemin işleyişini kolaylaştırdığı için değişimin hızına yetişmeyi sağlamaktadır.

Diğer Makaleler

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *

Son Makaleler

En Çok Yorumlanan

Öne Çıkan Videolar

Hayatın Hakkını Vermek

Hayatın Hakkını Vermek | Prof. Dr. Acar Baltaş | TEDxIzmir

Mesleğimi nasıl seçmeliyim?

Kurumların yönetim felsefesini hayata taşıyan insan ve değişim projeleri üzerine çalışan Prof. Dr. Zuhal Baltaş, mesleğinizi nasıl seçmelisiniz konusu üzerine bilgi veriyor.

Hayalini Yorganına Göre Uzat

Prof. Dr. Acar Baltaş, TEDxAnkara'da yaptığı konuşmada istek ve başarı arasındaki ilişki ile "yatkın olduğumuz şeyleri hayal etmenin" önemini anlatıyor.

Öne Çıkan Kitaplar

https://bigritefit.com/tr/