İK Liderleri için Kariyerlerinin En Stresli Yılı 2020

İK Liderleri için Kariyerlerinin En Stresli Yılı 2020

Küresel çalışan bağlılığı şirketi Reward Gateway’in 28 Ekim 2020’de yayınladığı araştırma raporuna göre, farklı ülkelerden ankete katılan İK liderlerinin % 71’i, 2020’nin kariyerlerinin en stresli yılı olduğunu söylüyor. Çalışanların % 51’inin iş değiştirme arayışında olması stresin devam edeceği anlamına geliyor.

Yayınlanan bu araştırma COVID-19’un İK liderleri üzerindeki etkisine yeni bir ışık tutuyor. Daha az kaynak, zaman ve bütçe ile daha fazla etki yaratmakla görevlendirilen ve uzaktan çalışan iş gücünü yönetmek konusunda üzerinde baskı hisseden İK liderleri, 2020 yılında daha önce hiç yaşamadıkları kadar stres yaşadılar.

Pandemide stres kaynakları

Araştırmada, 751 İK lideri ile İngiltere, Amerika ve Avustralya’daki 1510 şirket çalışanından anket yöntemiyle veri toplandı. İK liderlerinin bildirimlerine göre;

  • 2020 kariyerlerinin en stresli yılı oldu (% 71).
  • Uzaktan çalışırken işgücünün birbiriyle bağlantısını sağlamak (% 69) ve işyeri kültürünü sürdürmek (% 71) büyük bir zorluktu.
  • Pandemi başladığından bu yana, İK teknolojisini ihtiyaca uygun hale getirerek, daha az zaman, para ve kaynak ile daha fazlasını yapmaya çalışmanın önemi arttı (% 42).

İK tarafından açıklanan zorlukların bütününe bakıldığında, çalışanların % 51’i işlerini değiştirmeyi düşündüklerini belirterek ayrılık nedeni olarak, takdir edilmediklerini ve değersizlik duygusu yaşadıklarını (% 30), yeterince desteklenmediklerini (% 26) ve şirket ile bağlarının yetersiz olduğunu (% 23) öne sürdüler. Bu bulgular İK liderlerinin paylaştığı ortak bakış açısını da doğruladı. Buna göre; İK liderleri pandemi patlak verdiğinden beri iş güçlerinin daha fazla stres yaşadığını (% 59), meslektaşlarına (% 41) ve kurumlarına (% 32) daha az bağlı olduklarını ve işe olan bağlılıklarında düşüş (% 34) gözlemlediklerini bildirmişlerdi.

Bu veriler pandemi boyunca takdir, destek ve iletişimin kritik olduğunu ortaya koyuyor. Şirketlerinin COVID-19 salgını ile iyi baş ettiğini söyleyen çalışanlar, bu olumlu noktaya işverenlerinin doğru iş yeri araç ve teknolojilerine sahip olması (% 42), iletişimi düzenli sürdürmesi (% 38) ve çalışanların iyilik halini sağlamak için doğru adımları atması (% 35) sonucunda ulaştığına inanıyor. Ayrıca, İK liderlerine iş gücünü daha iyi motive etmek ve çalışan bağlılığını sağlamak için neye ihtiyaç duydukları sorulduğunda, cevaplar çalışanı ödüllendirme ve takdir (% 57), çalışan iyilik hali (% 50) ve iletişim teknolojileri (% 41) yönünde şekilleniyor.

İK liderlerinin beklentileri arasında, uzaktan çalışmanın standart hale gelmesi (% 48), modern ve artırılmış bir çalışan deneyimi sağlamada teknolojinin kullanılması (% 48) ve İK ekiplerinin şirket çapındaki dijital dönüşümlerde daha çok rol oynaması (% 45) yer alıyor. Bunlara ek olarak, 2021’de çalışanların moralini (% 34) ve işyerindeki iyilik halini (% 34) korumaya/ artırmaya, çalışanları elde tutma oranını (% 28) ise yükseltmeye öncelik verildiği görülüyor.

Sonuç

Reward Gateway’in COO’su Rob Boland’a göre, COVID-19’un etkisini ölçtükleri araştırmalar bizi ortak bir sonuca götürüyor. Pandemi sürecinde uzaktaki iş gücünde bağlılığı sağlamak için, İK liderlerinden ellerindeki daha az imkân ile daha fazlasını yapmaları istenmeye devam ettikçe iletişim, destek ve takdir girişimleri olumlu çalışan deneyiminin özünü oluşturmaya devam ediyor. Boland, verimli iletişimi ve takdiri kolaylaştıran, çalışanlara destek ve sosyal haklara erişim sağlayan entegre İK teknolojisi platformlarını harekete geçirdikleri takdirde, kurumların krizden kaynaklanan zorlukların üstesinden daha iyi gelebileceklerini vurguluyor.

Diğer Makaleler

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir