Esnekliğin Kurumlara Kazandırdıkları

Günümüzde giderek şiddetlenen ve boyutları değişen rekabet karşısında işletmelerin varlıklarını koruyabilmeleri gün geçtikçe güçleşmektedir. İşletmeler, giderek küreselleşen pazarlarda yoğun rekabet koşulları altında faaliyetlerini sürdürmektedirler. Bu bağlamda küresel rekabet ortamı; krizlerin ve krizleri tetikleyebilecek sorunların ortaya çıkmasını sağlayacak etkenlerle doludur.

Bunlara bir de doğal afetler, savaşlar ve kamu yönetimlerinden kaynaklanan sorunlar eklenince, işletmeler ve yöneticileri oldukça zorlanmaktadır. Böyle bir ortamda bulunan işletmelerin amaçlarını gerçekleştirebilmesi, yaşamlarını sürdürebilmesi, artan rekabet karşısında pazar paylarını koruyarak artırabilmesi ve hatta yeni pazarlara girebilmesi büyük ölçüde çevreye uyum sağlayabilmelerine bağlıdır.

Kriz dönemlerinde kurumlarda esnekliğin önemi

Teknoloji kullanımı ve teknolojik değişim, işletmelerin pazarlarda rekabet etmede kullandıkları bir araç haline gelmiştir. Bunun yanı sıra teknolojik değişim, yeni sanayilerin oluşması ve varolan sanayilerin yapılarının da değişmesinde öncü bir rol oynamaktadır. 

İşletme faaliyetlerinin, zamanında krizin olumsuz etkilerine karşı koyabilmesi için, üretim ve hizmet sistemlerinin esnek bir yapıda olması gerekmektedir. Esneklik kavramı ve hizmet/üretim sistemlerinde esneklik, geniş ve farklı şekillerde açıklanabilir. 

Esneklik kavramı, sözlük anlamı itibariyle “değişebilme ve yeni gereksinim ve koşullara uyabilme derecesi”dir. Genel olarak esneklik ise, değişen durumlara ve belirsiz durumlarla başaçıkabilme yetkinliğidir. Sistemlerinin esnekliği; yönetimin esnekliği, sürecin esnekliği ve ürünün esnekliğine dayanmaktadır.

Yönetimin esnekliği

Krizle beraber kurum içerisindeki stres en üst düzeye ulaşmaktadır. Bir yandan krizden çıkabilmek için doğru, zamanında ve uygun çözümler bulabilme zorunluluğu, diğer yandan da belirsizliğin yarattığı gerilim ve artan zaman baskısı işletmelerin yönetim yapısını olumsuz etkiler. Yöneticiler alacakları tedbirlerle, kurumu ve çalışanları krizden korumaya ve zararları en aza indirmeye çalışırlar. Kriz, acele cevap vermeyi gerektirdiğinden, yöneticileri karar alma konusunda yeni yaklaşımlara iter. Önemli olan, yeni ortaya çıkan şartlara uyum sağlamaktır. Bu uyum, örgütün mevcut değerleri ile her zaman sağlanamayabilir. Kurum aynı zamanda yeni bazı değerleri benimsemeli ve kararlarını bu değerler çerçevesinde almalıdır. 

Yönetimin esnekliği kurumdaki sistemin piyasadaki değişikliklere hızlı ve etkili şekilde uyum sağlayabilmesiyle gerçekleşir. Bu da stratejik düşünce ve vizyon belirleme ile mümkün olacaktır. Ancak kriz dönemlerinde, stratejik kararlardaki değişiklik ancak kısa vadede verimliliği ve karlılığı artırdığı durumlarda bir yönetim yetkinliği olarak geçerliliğini korur. 

