Parasal Kişiliğiniz

Parasal Kişiliğiniz

Para ile ilgili tutum ve alışkanlıklarımız parasal yaşamımızın akışını oluşturur; ne kadar kazandığımız, ne kadar harcadığımız, ne kadarını bir kenara ayırdığımız, ne kadarını savurduğumuz gibi. Bir kere bu işleyişi kavradığımızda, finansal planımızda değişiklikler yapmak oldukça kolaylaşır, sonuçta unutulmaması gereken planların sadece tutum ve alışkanlıklardan kaynaklandığıdır.

Bu yazımızda para ile olan ilişkimizin nasıl oluştuğuna ışık tutarak, çevrenize bakarak rahatça gözlemleyebileceğiniz dört temel finansal kişilik tipini birlikte inceleyeceğiz. Okurken kendinizden bir parça bulacak, parasal yaklaşımlarımızdaki aşırılıkları ve dengesizlikleri irdeleyeceksiniz. Ayrıca yazıda para ile olan ilişkiniz düzeltmeniz, gözlemlediğiniz eksiklikleri gidermeniz için basit fakat etkili yollar bulacaksınız. 

Modelleme

“İnançlarınız”, “tutumlarınız” ve büyük oranla “alışkanlıklarınız”, dışarıdan görülen, gözle izlenebilen davranışlarınızı yönetir. Bunu daha basit bir şekilde söylemek gerekirse, sizin iç tecrübenizi, dış davranışınızı şekillendirir. Bizler, özellikle kültürel, sosyal ve finansal tutumlarımızı çevremizdeki kişilerin davranışlarını model alarak öğreniriz. Burada şöyle bir sorun karşımıza çıkar Bu öğrendiklerimizi sorgulama şansına sahip olamayız. Karşımızdaki kişinin iç dünyasında para ile ilgili geliştirdiği yöntemin detaylarını bilmediğimiz için, sadece onların dışarıdan görülen sonuçlarına bakarak kendimize bir yön vermeye çalışırız. Bir başka kişinin davranışlarını model almak için veya tam tersi istemediğiniz bir kişi gibi olmamak için, para ile olan ilişkinizde kendi iç yönteminizi yaratırken bir tahmin yürütmek zorunda kalırsınız. İşte bu tahmin kısmı ilginç sonuçlara yol açabilir. 

Asıl olan alışkanlıklar 

Bazı insanlar para ile kolay ve rahat bir ilişki kurarken diğerleri para konusunda sıkıntı yaşar. Niye aynı miktar parayı harcarken veya değerlendirirken farklı kişiler, farklı tutumlar içerisinde olur? İnsanların para ile olan ilişkilerine bakarak onların kişilikleri ile ilgili yorum yapabiliriz, hatta erdemli veya erdemsiz, sorumluluk sahibi veya sorumsuz diye kişileri birbirleri ile kıyaslamamız mümkün olur. Para nasıl bu kadar kişisel olabilir?

Eğer iç tecrübelerinizin dıştan gözlemlenen davranışlarınızı şekillendirdiğini düşünüyorsanız, bir süre sonra inançlarınızın nasıl alışkanlıklara dönüştüğünü ve bu alışkanlıklarınızın sizin tarafınızdan “normal” kabul edildiğini anlayabilirsiniz. “Normal” sizin perspektifinize göre olayların akışının bir ifadesidir. Ancak bu yaklaşım kişisel bakış açısıdır ve herkes sizinle aynı görüşü paylaşmayabilir. Sizin gerçeğinizi, normal olduğunu düşündüğünüz, inanılmaz bir güce ve motivasyona sahip olan alışkanlıklarınız oluşturur. Ancak unutmamalıyız ki, birçoğumuz özellikle de yaşamı çok daha karmaşık olanlar alışkanlıklarına yön verirken çeşitli tuzaklara düşeriz.

Para ile ilişkide dört tip

Harcayan; Parasından zevk alır, onu harcamak konusunda bir problem yaşamaz. Anında zevk alacak birçok şey düşünebilir. Sahip olduğu paranın miktarı ile ilgili iyi bir takipçi değildir ve genellikle para ile ilgili sorunları konuşmaktan kaçınır. Paraya eğlence açısından bakma eğilimi gösterir ve paraya mutluluk adına yön verir. Hemen şimdi daha fazla parası olsun ister ancak anlık duygusal ihtiyaçları ile uzun dönemli mali sorunlarını dengelemekte sorun yaşar. 

