Mülakatçıların görüşmeye gelen kişilerde dikkat ettiği en önemli husus dürüstlüktür. Yalan söyleyen bir aday her ne kadar tecrübeli , çalışkan olsa dahi mülakatı kaybedebilir. Aslında yalan söylemekte bir zeka işidir. Fakat bazı insanlar vardır ki yalan kişilikleri üzerine hiç oturmaz.
Mülakatçıların en çok dikkat ettiği husus ise dürüstlüktür. Yalan söyleyen aday, ne kadar bilgi ve tecrübeli olsa da o mülakatta kaybedebilir. Aslında yalan söylemek de ince bir zekâ işidir. Fakat bazıları vardır ki onlara yalan hiç yakışmaz. Saflıktan müteşekkil kişilikleri üstünde yalan bir garip durur.
Yalan söylemek ya da doğruyu söylememek durumu en çok, “Sigara içiyor musunuz?” sorusundan sonra ortaya çıkar. Bana bir aday, “İçiyorum Serhat Bey, hem de zevkle içiyorum” demişti. Gayet normaldi içebilirdi. Odasında değil, sigara için ayrılan bölümde içtikten sonra sorun yoktu. Ama bugün adaylar çok anlayamıyorlar bu konuyu. Hemen savunmaya geçiyorlar: “İçmem. Mesai saatleri dışında içerim. Çok az içerim. Bıraktım. Ha bıraktım, ha bırakacağım…” Doğru söz, her kapıyı açan sihirli anahtardır. Kimisi de yalan söyler ve yalan bile bir garip durur üzerinde.
İlk ve şu an çalıştığım işimde mülakat odamız birinci katta. Güzel bir bahçesi var binamızın. Kimi zaman, mülakat için gelen adaylar bahçede sıraya girerler. Genelde yeni işletme açılışlarımızda yaşanır böylesi kalabalıklar. Yoğun bir mülakat programı esnasında biraz dinlenmek için cam kenarında çay içiyordum. Beş aday vardı dışarıda. İçlerinden biri benimle, diğerleri diğer arkadaşlarımla görüşeceklerdi. Ben camdan dışarısını seyrederken asistanımız kapıdan seslendi ve ağzında sigara olan bir aday hemen davrandı. İlk işi sigarasını çimenlere fırlatmak oldu. Beş dakika sonra karşımdaydı, yirmi dakika sonra mülakatın sonundaydı. Adaya yine o klasik sigara sorusunu sordum:
Mülakatçı : Sigara içer misiniz?
Aday : Asla.
Mülakatçı : Sigara içenler ve izmaritlerini yerlere atanlar hakkında ne düşünürsünüz?
Aday : Onlara sadece acırım
Bazıları da yalan söylememek adına saflıkları ile dürüstlüklerinden şüphe ettirirler. O an iki arada, bir derede kalırsınız çünkü eylemin kendisi uyanıklığı simgelerken anlatılması saflığın resmidir.
Karşımdaki aday; kasiyerlik için başvurmuştu, yirmi beş yaşında ve lise mezunu bir kadındı:
Mülakatçı : İki yıl kasiyerlik yapmışsınız. Kasa açığı verir miydiniz? Ne kadar sıklıkla verirdiniz? Kasa açığı vermek sizce başarıyı nasıl etkiler?
Aday : Kasa açığı vermek büyük bir başarısızlıktır. Ben asla kasa açığı vermiyordum. Açık olunca sakız, şeker gibi ürünlere fiş kesmiyordum ve kasayı mutlaka tutturuyordum.
Yalanın yanında bir de yalan mı, şaka mı olduğu belli olmayan cevaplar vardır. Adayın yüzünde de bir anlam yoksa vay o zaman halinize.
Firmamızın uyguladığı, herhangi özel bir bilgiye dayanmayan, genel yetenek testi sonucunda, düşük puan alan adayların cevapları:
Mülakatçı : Sınav sorularımız oldukça kolaydı. Çok düşük not almışsınız, neden?
Aday : Dün elektrikler kesikti ondandır.
Başka bir aday ile:
Mülakatçı : Sınavda pek başarılı olamamışsınız, neden?
Aday : Çalışmadığım yerden çıktı desem.
İnanın, adaylar bunları söylerken çok ciddiydi, ben de bir o kadar şaşkın.
Pozisyonuna göre değişse de sosyal olmak, adaylar için çoğu kez artı puandır. Kültür derneklerine, hobi gruplarına, yardım kuruluşlarına üye olmak hoş şeylerdir. Ben de kendisinden sosyal olmasını beklediğimiz bir kadın adaya sormuştum.
Mülakatçı : Üye olduğunuz kulüp veya dernek var mı?
Aday : Var. Omo Kadınlar Kulübü
Olabilir, temizlik de bir zevktir. Bir de memleketinden kopamayan adaylar vardır.
Mülakatçı : Üye olduğunuz kulüp veya dernek var mı?
Aday : Köy derneğimize üyeyim.
Mülakatçı : Ne gibi faaliyetleriniz var dernekte?
Aday : Oturuyoruz; çay, okey falan…
Kaynak:
- Mehmet Erkan, Oğuz Erdoğan: İşte Mülakat, Yurdum İnsanı İş Görüşmesinde, sayfa 73-75, Elma Yayınevi, 2010
Mülakatçıların en çok dikkat ettiği husus ise dürüstlüktür. Yalan söyleyen aday, ne kadar bilgi ve tecrübeli olsa da o mülakatta kaybedebilir. Aslında yalan söylemek de ince bir zekâ işidir. Fakat bazıları vardır ki onlara yalan hiç yakışmaz. Saflıktan müteşekkil kişilikleri üstünde yalan bir garip durur.
Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *