Zihniyet Değişikliği İçin Yol Haritası

Zihniyet Değişikliği İçin Yol Haritası

Zihniyet nedir? Zihniyet değişikliği neden gerekli?

Zihniyet, yerleşik düşünce kalıpları, gelenekler, değer yargıları, alışkanlıklar ve kültürel değerler gibi birçok değişkenin etkileşimiyle oluşan düşünme tarzıdır. Aslında anlayışı ifade eder.

Bildiklerimiz artık yeni beklentilere cevap vermede yeterli olmamaya başladığında, mevcut düşünce kalıplarımızla yeni sorunları çözemez olduğumuzda, bakış açımızı değiştirmek zorunda kalırız. Zihniyet değişikliğini gerçekleştirmek kolay değildir. Zihin rahatlığa çok düşkün olduğundan, en açık fikirliler bile konfor alanlarının dışına çıkma noktasında değişime direnç gösterirler. Bu nedenlerle değişim süreci epey sancılı geçer.

“Ön yargıları yıkmak, atomu parçalamaktandaha zordur.” demiş Einstein. Ancakgelişime uyum sağlamak ve ilerleyebilmek için zihniyet değişikliğinden başka seçeneğimiz olmadığı da kesin.

Peki zihniyet değişikliği için neler yapmamız gerekiyor? Nelere ihtiyacımız var?

Zihniyet değişikliği için öncelikle farkındalık gereklidir. Bir değişim ihtiyacının varlığını fark etmekle başlar değişim. İkinci aşama ise istemek ve inanmaktır. Eğer bir değişim için yeterince istekli değilsek ve bu değişimin gerçekleşeceğine yeteri kadar güçlü inanmıyorsak, iç ve/veya dış dirençlerle karşılaştığımızda mevcut alışkanlıklarımıza kolayca geri döneriz. Yeni nörolojik yollar oluşturduğumuz bu zahmetli ve uzun süreçte yoğun bir çaba harcamamız gerektiğinden, sabırlı olmak ve ısrarla işin peşini bırakmamak gerekiyor.

Bu aşamada sizlere istekliliği / inancı ölçmeye yönelik kolay ve hızlı sonuç veren bir uygulama aracını paylaşmak isterim; “Ölçek oluşturma”. Bu araç ile anlayışınızı değiştirmek istediğiniz konuyla ilgili 1 ile 10 arasında puan vererek istekliliğinizi / inancınızı hangi düzeydealgıladığınızı görünür hale getirebilirsiniz. Eğer bu puanlamada düşük rakamlar elde ederseniz, hiç yola çıkmak için enerjinizi ve zamanınızı harcamayın derim. Yola çıksanız bile, o yolda kararlılıkla yürüyemeyeceğiniz için istediğiniz sonuca ulaşmanız mümkün olmayacaktır. Hatta yaşadığınız başarısızlık hissi belki sonraki adımlarınızda size farkında olmadan zihinsel bir engel oluşturacaktır.

Robert Dilts’in geliştirdiği mantıksal boyut sistemine göre (Şekil 1) seçme şansımızın olmadığı çevreye doğarız. Davranışlarımız ve becerilerimiz bu çevrede gördüklerimiz ve öğrendiklerimizle oluşur. Bütün bu çevre, davranış ve yetkinliklerimiz, hatta edindiğimiz beceriler bize ait değerlerin oluşmasını sağlar. Aslında değerlerimiz, bir anlamda inançlarımızdır. Sonrasında da bizi çevreleyen kimliğimiz oluşur.

Şekil 1. Mantıksal algı boyutları.

Ama bir gün olur da davranışlarımızı değiştirmek istersek bu sefer piramidin üst kısmından aşağıya doğru harekete geçmemiz gerekir. Kimlik en üst katman olarak piramidin tepesinde tanımlanır. Zihniyet değişikliğinin kendi kimliğimizde ne anlama geldiğini ve bu değişikliğin bizim için önemini/değerini fark etmemiz gerekiyor ki, sürekli ve tutarlı bir davranış değişikliği gerçekleşebilsin. Bu demek oluyor ki, sahip oldukları değerleri sorgulayabilen insanlar değişime daha açıktır.

Bir zihniyeti/anlayışı benimseyip, ona ait kimi değerlerin benimsenmemesi o zihniyetin/anlayışın çok kısa sürede bozulmasına neden olur. Benimsediğimizi söylediğimiz zihniyete uygun olan davranışları sergilemediğimiz durumlar aslında tam da bu duruma örnek olarak karşımıza çıkıyor. Gerçek değeri ortaya çıkardığımızda, davranışımızı değiştiriyor ve değişimin sürekliliğini sağlayabiliyoruz.

Mantıksal boyutlar, değişime başlanacak en doğru noktayı tanımlama aşamasında gerekli bilgileri toplamak için kullanılır ve değişimi yönetmek için önemli bir araçtır. Aynı düzlemden bakarak değişimi gerçekleştirmemiz mümkün değildir. Bir değişim başlatmak istediğimizde muhakkak piramidin bir üst basamağından olaylara bakmamız gerekir.

Etki ettiğimiz kişilerde bir zihniyet değişikliği yaratmak istiyorsak nelere dikkat etmeliyiz?