Süreç esnekliği

Süreçleri esnek yapıda olan işletmeler, kısa sürede farklı ürünler üreterek, üretimden kaynaklanan krizlerin ekonomik biçimde çözümlenmesini sağlayabilirler. Süreçlerinin esnek bir yapıda olması; pazardaki değişimin üretim sürecine hızlı bir biçimde yansıtılmasını sağladığı gibi, önemli ölçülerde maliyetlere katlanmadan süreçlerde değişiklikler yapılabilmesini öngörmektedir. 

Bir işletme; üretim sürecini farklı ürünler üretmek amacıyla yeniden yapılandırma faaliyetleri sırasında ne kadar az zaman harcarsa, esneklik derecesi o kadar artmaktadır. Üretim süreç esnekliği, süreçlerin kabul edilebilir süre içinde yeniden yapılanabilme becerisidir. Süreç yapılanma süresi uzadıkça, işletmenin esneklik yeteneği de azalmaktadır. İşletmelerin özellikle kriz dönemlerinde müşteri istek ve ihtiyaçlarının karşılanmasında üretim yapısının esnekliği önemli katkılar sağlayabilmektedir.

Ürün esnekliği

Kurumlar son zamanlarda ihtiyaca yönelik, kişiye özel hizmetin ya da üretimin önemini fark etmektedir. Standart ya da kişiye özel hale getirilmemiş bir çok sektör, daha büyük bir rekabet içerisindedir ve karlılık alanları daha da daralmıştır. Müşteri için de katma değer sağlayacak çözümlerin üretilmesi, kurum içinde daha karlı olmayı sağlamaktadır. Bununla birlikte bir çok sektörde de üretimi ya da hizmeti kişiselleştirmek yatırımı gerektirmektedir.

Ürün teknolojisini geliştirmek yatırım için oldukça büyük bir maliyeti beraberinde getirirken, çalışanların, daha verimli, değişime uyumlu, farklı düşünebilen, alternatif yaratabilen ve hızlı karar verebilen olmaları yönünde eğitim almalarını sağlamak, kriz dönemlerinde karlılığın artışına doğrudan etki eden ürün esnekliğinin sağlanmasında önemli bir rol üstlenmektedir. 

İşletmelerin yeni ürünleri ucuz ve hızlı bir şekilde üretebilme yeteneği anlamındaki ürün yenilikçiliği ile müşterilerin ürünün özelliklerine yönelik isteklerini hızlı bir şekilde karşılayabilme yeteneği anlamına gelen ürün esnekliği, müşteri isteklerine duyarlılığı içermektedir. Kriz dönemlerinin en önemli özelliklerinden biri de hızlı karar alabilme gerekliliğidir. Özellikle üretim ve pazarlama odaklı sorunların yol açtığı krizlerin hızlı bir biçimde aşılabilmesinde işletmelerin ürün ve süreç esnekliğine sahip olabilmesi büyük önem taşımaktadır. 

* Yrd. Doç. Dr. Muammer Zerenler ve Yrd. Doç. Dr. ‘in Rıfat İraz’ın, Kriz dönemlerinde ürün ve süreç esnekliğinin işletme performansına etkileri; Küçük ve orta ölçekli tekstil işletmelerinde bir araştırma, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 21 Yıl : 2006 / 2 (247-267 s.) araştırmasından geliştirilmiştir.

Diğer Makaleler

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Son Makaleler

En Çok Yorumlanan

Öne Çıkan Videolar

Hayatın Hakkını Vermek

Hayatın Hakkını Vermek | Prof. Dr. Acar Baltaş | TEDxIzmir

Mesleğimi nasıl seçmeliyim?

Kurumların yönetim felsefesini hayata taşıyan insan ve değişim projeleri üzerine çalışan Prof. Dr. Zuhal Baltaş, mesleğinizi nasıl seçmelisiniz konusu üzerine bilgi veriyor.

Hayalini Yorganına Göre Uzat

Prof. Dr. Acar Baltaş, TEDxAnkara'da yaptığı konuşmada istek ve başarı arasındaki ilişki ile "yatkın olduğumuz şeyleri hayal etmenin" önemini anlatıyor.

Öne Çıkan Kitaplar