Bir çalışanın psikolojik sermayesi yüksek olarak kabul edilebilmesi için bazı davranışları sergilemesi gerekir. Bu davranışları bu yazıda bulabilir ve çalışanların psikolojik sermayesini geliştirecek iş ortamlarını oluşturmanın artık bir lüks değil gereklilik halini aldığı vurgulanmaktadır. Pozitif örgütsel davranışın ortaya çıkarılması ve geliştirilmesi günümüz örgütlerindeki en önemli konuların başında gelmektedir. Her örgütün en önemli sermayesi insandır, insanın en önemli sermayesi de psikolojik sermayesidir. Psikolojik sermaye ve işe adanmışlık, bireyi ve bireyin işe yaklaşımını öne çıkarmaktadır. Etkin liderlerin sadece rakamlara hükmeden değil, çalışan psikolojisinden iyi anlayan liderler olduğu unutulmamalıdır.
DEVAMINI OKUNasıl bir liderlik yenilikçi uygulamaların yolunu açan ve yüksek performanslı iş sistemleri çalışanın psikolojik kaynaklarını besleyerek yeterlilik algısını, iç motivasyonunu, özerkliğini ve ilişki ağına duyduğu güveni olumlu etkiler? Uzmanlar, psikolojik sermayesi yüksek çalışanları işe almanın ve seçim sürecini uygun gelişim programlarıyla desteklemenin yenilikçiliği artıracağını düşünmektedir. Psikolojik sermayenin bileşenlerinden biri olan öz yeterlilik, “fikir üretme, karar sürecine katılım ve yenilikçiliği destekleme” özellikleri ile yakından ilişkilidir. Hedeflerin ve bilginin açıkça paylaşıldığı, karşılıklı saygıya dayalı, çalışana işinde özgürlük ve özerklik imkânı sunan uygulamalarla psikolojik rahatlık algısının yükseltilebileceği ileri sürülmektedir. Bu yazıda bu konudaki uygulamalardan ve liderin olası davranışları , yetileri anlatılmaktadır.
DEVAMINI OKUEntelektüel sermayenin yaratacağı “katma değerin” temelini psikolojik sermaye oluşturmaktadır. Kurum kültürü, kurucunun kişilik özellikleri ve yönetsel tutumları ile şekillenir. Kurucunun temellerini attığı değerlerin paylaşılması ile kurum kültürü güçlenir ve çalışanların ortak hedefler çevresinde birleşmesini sağlar. “İnsana ve eğitime yatırım” sloganıyla çalışan, Gelişim, Güvenilirlik, Bağlılık ve Saygınlık değerlerini yerleştirmeye çalışan Bilkent Holding gibi, içinde bulunduğumuz teknoloji çağının çetin rekabet koşullarıyla mücadele etmeye odaklanıldığı bu makalede belirtilmiştir. Yöneticilerin “Bilkent Holding Değerleri”, “Yönetsel Yetkinliklerimiz” ve “Duygusal Kabiliyet Faktörleri” olmak üzere üç ayrı başlıkta alındığı, değerlendirme merkezi çalışmalarında yöneticilerin en çok gelişime açık yönünün Duygusal Kabiliyet Faktörleri olduğunu tespit edildiği gözlenmiştir. Hangi yöntemler ışığında psikolojik sermaye bileşenlerini düzenli olarak ölçüp izleyerek sürdürülebilir bir gelişim metodolojisi oluşturmaya çalıştıklarını bu yazıda ayrıntılı olarak okuyabilirsiniz.