Bir nebze de olsa, insanın kendi zihniyetini değiştirmesinin bir grubun veya ekibin zihniyetini değiştirmesine göre daha kolay olduğunu düşünüyorum. Çünkü burada sorumluluk gibi inisiyatif de tamamen kendi elimizdedir. Ama bir ekibin veya grubun zihniyetini değiştirmek istediğimizde burada farklı yetkinlikler de devreye giriyor. Etki alanımızın dışına çıkmamız gerekiyor. Bu nedenle şirketlerde zihniyet değişikliğini gerçekleştirmek çok daha emek ve süre gerektiren bir olgu olarak karşımıza çıkıyor.

Peki kendi zihniyetimizi ve hatta en yakınınızdaki kişinin zihniyetini değiştirmek bile bu kadar zorken zihniyet değişikliğini hedefleyen bir liderin nelere dikkat etmesi, neler yapması gerekiyor? Yerleşik düşünce kalıplarını kıran liderler bunu nasıl başarıyorlar?

Zihniyet değişikliğini hedefleyen liderlerin öncelikle değişimin neden gerekli olduğunu anlatması gerekir. İnsanların bu yeni bakış açısını anlamaları gerekir. Ne var ki “anlamak”, “ikna olmak” değildir. Duygusal bağ kurmadanbir kişiyibile ikna etmek mümkün değildir. Bu nedenle liderlerin, mantığın yanı sıra insanların duygularına, ruhlarına hitap edecek bir dil kullanmaları gerekir.1

Zihniyet değişiminde en önemli noktalardan biri de benmerkezcilikten, olayları kendine göre kurgulama tuzağına düşmekten kaçınmaktır. Karşı tarafın duygularını, güçlü yanlarını, dirençlerini bilmek ve tüm bunları değerlendirmeye almak istenilen zihniyet değişikliğini gerçekleştirme şansını yükseltir.

Zihniyet değişikliği için hangi sorularla yola çıkmalı?

Şu ana kadar yazdıklarımı bir örnek ile açıklayacak olursam:

Varsayalım şirketinizde yıkıcı bir çatışma ortamının kurulduğu ve artık bu anlayışın kabullenildiği bir ortam söz konusu. Siz de bu çatışmaları yapıcı çatışmaya çevirmek, farklılıkları fırsat olarak görerek hem çalışanlar, hem de şirket için daha iyi sonuçların çıkacağı bir anlayışın çalışanlarınız tarafından benimsenmesini istiyorsunuz.

Bu noktada ortak bir değer birliği yaratmak üzere aşağıdaki soruların cevaplarını somutlaştırmanız gerekiyor.

  • Bu yeni anlayışın söz konusu olduğu durumda, yenirol / kimlik tanımları ne olacak?
  • O kimliğe sahip olmanın/ o rolde olmanın değeri nedir?
  • Hangi yetkinlik ve davranışları hayata geçirmek ekibi destekler?
  • Bu yetkinlik ve becerilerle birlikte hangi davranışları sergilememiz gerekiyor?
  • Tüm bunlar yaşamınızın diğer alanlarını nasıl etkiliyor?

Soruların cevabı ortak yeni çalışma prensiplerini birlikte belirleyeceğiniz bir temel çerçeve yaratacak ve size değerlerinizle örtüşen kurumsal bir kimlik oluşturma fırsatı verecektir. Ancak bütün bu iletişimi kurarken, karşı tarafın duygularına dokunarak bu konuyla ilgili farkındalık kazanmalarını, değişimi istemelerini ve bu değişimin olacağına inanmalarını sağlamak gerekiyor. Ancak bu takdirde piramidimizin mantıksal boyutları sağlam bir şekilde inşa edilebilir. Burada duyguları harekete geçirmenin en önemli noktası, değerleri yenilik temeli üzerinde heyecan verecek şekilde zihinlere aktarmaktır. Kalıpları kırmak, alışkanlıkları bertaraf etmek için yeni vefarklı bir girdi dikkati çeker.

Sonuç

Gelişimin inanılmayacak kadar hızlı yaşandığı bu günlerde, yaşamın gerisinde kalmamak için bizlerin de gelişmesi yani değişmesi gerekmektedir. Kendimizde bu değişimi sağlamadan, çevremize etki etmemiz mümkün değildir. Gelin önce değişmeye ve gelişmeye kendimizden başlayalım. En ufak bir değişikliği bile sürdürülebilir kılmanın ne kadar zor olduğunu biliyoruz. Ama başardıkça, deneyimledikçe yaşadığımız güven ve başarı duygusu yeni alanlar açmamıza fırsat sağlayacaktır.

Unutmayalım; bir insan değişir, dünya değişir.

Kaynakça:

  1. Gardner H. Zihniyetleri değiştirmek. MESS Yayınları; 2004.

Diğer Makaleler

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Son Makaleler

En Çok Yorumlanan

Öne Çıkan Videolar

Hayatın Hakkını Vermek

Hayatın Hakkını Vermek | Prof. Dr. Acar Baltaş | TEDxIzmir

Mesleğimi nasıl seçmeliyim?

Kurumların yönetim felsefesini hayata taşıyan insan ve değişim projeleri üzerine çalışan Prof. Dr. Zuhal Baltaş, mesleğinizi nasıl seçmelisiniz konusu üzerine bilgi veriyor.

Hayalini Yorganına Göre Uzat

Prof. Dr. Acar Baltaş, TEDxAnkara'da yaptığı konuşmada istek ve başarı arasındaki ilişki ile "yatkın olduğumuz şeyleri hayal etmenin" önemini anlatıyor.

Öne Çıkan Kitaplar