Biriktiren; Bugün parasından zevk almak yerine gelecekte daha fazla paraya sahip olmanın daha önemli olduğuna inanır ve zevk için para harcadığında suçluluk duyar. Biriktirme konusunda iyidir ancak en büyük korkusu bir gün yeterince paraya sahip olamama korkusudur. Genellikle onun için “yeterli” kelimesi şu anda sahip olduğundan daha fazlası anlamına gelmektedir. Banka hesabında parası vardır ancak bu parayı kullanmaktan çekinir, bir gün yeterli parası olmamasından ve borç almak zorunda kalmaktan, finansal yardıma ihtiyaç duymaktan korkar. Biriken parasını kullanırken kıtlık ve emniyet gibi içsel hesaplaşmaların meydana gelmesini engelleyecek şekilde hareket eder. Sonuçta paranın sahibi o değil, para onun sahibidir.

Kaçınan; Yaşamının merkezinde paranın olmaması gerektiğine inanır bu nedenle dikkatini mümkün olduğunca başka şeylere odaklar. Çek defterlerini dengeleyemez ve banka hesap bildirimlerini okumaz. Buradaki problem paranın kendisini kontrol etmesini istemediği zamanlarda para üzerindeki gücünden vazgeçmesinden kaynaklanır. Mükemmel çalışanlara veya teknik becerilere sahip olma eğilimi gösterir, büyük miktarda para kazanır ancak elde ettiği bu büyük parayı kontrol etme konusunda başarısızdır. Problemleri zorlanarak çözmek yerine para aracılığı ile çözmeyi tercih eder. Mücadele etmeyi gerektirecek içsel huzursuzluktan kaçınmak için parayı araç olarak kullanır. Satıcılar ve kredi aldığı kişiler tarafından sevilir. 

Sevmeyen; Paranın kötülük getirdiğine toplumda var olan değerlerin çürümesine neden olduğuna inanır. Tüm bu kötülüklerin olmadığı bir hayat sürmek için sade, konforsuz, dünyevi zevklerden yoksun bir yaşam sürmeyi seçer. Problemlerin çoğunu paraya yükler, paranın nasıl işlediğini öğrenmemeyi seçer. Ancak bu seçiminin para ile olan ilişkisinde kendisini güçsüz ve cezalandırıcı bir duruma soktuğunun farkına varmaz. Zenginliklerini ölçüsüzce yaşayan kişilere benzememek için maddi anlamda “fakir” olmayı ancak ruhsal olarak da “zengin” olmayı seçer. Sonuçta içsel hesaplaşmalar yaşamamak için parayı kendisinden uzak tutar.

Peki, siz hangisiziniz? 

Her bir tarzdan kendinize benzeyen bir yan bulmuş olabilirsiniz. Belki de bir tanesi hepsinden çok sizi yansıtıyordur. Para ile olan ilişkinizde nerede olduğunuzu artık biliyorsunuz, bulunduğunuz noktadan nereye gitmek istediğinize dair araştırma yapmak için gereken anahtar size sunuldu. Yukarıda anlatılanlardan hiçbirinin “doğru” veya “yanlış” olmadığını unutmayın, sadece kişilerin seçimlerini simgelediklerini göz önünde bulundurun. 

Finansal durumunuzu dengelemenin en kolay yolu, sizin parasal kişilik tipinizi göz önüne almadan finansal alışkanlıklar seçmek ve yaratmak olmalıdır. Uzmanlar finansal denge yaratmada belli oranlara dikkat etmenin önemli olduğunu vurguluyor. 