DEVAMINI OKUGençlere hayata hazırlanırken iç kaynaklarını zenginleştirmek için deneyim kazanmanın yollarını aramaları tavsiye edilir. Okullarda verilen teorik eğitimin iş ve hayat başarısı için gerekli olan psikolojik sermaye niteliklerini öğrencilere katmadığı anlaşıldı. Kendi zihinsel ve duygusal yönelimlerini tanıyarak psikolojik sermayelerini geliştirmeleri çok önemlidir. Çünkü psikolojik sermaye, sadece kendi hayatlarına değil, bulundukları çevreye anlamlı katkı sağlayan birer kahramana (H.E.R.O.) dönüşmeleri için onlara ihtiyaç duydukları içsel gücü sağlayacaktır. Psikolojik sermayenin temelini oluşturan 4 bileşen hem iş hayatında, hem de gündelik hayatımızda sıkça karşımıza çıkıyor. İngilizcede “kahraman” anlamına gelen H.E.R.O akrostişi ile özdeşleşen ve 4 ana bileşenden oluşan psikolojik sermaye (PsyCap), umut (hope), özyeterlilik (efficacy/self-efficacy), yılmazlık (resilience), iyimserlik (optimism) kavramları ile çalışanların iş hayatındaki yatkınlıklarına göre daha verimli bir çalışma ortamı yaratmaya odaklanıyor. Bu 4 bileşen bireylerin ancak kendilerinin emek harcayarak geliştirebilecekleri yaşam becerilerini içermekte. Okuyucu sahip olmak gerektiği araştırma sonuçlarıyla da belirtilen sermaye çeşitleri arasında pozitif psikolojik sermayeyi ve onu oluşturan kriterleri bu yazıda görebilir ve öz değerlendirme yapabilir.
DEVAMINI OKUHangi sermayenize güveniyorsunuz? Gün geçtikçe farklı alanlarda kendinden söz ettiren “psikolojik sermaye” bireylerin güçlü veya gelişime açık yönlerinin ölçümlenebilmesini ve kararların daha sağlıklı verilebilmesini sağlıyor. Bu makalede çeşitli psikolojik sermaye testleri incelenerek kişilik özellikleri açısından etraflıca ele alınmaktadır.
DEVAMINI OKU“Psikolojik sermaye” kavramı, oldukça yeni bir akım olup, 21. yüzyılda, 2000’li yılların başında endüstri psikolojisine farklı bir bakış açısı getirmiştir. Son dönemlerde, bilim insanları pozitif psikoloji akımıyla birlikte, insanların olumlu alanları üzerine odaklanarak, onları geliştirmeye ve daha da güçlendirmeye yönelmiştir. Bu yaklaşımla birlikte, özellikle endüstri psikolojisi de, rekabet üstünlüğü ve güç sağlamaya çalışan kurumların, finansal (para), insan (yetkinlikler), sosyal (ortak kurumsal değerler ve ilişkiler) sermayelerine, “psikolojik sermaye” kavramını ekleyerek, diğer sermayeler kadar kurum performansına etkisini ortaya koymuştur. Liderlerin doğrudan etki yaratabildiği psikolojik sermayeyi artırmak için kurumunuzda neler yapabilirsiniz? Sorusunun cevabını İnsan Kaynakları’nın yapabileceklerini bu makalede okuyabilirsiniz. Bunlardan yola çıkarak, kurumlar, liderlerinin psikolojik sermayesini değerlendirerek ve geliştirerek çalışanlarının psikolojik sermayesini artırabilir.
DEVAMINI OKUBaltaş’ın tanımı ile “iyimserlik” olayların olumlu tarafını görme ve geleceğe dair olumlu beklenti içinde olmayla ilişkili olan durumdur. İyimserlik psikolojik sermayenin dört bileşeninden birisidir. İyimser insanlar ve iyimser olmayan insanlar yaşadıkları olayları faklı algılamaktadırlar. Bu iki taraf da kendilerine olayla ilgili bir sonuç çıkarıp bunu kabul ederler. İyimser olan bireyin hayatında daha çok pozitif çıktı olduğu bilinir. Eğer iyimser olmak bu kadar iyi sonuçlar veriyorsa, önemli hedeflere yönelik düşüncelerin de tümüyle pozitif olması fark yaratabilir mi? Psikolog Norem ve Cantor’un yaptığı araştırmalarda insanlar “stratejik iyimserler” ve “savunmacı kötümserler” olarak iki grupta tanımlanıyorlar. Araştırmalar sonucunda iki grubun da farklı şartlar altında iyi performansa ulaştığı kanısına varıyorlar. Yazar makalede iki psikoloğun karşılaştığı olaylar ile ilgili ayrıntılı bilgilere yer vermiştir.
DEVAMINI OKUÜniversite iş hayatına bireyleri ne kadar hazırlıyor? Diploması olan insanların her zaman iş performansları yüksek mi oluyor? Yeni ortaya çıkan işler, meslekler, iş pazarındaki zihniyet değişikliği ve daha fazlası iş hayatında yeni iş becerilerinin ihtiyacını doğuruyor. Bu makalede yeni nesillerin, ihtiyaç duyacakları profesyonel becerilerini geliştirebilmek için çözüm önerileriyle buluşacaksınız.
DEVAMINI OKUÜniversitelerimiz eğitime değil öğretime odaklıdırlar. 21. yüzyılda Maalesef üniversiteler yetkinlik geliştirme konusunda pek fazla bir şey yapmamaktadırlar. Türkiyede ise birçok lise mezunu üniversiteye önemli kilit yetkinlikler konusunda eksik olarak gelmekteler. Bu yetkinlikler de üniversitede öğretilmemekle beraber yük iş dünyasına bırakılmaktadır. Bu yazımızda yetkinliklerin öneminden ve geliştirilmemelerinin ne gibi sonuçlar ima ettiğinden bahsedeceğiz.
DEVAMINI OKU21. yüzyıl becerileri günümüzde gelişim için gereklidir. Ancak okullar ve kurumlar bu becerileri vermede yetersiz kalmakla birlikte teknolojik becerilere sosyal becerilerin pahasında odaklanılmaktadır.
DEVAMINI OKUEmeklilik ve hayat sektöründe faaliyet gösteren Cigna Finans’ın Eğitim ve İşe Alım müdürü Gülşah Başoğlu ile gençlere yaşattıkları staj deneyimini ve üniversitelerin genç yetenekleri iş hayatına ne derece hazırlayabildiği hakkında konuştuk.
DEVAMINI OKUEn doğru lider olmak için sadece üniversite yeterli mi? Üniversite ve iş hayatına bakıldığında, üniversitede öğrenilen çoğu teorik eğitim iş hayatının beklentilerini karşılayamaz durumdadır. Bazı kurumlarda yeni mezunlar işe başladıklarında birtakım oryantasyon süreçlerinden geçerler, burada bireyin pratik kazanması beklenir. Çalışanın değişen ve gelişen ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak mesleki ve kişisel gelişimi hedefleyen eğitimler planlanmalıdır. Fakat genele bakıldığında en önemli nokta bireyin üniversite süreci ve bu süreçten ne kadar yararlandığıdır. Kişi üniversitedeki görev ve sorumluluklarını profesyonel iş hayatında alacağı sorumluluk gibi görüp, değerlendirip kendine beceriler katmalıdır.
DEVAMINI OKUEY kendilerini ikinci bir üniversite olarak tanımlar. Firmada yeni mezunlarla düzenlenen mülakatlarda elenen adayların ortak özellikleri olduğu görülmüştür. Mülakatı geçemeyen adayların sunuş becerileri, geçmiş deneyimleri ve ekip üyesi olarak çalışmalara katılma örnekleri yetersiz olarak kaydedilmiştir. Adayların çalışmak istedikleri kurum ve rol hakkında bilgi edinmeden mülakata gelmeleri mülakat sırasında zorlanmalarına sebep olmuştur. Adayların üniversite yıllarında kendilerine kattıkları birtakım yetiler ve deneyimler mezun olduklarında daha çok değer kazanmaktdır. Bu şekilde deneyime sahip kendini geliştirmeye çalışmış adaylar başaralı olmaya bir adım daha yakın olacaklardır. Bu yazıda hangi özelliğe sahip adaylar kısa vadede başarılı oluyor, hangi adaylar orta vadede başarılı oluyor sorularının cevaplarına ulaşabilirsiniz.
DEVAMINI OKU“Sizce üniversiteler öğrencilerini iş yaşamına yeterince hazırlayabiliyorlar mı?” Sorusuna yanıtınız ne olurdu? Cevabın olumsuzluğu Türkiye’ye özgü de değil. Öğrencilikten çalışana geçiş bir strestir, yani kişi için kolay olmayan bir dönüşümdür. “Ben neredeyim?” ve “Benden ne bekleniyor?” sorularının hızla yanıtlanması çok önemli. Oryantasyon programına ve tasarlanan tüm eğitimlere kurumsal hayattan örnek, vaka ve uygulamalara çokça yer verilmesi, öğrenci kimliğinin kurumsal kartvizite dönüşme hızını artırır. Bu çalışmalar da iş hayatına yeni atılarak bu zorlu süreci yaşayan çiçeği burnunda çalışanların akademik ve kurumsal bilgi arasında köprü kurmasını sağlar. Bu makale okuyucuya “Ne yapılabilir?” konusuyla ilgili öneriler ve aydınlatıcı tavsiyelere yer vermiş.
DEVAMINI OKUYazıda öğrencilerin gerekli bireysel yetkinliklere sahip olarak mezun olabilmeleri için dışarısı ile nasıl bir iş birliğine ihtiyaç olduğu ve bu iş birliğinin sonucu seçme- değerlendirme süreçlerinin nasıl yapılandırılması gerektiğinden bahsedilmektedir. Değişen dünyada işgücünden beklenen yetkinliklerin değiştiği ve farklılaştığı görülmektedir. Yetkinlik ölçümü için kullanılan araçlardan biri değerlendirme merkezi uygulamalarıdır. Değerlendirme merkezleri adayları birçok açıdan gözlemlemek ve yönlendirmek için uygundur. Konuyu geniş bir yelpazede ele alarak, ne yapılmalı sorusuna cevap veren makalede, işe alım süreçlerinde yetkinlik ölçümü, işbirliği fırsatları, müfredatın iş hayatı ile uyumu, kariyer merkezleri aracılığı ile bireysel yetkinliklerin geliştirilmesi konuları ile ilgili bilgi edinebilirsiniz.
DEVAMINI OKUGünümüz gençleri, içine doğdukları kuşak nedeni ile aileleri tarafından korumacı ve destekleyici yetiştirildiler. Anne babalar da eğitime önem verdiler. Ancak yirmili yaşlarının ortasında yetişkin olma sancıları çeken bu yaş grubu, iş hayatına atılıp, yetişkin dünyasına girmeleriyle birlikte hayatları, kariyerleri, seçimleri ile ilgili birçok soru ile karşı karşıya kaldılar. Peki yetişkinliğe adım atmak isteyen gençler hedeflerine ulaşmak için hangi adımları takip etmeliler?
DEVAMINI OKUAvrupa‘daki üniversitelerde eğitim kalitesi ile Türkiye arasında büyük bir fark var. Türkiye’deki üniversiteler bizi ve ülkemizi yarınlara hazırlıyor mu?
DEVAMINI OKUEndüstri 4.0’a geçişin şirketler ve çalışanlar üzerinde korku ve stres yarattığı açıktır. Ancak bu büyük değişime hazır olan şirketler ve çalışanlar için ise önemli fırsatlar yaratacaktır. Bu değişimi heyecan ve motivasyona dönüştürmekte kurumsal akademiler önemli rol oynayacaktır. Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) belirlediği, Endüstri 4.0 sonrası hayatta kalmak için gereken 10 yetkinlik, kurumsal akademilerin içerik ve yöntem olarak yeniden yapılandırılması için yol gösterici kaynaklardır. Bu makalede 21. Yüzyılda kurumsal akademilerin odaklanması gereken yetkinliklerden bahsedilmektedir.
DEVAMINI OKUAkademi, şirketinin misyonunu gerçekleştirmesini, stratejik plan ve amaçlarına ulaşmasını çalışanları aracılığı ile sağlar ve sürdürülebilir kılar. Akademileri yapılandırırken göz önünde bulundurulması gereken önemli noktaları bu makalede bulabilirsiniz.
DEVAMINI OKU