Yenilikçi Yönetimi Besleyen Yaratıcı Hamleler

Geleceğin Yönetimi 

Bugünün iş dünyası, bilim ve teknolojiyi ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürmenin yollarını arıyor. Çünkü inovasyon, sektöre hükmetme, pazarı büyütme, kaynakları optimize etme ve küreselleşmenin kalbine yerleşti. Bu nedenle yüksek standart ve rekabet için inovasyon politikalarının belirlenmesi ve uygulamaların yolunun açılması gerekiyor. Yenilikçilik ve yaratıcılık ilkelerini benimsemek kuruma ve çalışanlara farklı açılardan bakma ve yeni yollar arama olanağı tanıyor. Konuya bu açıdan bakıldığında, 2000’li yılların başından bu yana yüksek potansiyelli yöneticileri, yenilikçi liderlere dönüştürmenin, üst yönetimin öncelikli hedefleri haline geldiği görülüyor. Bunun bir göstergesi olarak Avrupa Birliği Çerçeve Programı örnek verilebilir.

Avrupa Birliği 2007–2013 7. Çerçeve Programı yenilikçilik bilincinin oluşması, devlet, özel sektör ve üniversitelerle işbirliğinin sağlanması, araştırma geliştirme çalışmaları ve “tohum sermayesi” için fonlar oluşturmuştur. Amaç Amerika ve Japonya karşında saf dışı olmamak, yenilikçiliğin nimetlerinden Avrupa Birliği’nin de payını alması için çağdaş dünyanın gereklerine uymaktır. Yenilikçilik kültürü açısından bu projelerin fonları “risk finansmanı” anlayışının bir uzantısıdır ve son programın bütçesi 53,2 milyar Euro’dur. Bütçenin %14’lük (7,46 milyar Euro) bölümü sadece “Fikirler Özel Programı” için ayrılmıştır. Economist Intelligence Unit 2007’nin yaptığı araştırma sonuçlarına bakıldığında, uzun yıllardır birinci sırada olan Japonya’nın yerini koruyacağı görülüyor. İsviçre, ABD ve İsveç onu izleyecek ilk dört ekonomiyi oluşturuyor. 

Yaratıcılık ve Yenilikcilik üzerine… 

Yaratıcılık yenilikçiliğin ön koşuludur. Yaratıcılık evrenle ve insanla birlikte var olmuştur ve sınırsız bir kaynaktır. Artistik, akademik ve ticari olan farklı yaratıcılık alanlarından ve farklı mesleklerden söz edebiliriz. 

Oscar Wilde “Bazı insanlar düşüncelerin çıplak doğduğunu sanıyor, benim ancak hikâye ile düşünebileceğimi anlayamıyorlar” derken nesnesi olmayan ve irdelenmeyen bir fikrin, metne yaratıcı düşünceler aktaramayacağını söylüyordu. 2000’lerin başında dinlediğim Harvard Üniversitesi genetik profesörü Juan Rodriquez Tavuklar olmasa, 4 kanatlı ve 4 ayaklı tavuk üretme fikrine ulaşamazdık” demişti. Tavuğun ticari olarak tercih edilen etlerinin miktarını 2 katına çıkartmak alım gücü, beslenme ve diğer konularda yeni imkânlar sunacaktır. Cerrahi teknolojilerinin en yenisi olarak Laparoskopik teknik geliştirildiğinde yaratıcılığın yenilikçiliğe yetmediğini somut olarak görmüştüm. Birçok deneyimli cerrah, hasta üzerindeki cerrahi girişimin etkilerini ileri derecede hafifleten, bu uygulamayı kabullenmekte zorluk çekmişlerdi. Medikal ortamda bu uygulamalar cerrahların yeniliklere açıklık özelliklerine bağlı olarak hayat buluyordu. 