  • %10 dar zaman tasarrufu, bu kapitali ödemesini uzun dönemde gerçekleşecek büyük meblağlar için kullanın. Aynı zamanda borç ve araba taksidi vs. gibi ödemelerinizi de ayırdığınız bu para ile gerçekleştirin. 
  • %10 emeklilik tasarrufu, bu para sizin emekliye ayrılma paranız olacak. Size daha fazla para kazandıracak hareketler yapmanın dışında,(ör: yatırım yapmak gibi), bu parayı asla harcamayın. 
  • %10 eğitim tasarrufu, bu fonu aklınızı beslemek, öğrenmek ve olgunlaşmak için kullanın. Eğer siz öğrenmiyorsanız, hayatın gerisine düşüyorsunuz demektir.
  • %10 zevk tasarrufu, bu fonu kendinizi beslemek için kullanın. Bu para her ay sarf edilmelidir, burada önemli olan parayı boşa harcamamaktır. Bu miktar değer verdiğiniz, hoşunuza gidecek, size zevk verecek bir şey için kullanılmalıdır.
  • %55 ihtiyaçlar için, yiyecek, barınak, ulaşım, temel giyim, sigorta, kamu hizmet giderleri, gibi zorunlu ihtiyaçlar için ayrılmalıdır.
  • %5 verme, yaşam paylaşıldıkça zenginleşir. Gelirinizin bu oranını cömert yaklaşımınızı geliştirmek için kullanın. Arkadaşlarınıza hediyeler alın, beğendiğiniz bir hayır kurumunu, ilgi duyduğunuz bir radyo kanalını destekleyin veya daha başka bir neden doğrultusunda bu miktarı diğer kişiler ile paylaşın. Eğer bu parayı ayırmakta bir sıkıntı yaşarsanız, bu durumda zamanınızı ayırın ve iyi duygularınızı paylaşın. Yardımsever yaşantılar için kullanılacak bu zaman, siz zenginleştikçe para gücünüze karşı pozitif bir yaklaşım geliştirmenize neden olur. Sizi bazı insanların hissettiği gibi zenginlikleri arttıkça kendilerini kötü hissetme tuzağına düşmekten korur. 

Bu oranlar başlangıç noktalarıdır. Eğer “ihtiyaçlar bütçeniz” gelirinizin %55 inin üzerinde ise, bu miktarı ayırdıktan sonra kalan paranızı istediğiniz şekilde geriye kalan hesaplara paylaştırın. Eğer “ihtiyaçlar bütçeniz” gelirinizin %55 den az ise, diğer hesaplara ayrılan oranları da buna bağlı olarak artırın. Zaman içerisinde “ihtiyaçlar listenizin” daha da küçülmesini hedefleyin, böylece diğer hesaplarınıza giden para miktarı yükselir. İhtiyaçlar listesini küçültmeyi başarmanın 3 yolu vardır; ihtiyaçlarınızı basitleştirin, çalışarak kazandığınız geliri artırın, pasif gelirinizi artırın.

Para ile ilişkili tutum ve davranışları dengelenmek, kaygı, endişe, huzursuzluk gibi duyguları azaltarak yakın çevreyle sağlıklı ilişki kurmayı ve geleceğe umutlu bakmayı sağlar. Yaşadığınız anı da keyifle yaşamanıza yardımcı olur.

Kaynak:

  1. http://www.chrisj.winisp.net/freedom/personality.htm‘dan çevrilmiştir.

Diğer Makaleler

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Son Makaleler

En Çok Yorumlanan

Öne Çıkan Videolar

Kariyer Yolculuğu ve Mükemmel iş

Prof. Dr. Zuhal Baltaş, Serdar Akdoğar, insanın sunduğu "BAŞKA GÜNDEM" programında  kariyer çıkmazını ve Mükemmel iş var mı sorularına yanıt veriyor.

Prof. Dr. Acar Baltaş “Okullar yüz yüze eğitime hazır mı?” konusu üzerine görüşlerini aktardı

Prof. Dr. Acar Baltaş Habertürk'te Muharrem Sarıkaya’nın sunduğu Gündem programına konuk oldu. Yurtlarda aşı zorunlu olmalı mı? Aşı olan ve olmayan öğrenci aynı odada mı kalacak? Okullar yüz yüze eğitime hazır mı? Habertürk Gündem'de Psikolog Prof. Dr. Acar Baltaş: "Çare toplu ve hızlı hareket etmek. Kurumlara güven oldukça krizler kolay aşılır" diyor ve tüm sorulara

Öne Çıkan Kitaplar

Anket: Kendinizi Deneyin