“Ona Nasıl Söyleyeceğim?”

İşine son verilenle işe son veren, birbirlerinin duygularını anlayabildiğinde zor bir durumun üstesinden gelmek kolaylaşır.

“Bir bu eksikti. Şimdi ne derim ben ona? Şu aralar nasıl da heves ve istekle çalışıyordu? İşine son verildiğini ona nasıl söyleyeceğim? Bunca yıl birlikte çalıştık. Bunu neden ben yapmalıyım ki? İnsan kaynakları bölümünden biri yapsın. Bu zaten onların işi değil mi? Allahım, kendimi ne kadar kötü hissediyorum; üç gecedir gözüme uyku girmiyor. Ya kendimi tutamayıp karşısında ağlarsam? Ya bana bağırır, çağırır, kızar ve kendimi daha kötü hissetmeme neden olursa? Acaba durumu nasıl karşılayacak? İyisi mi, ben onu bu akşam yemeğe götüreyim, usulünce söyleyivereyim. Bunun benim için de ne kadar rezalet bir durum olduğunu güzel güzel anlatırsam, belki beni anlar. Ya da suratımı assam, kaşlarımı çatsam ve durumu bir iki kelimeyle söyleyip orayı terk etsem. Yok yok, ben bunu yapamayacağım. Bu işi benim üzerime nasıl atarlar?” 

“Bir haftadır zaten bekliyordum. Ama neden ben? En azından ben Mete’den daha iyiydim. O çıkarılmadı da ben çıkarıldım. Eminim, benim işime son verilmesini yöneticim istedi. Nitekim, bunu bana söyleyemedi. Ortalarda gözükmedi bile. Tabii yüzü yok. Bunun başıma geleceğini biliyordum da daha önceden niye sanki kendime iş aramadım ki. Yok yok, aslında bu kadar erken olabileceğini tahmin etmiyordum. Peki şimdi ne olacak? Hemen iş aramalıyım. Suna’yı arayıp, durumu açıklayayım; onların şirketine adam alıyorlardı. Belki beni yönlendirir. Neyse şimdi aramayayım. Ne diyeyim yani? ‘Beni işten attılar, Allah rızası için bana iş bak’ mı diyeyim? Yok yok, iyisi mi hanımı da alıp, tatile bir yerlere kaçalım. Hanım da duruma bozuldu. Çaktırmıyor ama, iki de bir bunu sana nasıl yaparlar diye söylenip duruyor. Haklı, bunca yıl emek ver, kendine ve ailene vakit ayırma, şu yaptıklarına bak! 2 dakikada kapıya koyuverdiler. Ama ben onlara yapacağımı bilirim.” 

Hem işini kaybeden kişi, hem de bunu bildirmek zorunda kalan yönetici. Her ikisi de o kadar karmaşık duygularla baş etmeye çalışıyor ki… 

Son bir yıldır farklı sektörler ve çok sayıda işyerinde yaşanan işten çıkartma uygulamaları nasıl gerçekleşiyor? Bize ulaşan bilgilere göre şirketler işten çıkaracakları çalışanlara bu bilgiyi iletmek için farklı yollar izliyor:

  • Çalışan, bir sabah, şirketin kapısından girerken kullandığı giriş kartının çalışmadığını fark ediyor.
  • Bilgisayardaki şifresine giremiyor.
  • Anahtarı oda kapısını açmıyor.
  • Masasında işten çıkarıldığını bildiren bir mektup buluyor.
  • “İnsan kaynaklarından şu kişiyi görmeniz gerekiyormuş” mesajı üzerine heyecanla birime gidiyor ve ayak üstü bilgilendiriliyor. 
  • Telefonla bildiriliyor.
  • Yöneticisinden öğreniyor. 
  • Banka hesabında tazminatını içeren yüklü bir tutar buluyor. 

Hiçbir yönetici yanında çalışan kişiye, işine son verildiğini, kendisi bildirmek istemiyor. Bu işi insan kaynaklarına yaptırmaya çalışıyor, çünkü uzun zaman birlikte çalıştığı birine işten çıkarıldığını söylemek yönetici için kaygı verici bir durum. Yönetici duruma gerekçe bulamıyor, haklı sebep gösteremiyor, sonuçları belirsiz gördüğü için ne diyeceğini bilemiyorsa kaygı yoğunlaşıyor. İşten çıkartılacak kişiye bu bilginin nasıl verileceği, karşısındakinin duygularını tanımayı ve bu durumda neler yapılabileceğini öğretmek, bu süreçte yöneticinin kaygısını azaltır ve çalışanın da işten çıkartılma durumundan daha az olumsuz etkilenmesini sağlar.

Diğer Makaleler

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Son Makaleler

En Çok Yorumlanan

Öne Çıkan Videolar

Kariyer Yolculuğu ve Mükemmel iş

Prof. Dr. Zuhal Baltaş, Serdar Akdoğar, insanın sunduğu "BAŞKA GÜNDEM" programında  kariyer çıkmazını ve Mükemmel iş var mı sorularına yanıt veriyor.

Prof. Dr. Acar Baltaş “Okullar yüz yüze eğitime hazır mı?” konusu üzerine görüşlerini aktardı

Prof. Dr. Acar Baltaş Habertürk'te Muharrem Sarıkaya’nın sunduğu Gündem programına konuk oldu. Yurtlarda aşı zorunlu olmalı mı? Aşı olan ve olmayan öğrenci aynı odada mı kalacak? Okullar yüz yüze eğitime hazır mı? Habertürk Gündem'de Psikolog Prof. Dr. Acar Baltaş: "Çare toplu ve hızlı hareket etmek. Kurumlara güven oldukça krizler kolay aşılır" diyor ve tüm sorulara

Öne Çıkan Kitaplar

Anket: Kendinizi Deneyin