Özgeçmiş Yalanları

Geçen yıl, Yahoo’nun çiçeği burnunda CEO’su Scott Thompson, özgeçmişindeki bir yalanın kurbanı oldu. Yahoo’nun web sayfasında yer alan profilinde Thompson’un, Stonehill Üniversitesi’nin bilgisayar ve muhasebe bölümlerinden mezun olduğu belirtiliyor. Ancak gerçekte sadece muhasebe bölümünden mezun olmuş… Bu skandal, Thompson’un kendi itibarını ve kariyerini altüst etmenin dışında, zaten geleceği belirsiz olan Yahoo’nun daha da prestij kaybetmesine yol açmıştı.

Ancak Scott Thompson’un “yalan”ı, merkezi Londra’da bulunan Ahli United Bank’ın CEO’su olarak işe alınan Peter Gwinnell’in yanında hiç kalıyor. Gwinnell, Harvard ve Oxford mezunu olduğuna ve 20 yıl boyunca JPMorgan’da çalıştığına herkesi inandırarak aylık 14.500 £ maaşla işe giriyor. Gwinnell’in aslında ne olduğu ancak bir ay sonra ortaya çıkıyor: Daha önce hapis yatmış bir dolandırıcı! Bu dolandırıcılığının karşılığında Gwinnell, 18 ay hapse mahkûm oluyor.

Sık rastlanan yalanlar

Gwinnell’inkilerin yanında önemsiz de kalsa, “özgeçmiş yalanları”na her sektörde rastlanıyor. Sık rastlanan yalanları şöyle sıralayabiliriz: 

Çalışma süreleriyle oynamak: İşsiz kaldığı süreyi saklamak için adayların başvurduğu bir yöntem, kendisini önceki işinden daha geç ayrılmış ya da sonraki işine daha erken başlamış gibi göstermek… 

“Tamamlamış” gibi göstermek: Yüzüp yüzüp kuyruğuna gelen, ancak üniversiteyi tamamlayıp diplomasını alamayanlar… Ya da sertifikasını almadığı bir kursu özgeçmişine dahil edenler… Bitirmediği bir projeyi tamamlamış gibi gösterenler… Hiç yapmadığı bir stajı yapmış gibi yapanlar… ABD’nin önde gelen teknoloji mağaza zincirlerinden RadioShack’ın CEO’su David Edmondson, üniversite mezunu olduğu yalanının ortaya çıkmasıyla “geçmişiyle ilgili yalan söylediğinden ötürü duyduğu utancı” beyan ederek özür dilemek zorunda kalmış ve işini kaybetmişti.

Bölüm değiştirmek: Aday, başvurdukları işin gerektirdiği bölümden mezun olmamalarına rağmen o bölümden mezun olduklarını yazabiliyorlar. İşin içyüzü, mülakatlarda adaylara yöneltilen sorularla ya da hem yurtiçi, hem yurtdışındaki üniversitelerle yaptıkları yazışmalarla araştırılıyor.

Rakamları abartmak: Ortalama bir öğrencinin 3.80 ile mezun olduğunu söylemesi, ya da vasat bir satış görevlisinin satışları % 70 artırdığını beyan etmesi, ya da bir amirin 100 kişiyi yönettiğini söylemesi… Üzerinde oynanan diğer bir rakam da maaş: Daha yüksek maaş için mevcut/önceki maaşını daha yüksek göstermek isteyen ve kendisinden maaş bordrosunun sorulacağını düşünmeyenlerin yaptığı bir numara, maaşla bonusu birleştirerek sanki sadece maaşıymış gibi göstermek…

Konuşuyormuş gibi yapmak: Hakimiyet düzeyi “çat pat” dahi sayılamayacak bir dilde “akıcı” olduğunu beyan eden kişi, mülakatta kendisiyle o dilde konuşulursa ne yapacağını da düşünmeli, minareyi çalıyorsa kılıfı hazırlamalıdır. 

Becerileri abartmak: Özgeçmişinde Photoshop programlarına hakim olduğunu söyleyen kişi, bu hakimiyetinin mülakat sırasında sınanma ihtimaline de hazır olmalıdır.

“Yurtdışı” eğitimini “süslemek”: Yurtdışında bir üniversitenin sertifika programına katılıp, oradan mezun olduğunu söylemek, sık başvurulan yalanlardan biri… Sahte diplomalarda en çok tercih edilen bölüm ise, yalanın ortaya çıkmasının daha zor olacağına inanılan “işletme” bölümü… 

Kelime oyunları oynamak: İş tecrübesini daha çekici kılmak için tam anlamıyla yalan söylemek olmasa da, doğruyu da söylememek… Örneğin, şirkette çalışan tek eleman sizken, en iyi eleman olduğunuzu beyan etmek gibi… 

Özgeçmişi ilgi çekici hale getirmek ve yetenekleri öne çıkarmak başka, özgeçmişte yalan veya abartılı beyanlarda bulunmak başka… Ancak bugünün rekabet ortamında öne çıkmak isteyen birçok kişi, küçük (ya da büyük) yalanlardan, kelime oyunlarından, bire on katmaktan çekinmiyor. Oysa unutulmamalı ki söylenen yalanlar mülakatlarda yöneltilen sorular ve yapılan gözlemlerle, kişilik ve yetenek testleriyle, referans araştırmasıyla ortaya çıkıyor. Bunun dışında Linkedin, Facebook gibi sosyal ağlardan yapılan araştırmalar da adaylar hakkında gerçek bilgiye ulaşmada İK sorumlularına yardımcı oluyor. 

Başvurulan kurumdaki İK sorumlularını yanlış yönlendirmek, adayı mahcup etmekle kalmayıp, alabileceği bir işi kaybetmesine ve çalışmak istediği sektörde kendisine güvensizlik duyulmasına yol açıyor.

Bu tür oyunlar oynamak yerine başvurduğu kuruma neler sunabileceğini gerçekçi ve dürüst biçimde gösteren adayların şansı ve iş başarısı, kendini kurnaz görerek oyun oynamaya kalkışanlardan çok daha fazla.

Diğer Makaleler

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Son Makaleler

En Çok Yorumlanan

Öne Çıkan Videolar

Kariyer Yolculuğu ve Mükemmel iş

Prof. Dr. Zuhal Baltaş, Serdar Akdoğar, insanın sunduğu "BAŞKA GÜNDEM" programında  kariyer çıkmazını ve Mükemmel iş var mı sorularına yanıt veriyor.

Prof. Dr. Acar Baltaş “Okullar yüz yüze eğitime hazır mı?” konusu üzerine görüşlerini aktardı

Prof. Dr. Acar Baltaş Habertürk'te Muharrem Sarıkaya’nın sunduğu Gündem programına konuk oldu. Yurtlarda aşı zorunlu olmalı mı? Aşı olan ve olmayan öğrenci aynı odada mı kalacak? Okullar yüz yüze eğitime hazır mı? Habertürk Gündem'de Psikolog Prof. Dr. Acar Baltaş: "Çare toplu ve hızlı hareket etmek. Kurumlara güven oldukça krizler kolay aşılır" diyor ve tüm sorulara

Öne Çıkan Kitaplar

Anket: Kendinizi Deneyin