Bir gün yontularını hayranlıkla izlerken, Kuzgun Acar “Benim yaptığım yontu uygun yere konulursa sanat eseri, alınıp atılırsa çöp olur” demişti. Bu günün kavramlarıyla aktarırsak sanatçı eserini yaratır ama toplumda yenilikçilik anlayışı varsa kabul edilir ve eğer bir sanat nesnesi olarak tüketilirse toplumsal değere ve yarara dönüşür. 

Yalın bir ifadeyle, yaratıcılık yeni fikirler düşünmek, ortaya çıkarmak; yenilikçilik ise yeni fikirleri uygulamak ve hayata geçirmektir. Yaratıcılık fikirlere, yenilikçilik stratejilere dayanır. Hayata geçirilen yaratıcı fikirler insanların, organizasyonların ve toplumların yaşamlarını değiştirir. Fikir bir yolun sonu değil yeni bir yolun başlangıcıdır. JJ Rousseau, “olmak yapmaktır” derken; JP Sartre; “yapmak olmaktır” demiştir. Bu günkü arayışlarımız açısından bakarsak; Rousseau yaratıcılık genini, Sartre ise kurumda bulunan yenilikçilik kültürünü öne çıkartmaktadır. Bu da bizi, “tohum mu, toprak mı?” sorgulamasına götürebilir. İş yaşamının çabası ikisini bir araya getirmektir. 

Yaratıcılık büyük fikirleri araştırıp bulmaktır. Tıpkı bir kurumda yer alan ARGE birimi gibi, kurumun tüm birey ve ekiplerin zihninde var olması beklenen arayışlardır. Genellikle bir kurum uygulamaya koyabileceğinden veya pazara sürebileceğinden daha fazla önemli fikirlere sahiptir. 

Yenilikçilik ve Yaratıcılığın alt açılımları 

Yenidünyanın yenilikçilik ve yaratıcılık eğilimi için, yapılanmada esnek bir organizasyon, yenilikçi bir kurum iklimi ve yeniliğe açıklık özelliğine sahip kişilere gereksinim vardır. 

Psikoloji alanında yapılan çalışmalar yaratıcılık ve yenilikçilik alt değişkenlerinde farklılıklar saptamıştır. Bu alt açılımlar her iki durumun farklı besleyici damarları olduğunu gösterir. 

Yaratıcılığın alt açılımında orijinallik, akıcılık, esneklik, ayrıntılandırma, geniş veya derin bilgi ağı, farklı bakmak, duyarlılık ve karşı koyabilme özellikleri yer almaktadır. Öte yandan yenilikçiliğin alt açılımları içinde; fırsatları değerlendirmek, müşteri odaklılık, ilişki yönetimi, işbirliği, tanımlama, uygulama becerisi ve yenilikçilik kültürü bulunur.

Bizde Fikirler Kırılgandır 

Yaratıcılık ve yenilikçilik zekâ ve kişiliğin yukarıda belirtilen özellikleriyle, bazı temel güdülerden beslenir. Merak bir güdü olarak insan doğasında var olmasına rağmen, her zaman olumlu sonuç veren işlevselliğe dönüşmez. Bu özellikler harekete geçirici olsa da fikir öylesine kırılgandır ki, gözü su ve topraktadır. Kalite kontrolü sırasında kaybedilen tek ürün fikirdir. Özgün bir fikir, sözlü ve sözsüz iletişimin her türlü yargılayıcı tutumu karşısında savunmasızdır. İlginç olan, hemen kabul edilecek fikirlerin genellikle yaratıcılığın önünü açan fikirler olmamasıdır. GSM operatörlerinden birinin reklâmında “bir fikrim geldi “ cümlesini ve yönetici için bu fikrin çözüm olmasını gülümseyerek ve ilgiyle izledik Bu yaklaşım “bir fikrim yok vallahi” cümlesini çok duymuş bir kişi olarak bana, eski bir ezberi bozmasa bile biraz esnetebileceğini düşündürdü. 

İş yaşamındaki yaratıcılık beklentisinin boyutları geniş bir yelpazeye dağılır. Bir yanda bambaşka bir dünyanın kapılarını açarken diğer yanda yapılmakta olana katılan yeni bir yaklaşımdır. Bir şirket içerisinde güçlü yeni bir fikir senelerce değeri anlaşılmadan ve kullanılmadan bir kenarda durabilir. Bunun nedeni fikrin sonunda sağlayacağı yararı kabul etmemekten değil, bu fikri eyleme çevirme sorumluluğunu almamaktan kaynaklanır. Bir fikrin değeri ise ancak uygulandığı zaman kanıtlanabilir. Geleceğin iş dünyasına imza atmak; çalışan yetenek ve becerilerinin yönetim stratejisiyle bütünleşerek yaratıcılığa odaklanmasıyla mümkündür. Çünkü ancak bu yolla, müşteriler için yenilikçilik yaklaşımından süzülmüş ürün ve hizmetlerin sunulması gerçekleşebilir. 

Sektörlerde kurallarını değiştiren markalar takip ediliyor. Bu nedenle sektör lideri olmak ve pazardaki yerini korumak, yenilikçilik kültürü yaratmayı ve beslemeyi zorunlu kılmaktadır. Günümüzde, bir işi daha önce yapıldığı gibi yaparak başarılı olmaya devam etmenin mümkün olmadığını görüyoruz. 

Yaratıcılık 

  • Orijinallik: Alışılmamış bakış açıları ile kalıpların dışına çıkmaktır.
  • Akıcılık: Alternatif düşünceleri oluşturma becerisidir.. Birçok yeni fikir oluşturabilmek, bu gruba girer.
  • Esneklik: Yeni düşünce ve önerilere uyum sağlayabilmek, isteyerek ve kolayca yön değiştirme becerisini gösterir.
  • Ayrıntılandırma: Ayrıntıları görme ve ekleyebilme yetisidir.
  • Bilgi: Farklı disiplinlerin verilerinden beslenmek ve uğraş verilen alanı derinlemesine bilmektir.
  • Farklı Bakmak: Değişiklik yaparak ve fikirleri bir araya getirerek yenilikçi çözümlere ulaşmaktır.
  • Duyarlılık: Yenilik arayışındaki içsel güç ve çözüm bekleyen problemlere hassasiyet göstermektir.
  • Karşı koymak: Yapılmış olanla yetinmemek, var olan sınırların dışına çıkmaktır. 

Yenilikçilik 

  • Fırsatları değerlendirmek: Zor koşullarda ve rutinde var olan fırsatları görmektir.
  • Müşteri Odaklılık: Müşterileriniz için bir değer yaratmak, müşteri ilgisine odaklanmaktır.
  • İlişki yönetimi: Hayat enerjisinin yapıcı ve geliştirici ilişkilerle beslenmesidir.
  • İşbirliği: Fikirler üzerinde bir arada çalışabilme becerisidir.
  • Tanımlama ve uygulama becerisi: Yeni fikirleri uygulama ve somutlaştırarak hizmete sunmaktır.
  • Kültür: Yenilikçilik bilincinin yaygınlığı, sistemin ve ortamın yaratıcılığı ödüllendirmesidir.

Diğer Makaleler

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Son Makaleler

En Çok Yorumlanan

Öne Çıkan Videolar

Hayatın Hakkını Vermek

Hayatın Hakkını Vermek | Prof. Dr. Acar Baltaş | TEDxIzmir

Mesleğimi nasıl seçmeliyim?

Kurumların yönetim felsefesini hayata taşıyan insan ve değişim projeleri üzerine çalışan Prof. Dr. Zuhal Baltaş, mesleğinizi nasıl seçmelisiniz konusu üzerine bilgi veriyor.

Hayalini Yorganına Göre Uzat

Prof. Dr. Acar Baltaş, TEDxAnkara'da yaptığı konuşmada istek ve başarı arasındaki ilişki ile "yatkın olduğumuz şeyleri hayal etmenin" önemini anlatıyor.

Öne Çıkan Kitaplar