Akışı Değiştiremiyorsak Bakışı Değiştirmemiz Lazım

Sürdürülebilirliğin en başında insan ve onun doğayla ilişkisi yer alır. Bu bakımdan Dünya için insanı ele alıp gelişimini sağlamak , zihniyeti değiştirmek oldukça önemlidir. Aksi takdirde gezegenimiz ağır hasar görecektir. Bu makalede ise sürdürülebilirliğin önemini , Unilever’in yürüttüğü sürdürülebilir yaşam planını ve diğer kurumlarla yürüttüğü projeleri görebilirsiniz.


Sürdürülebilirlikten söz ederken hepimizin aklına ilk etapta; yeşil alan, enerji tüketimi ve geri dönüşüme uğrayan ürünler gelebilir. Tabi ki bunlar da bu başlığın içerisinde yer alan tek başına önemli konulardır. Ancak resmin bütününe bakıldığında sürdürülebilirliğin temelinde insan ve onun doğayla olan etkileşimi yer almaktadır. İnsandan bütünsel iyilik hali, verimlilik ve üretimi için oldukça önemlidir. Birleşmiş Milletler’in yayınladığı 17 hedefin tamamı insanı tam da merkeze alır niteliktedir. Bunlardan bazıları; eşitlik, iyi eğitim olanakları, hijyen, iyi beslenme, iyi bir iş ve ekonomik büyüme, barış ve adalettir. Gezegenin geleceği ve doğal kaynakların en verimli şekilde kullanılması için insanın bir bütün olarak ele alınıp onun gelişimini sağlamak oldukça kritiktir. Bu konuda yapılacak çalışmalar esas olarak bir zihniyet değişikliği gerektirir.

Unilever’de sürdürülebilirlik zihniyeti

Biz de Unilever olarak tüm bu aşamaları büyük bir özveri ve kararlılıkla sürdürmekteyiz. Eylül 2015’te 193 ülke liderinin onayıyla 17 global hedef hayata geçmiştir. 2010 senesinde sürdürülebilirlik konusunda somut adımlar atmaya başlayan şirketimizin tam da bu hedeflerle paralel olarak aldığı aksiyonların sonuçları, dünyadaki birçok şirkete ve paydaşlarımıza örnek olma niteliği taşımaktadır.

Sürdürülebilirlik konusundaki zihniyet değişikliğini yapabilmek için, söz konusu kavramları soyuttan somuta dönüştürmek ve sadece şirketleri değil, insanları da sorumluluk sahibi yapabilmek amacıyla Unilever içerisinde bu konuda özelleşmiş 10 kişilik bir sürdürülebilirlik kurulu oluşturuldu. Bizler Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı Kurulu’nun bir üyesi olarak bu konuda birçok proje gerçekleştirdik. Bu ekip aslında dünya başkanımız ve sürdürülebilirliğin dünyadaki öncüsü Paul Polman’nın söylemiş olduğu bir cümlenin ne kadar doğru olduğunu kanıtladı. “Küçük adımlar ve aksiyonlar zaman alır ancak zamanla çok büyük değişimler getirir.” İşte tam da bu yüzden ne kadar büyük adımlar attığınızın önemi yok, asıl nokta bunun kalıcı bir davranış değişikliği haline dönüşebilmesi ve sürekli olmasıdır.

Bunu neden mi yapıyoruz? Çünkü dünyanın büyük bir değişim içerisinde olduğunun farkındayız. İklim değişikliğinin ve küresel ısınmanın gezegenimize getireceği ağır hasarları öngörebiliyoruz. Su ve yiyecek kaynaklarımızın, tarım alanlarımızın gün geçtikçe kısıtlandığının ve sayısının azaldığının bilincindeyiz.

Artık sürdürülebilirliğin merkezde olduğu yeni iş modelimizle zihniyeti ve iş yapış şeklini değiştiriyoruz. Şirketimiz büyürken dünyamıza ve insanlığın geleceğine yönelik bazı sorumlulukları da dikkate almak gerektiğine inanarak, 2010 yılında iş planımızı ve büyüme hedeflerimizi sürdürülebilir bir çerçevede yeniden tasarladık. Tüm dünyaya duyurduğumuz Sürdürülebilir Yaşam Planımız 3 ana hedef üzerinde kurgulandı;

  1. İşimiz, şirketimiz büyüyecek.
  2. Bu büyüme esnasında çevre üzerindeki etkilerimizin azaltılması sağlanacak.
  3. Sosyal konularda somut veriler elde edilecek.

Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı faaliyetleri

Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı; sivil toplum örgütleri, kamu, üniversiteler ve tüm paydaşlarımızla bir araya gelerek gerçekleştirdiğimiz çalışmalar sayesinde daha da gelişiyor. Çalışmalarımızda gelecekte dünyamızı ve insanlığı bekleyen problemleri ve güncel durumu analiz ediyor, neler yapılması gerektiğini ve hedeflerimizi belirliyoruz. İlerleme elde ettiğimiz zaman ise hedeflerimizi büyütüyor ve derinleştiriyoruz.

Bu plan doğrultusunda hem karlı, hem de doğaya ve insanlığa pozitif geri dönüş sağlayabilecek bir iş modeli ortaya çıkardık. Sektörümüze ve iş dünyasına örnek teşkil etmek amacıyla planımızın etkisini büyütmeye devam ediyoruz. Her yıl yeni hedeflerekleyerek planımızı güncelliyoruz.

Bu alanlarda Unilever olarak yürüttüğümüz projelere örnek vermek gerekirse;

70’den fazla ülkede genç kızlara ulaşan “Dove Özgüven Projesi” 

2004 yılından bu yana devam eden, kendine güven ve kalıcı iç güzelliğe dikkat çeken projede, Dünya Kız Rehberler ve Kız İzciler Birliği ile iş birliği yaparak 2013 senesinde 22 ülkede eğitimleri yaygınlaştırdık. Etkiyi arttırarak 2016 yılı itibarıyla bu sayıyı 70 ülkeye ulaştırdık. 

Bir ilk niteliğindeki Lipton sürdürülebilir çay tarımı projesi 

18000 çay yetiştiricisine eğitim vererek, yeni sulama alanlarının oluşturulması, toprak kalitesi ölçümlenmesi, çay toplayıcılığının püf noktaları ve ergonomisiyle ilgili yöre halkının bilinçlenmesini sağladık. Çevreyi korumak için özel bir su atık sistemi kurduk. “Çaya ses ver” kampanyasıyla da milyonlarca kişiye iyi tarım uygulamalarımızı anlattık.

Knorr Sürdürülebilirlik Ortaklığı programı

WWF’in işbirliğiyle, tedarikçilerimizi ve çiftçilerimizi sürdürülebilir tarım uygulamalarını desteklemeye yönlendirmekteyiz. Tedarik ettiğimiz domateslerin %100’ünü, diğer tarımsal hammaddelerin ise %75’ini sürdürülebilir kaynaklardan temin etmekteyiz. Bu sayede 60 milyon TL maliyet tasarrufu yapılmaktadır.

2013’ten bu yana ‘Sıfır tehlikesiz katı atık’ statüsündeki Türkiye fabrikalarımız 

Unilever’in Türkiye’dekitüm fabrikalarının 2013’ten bu yana ‘sıfır tehlikesiz katı atık’ statüsünde üretim yaptığını, 2015 itibarıyla bunlara depolar, dağıtım merkezleri ve ofislerin eklendiğini belirten Nihal Temur, Konya’da 2016 yılı içinde faaliyete geçmesi planlanan ev ve kişisel bakım ürünleri fabrikasının da ‘sıfır tehlikesiz katı atık’ statüsünde tasarlandığını kaydetti. 

Azalttığımız çevresel etki

Ambalaj tasarrufu ile 252 ton ev bakım, 63 ton dondurma, 66 ton gıda ve 166 ton içecek ürünlerinden tasarruf sağladık.

Beslenme inovasyonu

2020’ye kadar uluslararası beslenme kılavuzları temelinde en yüksek beslenme standartlarına uygun ürünlerimizin oranını iki katına çıkaracağız. Böylece milyonlarca insanın daha sağlıklı beslenmesine yardımcı olacağız. 

Kadın istihdamı desteği

Unilever olarak “ancak birlikte mümkün” olduğunun farkındayız ve biz bunun nasıl büyük bir etkiye sahip olduğunu hep beraber kanıtladık. Sürdürülebilirliği konuşabilmemiz için var olması gereken en önemli unsur “insanlıktır”. İnsanlığın devamlılığı için de kadınımızın toplumda hak ettiği yere ve değere sahip olması gerekir. Bizler Kadının Güçlenmesi Prensiplerinin imzacısıyız ve HeForShe’nin Türkiye etki lideriyiz. 

Gelecek Daha Net platformu

Çocuklarımızın ve gençlerimizin tecrübelerimizden yararlanması için Gelecek Daha Net platformu ile lise öğrencilerine meslek seçimleri konusunda gönüllü mentorluk yapıyoruz. 

Sonuç

Biz başardık ve bu yolda emin adımlarla ilerlemeye devam ediyoruz. Gidilecek yolun uzun ve ancak birlikte mümkün olduğunun farkındayız. O yüzden etkiyi birlikte arttırıyoruz.

Diğer Makaleler

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *

Son Makaleler

En Çok Yorumlanan

Öne Çıkan Videolar

Hayatın Hakkını Vermek

Hayatın Hakkını Vermek | Prof. Dr. Acar Baltaş | TEDxIzmir

Mesleğimi nasıl seçmeliyim?

Kurumların yönetim felsefesini hayata taşıyan insan ve değişim projeleri üzerine çalışan Prof. Dr. Zuhal Baltaş, mesleğinizi nasıl seçmelisiniz konusu üzerine bilgi veriyor.

Hayalini Yorganına Göre Uzat

Prof. Dr. Acar Baltaş, TEDxAnkara'da yaptığı konuşmada istek ve başarı arasındaki ilişki ile "yatkın olduğumuz şeyleri hayal etmenin" önemini anlatıyor.

Öne Çıkan Kitaplar

https://bigritefit.com/tr/