“Homo Economicus”un Kişilik Özellikleri ve Mantıklı Seçim

Günümüzün homo economicusu hem mantıklıdır, hem de duygularla motive olur. Mantıklı davrandığında, çoğunlukla bilinçsizce maliyetle ve faydayla ilgili hesaplar yapar. Hesaplama ve geleceği düşünme yetilerinde, belirli zihinsel tuzaklar arasında yolunu bulmakta sınırları vardır. Kararlar alır ve sonra onlara uymaz. Örneğin, diyete başlar ama zayıflama amacına zarar vereceğini bilerek tatlı yer. Kısacası klasik ve neo-klasik iktisadın homo economicusu içinde kişilik kuramlarını barındırmadığı için bugünün dünyasına yeterli tanım sunmaz. Mantıklı insanlar seçeneklerini değerlendirirlerken, şu andaki seçimlerinin gelecekteki sonuçlarını dikkate alarak, maliyet, fayda ve bütçe gibi sınırlandırmaları akıllarında tutarlar. “5 büyük” kişilik kuramının, tedbirlilik boyutu bu davranışdaki ince ayarı yapan birey özelliklerini tanımlar. 2002 yılında ekonomi dalında Nobel ödülünün sahibi olan Kahneman, mantık ile karar vermenin doğru olacağı finansal konularda dahi kişilerin duygularının etkisi altında karar verdiğini göstermiştir. Mantıklı insanın karar verme aşamasında sadece mantığını kullanmadığı, inançlarının, değerlerinin ve kişilik özelliklerinin bu kararları etkilediği ortadadır.

Klasik ve neo-klasik iktisadın temel varsayımı Homo economicus ya da “akılcıl insan”, kendisine verilen koşullar altında fayda maksimizasyonuna ulaşmaya çalışan hayal kahramanıdır. Homo economicus, kişilik ölçeklerinin çeşitli boyutlarında yer alan sevgi, arkadaşlık, merhamet, kıskançlık, nefret, öfke gibi insanca duyguları anlamaz. Ne istediğini bilir, hata yapmaz, sonsuz irade gücü vardır ve son derece karmaşık finansal hesapları hemen, hatasız yapabilir. Bugün ki ekonominin aktif oyuncusu olan insan değildir. Homo economicus, diş macunu satın almanın toplam maliyeti, dişlerini yaptırmanın toplam maliyetinden daha yüksek diye dişlerini fırçalamayı reddeder. Yinede, bu tuhaf yaratığın ekonomideki yeri üzerine yapılan ateşli tartışmaların uzun bir geçmişi vardır. Peter Drucker, 1939’da yazdığı The End of Economic Man‘de bu konuyla ilgili eleştirilerini dile getirmişti. Makro ekonomiye ve finans teorisine uygulandığında, eleştirilerden bir kısmı haklıydı. Normal insanlar, yeni bir buzdolabı alırken, makro ekonomi verilerini değerlendirip karar vermezler. Günümüzün sıradan homo economicusu hem mantıklıdır, hem de duygularla motive olur. Mantıklı davrandığında, çoğunlukla bilinçsizce maliyetle ve faydayla ilgili karmaşık hesaplar. Bize yakalamamız için top atıldığında, nereye düşeceğini bulmak için denklem çözen beynimizin bilincinde değilizdir. Günümüzün homo economicusu sınırsız bilgiyle ya da mükemmel iradeyle donatılmamıştır. Hesaplama ve geleceği düşünme yetilerinde, belirli zihinsel tuzaklar arasında yolunu bulmakta sınırları vardır. Kararlar alır ve sonra onlara uymaz. Örneğin, diyete başlar ama zayıflama amacına zarar vereceğini bilerek tatlı yer. Kısacası klasik ve neo-klasik iktisadın homo economicusu içinde kişilik kuramlarını barındırmadığı için bugünün dünyasına yeterli tanım sunmaz.

Ekonomistler, günümüzde hayatın arkasındaki gizli mantığa, hayatın görünmeyen sayısız mantıklı karar tarafından nasıl oluştuğuna bakarlar. Dünyamızı ya da nasıl değiştireceğimizi anlamak istiyorsak o zaman bunu oluşturan mantıklı seçimleri anlamak doğru bir başlangıç olur. Tutkularımız, prensiplerimiz olmadan bir konuda mantıklı seçimler yapmak için gereken motivasyon nereden gelir? Yani ekonominin açıkladığı bir dünya, sevginin, nefretin ya da başka bir duygunun olmadığı bir dünya değildir. İnsanların genellikle mantıklı kararlar almasının beklendiği ve bu mantıklı kararların hayatın birçok gizemiyle ilgili şaşırtıcı açıklamaları ortaya koyduğu bir dünyadır. 

Mantıklı seçim teorisinden kişiliğe bakış

Mantıklı insanlar, özendirici unsurlara tepki verirler: Bir şeyi yapmak daha maliyetli olduğunda, bunu daha seyrek yapma ve daha kolay, ucuz ya da faydalı olduğunda, daha fazla yapma eğilimi gösterirler. Seçeneklerini değerlendirirlerken, şu andaki seçimlerinin gelecekteki sonuçlarını dikkate alarak, maliyet, fayda ve bütçe gibi sınırlandırmaları akıllarında tutarlar. “5 büyük” kişilik kuramının, tedbirlilik boyutu bu davranışdaki ince ayarı yapan birey özelliklerini tanımlar.2002 yılında ekonomi dalında Nobel ödülünün sahibi olan Kahneman, mantık ile karar vermenin doğru olacağı finansal konularda dahi kişilerin duygularının etkisi altında karar verdiğini göstermiştir. Kimi kişiler risk almamaları gerektiğinde kendine aşırı güvenerek “benim başıma gelmez” yaklaşımını benimseyerek risk almayı seçerken, kimileri alınabilecek riskleri dahi endişe ile red etmektedirler. Mantıklı insanın karar verme aşamasında sadece mantığını kullanmadığı, inançlarının, değerlerinin ve kişilik özelliklerinin bu kararları etkilediği ortadadır.

Kaynak:

  1. Tim Harford, (2002) : The Logic of Life: The Rational Economics of an Irrational World, United Kingdom:Random House, Inc.
  2. Enis Batur,(2005): Kara Mizah Antolojisi, İstanbul: Sel Yayıncılık.
  3. Steven Levitt, HarperCollins (2005) Freakonomics,United States: William Morrowand Company.

Diğer Makaleler

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *

Son Makaleler

En Çok Yorumlanan

Öne Çıkan Videolar

Hayatın Hakkını Vermek

Hayatın Hakkını Vermek | Prof. Dr. Acar Baltaş | TEDxIzmir

Mesleğimi nasıl seçmeliyim?

Kurumların yönetim felsefesini hayata taşıyan insan ve değişim projeleri üzerine çalışan Prof. Dr. Zuhal Baltaş, mesleğinizi nasıl seçmelisiniz konusu üzerine bilgi veriyor.

Hayalini Yorganına Göre Uzat

Prof. Dr. Acar Baltaş, TEDxAnkara'da yaptığı konuşmada istek ve başarı arasındaki ilişki ile "yatkın olduğumuz şeyleri hayal etmenin" önemini anlatıyor.

Öne Çıkan Kitaplar

https://bigritefit.com/tr/